Davanın, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkin olduğu, mahkemece taşınmazın aynen taksiminin mümkün olmadığı gerekçesiyle ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş ise de tarafların miras bırakan adına kayıtlı olan ve köy yerleşik sahası içerisinde olduğu belirlenen taşınmazın yargılama sırasında mirasçılar arasında pay temlik yapılmak suretiyle davacı ve davalı adına paylı mülkiyet hükümlerine göre kaydedildiğinin görüldüğü, taşınmazın niteliği, büyüklüğü, paydaş sayısı ve pay durumu dikkate alınarak yargılama sırasında yapılan pay temlikinden sonra imar yasası hükümlerine göre taşınmazın aynen taksiminin mümkün olup olmadığına ilişkin bilirkişiden ek rapor alınarak araştırma yapılması ve hasıl olacak sonuç dairesinde karar verilmesinin gerektiği-
Dava dışı kalan mirasçıların, böyle bir davada 11.10.1982 gün ve 3/2 sayılı YİBK'na göre, sonradan muvafakatlarının alınması ya da miras şirketine mümessil tayini suretiyle dava koşulunun yerine getirilmesinin de mümkün bulunmadığı-
Davanın, önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptali ve tescili istemine ilişkin olduğu, önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açmasının veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesinin zorunlu olduğu, davacının, kendi adına kayıtlı payına değil, miras bırakanından kalan paya istinaden davasını açtığı, davacının tek başına dava açmasında usulsüzlüğün bulunmadığı, davanın esasına girilerek incelenmesinin gerekeceği-
Davanın bir adet taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkin olduğu, bu tür davalarda bütün paydaşların (ortakların) yer almasının zorunlu olduğu, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesinin gerekeceği, davacıların tapu paydaşı olup olmadığının saptanmasının gerektiği ve tapu paydaşı M.S. sağ ise kendisinin; ölü ise mirasçılık belgesinin ibrazı sağlanarak davada taraf olmayan mirasçıları varsa onların davaya dahil edilmesinin gerekeceği-
Uyuşmazlığın, bir adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkin olduğu, tapuda adı geçen kişi ile davalının aynı kişi olup olmadığının tespitinin, tapuda isim düzeltim davası açılıp açılmadığının araştırılmasının gerektiği, taraf teşkili yönünden mahkemece bu husus üzerinde durulmasının gerektiği-
Önalım hakkının kullanılması nedeniyle davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkin açılan davayı davacı aleyhine açılan tapu iptal tescil davasının sonucu etkileyebileceğinden, mahkemece davacı aleyhine açılan tapu iptal tescil davasının sonucu beklenmesi gerektiği-
Davanın, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkin olduğu, davaya konu taşınmazlardan, 145 parsel no'lu taşınmazın yargılama sırasında 353 ve 354 parsel olarak ifraz edildiği, 354 parsel sayılı taşınmazın TEDAŞ tarafından kamulaştırıldığı, dosya içerisinde Tapu Müdürlüğü’nün cevabi yazısından anlaşıldığı, yeni parseller oluşturulduktan sonraki tapu kayıtları ile taşınmazların yüz ölçümleri ve malikleri arasında da farklılıklar olup, mahkemece yeni oluşan parsel kayıtları getirtilerek, özellikle Tapu Sicil Müdürlüğü’nün tedbirli olduğunu belirttiği paydaş listesindeki bazı paydaşların isimlerinin yeni tapu kaydında neden bulunmadığı ve eski kayıt ile yeni kayıtlar arasındaki yüz farkının nereden kaynakladığı üzerinde durularak (davaya konu kapatılan parsel kayıtlarının yerine belirtilenlerden başka parseller de oluşturulup oluşturulmadığının tespiti yönünden), tapu kayıtlarında bir hata bulunmaması halinde, oluşan yeni tapu kayıtlarına göre, usulünce taraf teşkili sağlanarak, oluşan yeni
Davanın, bir adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkin olduğu, davada gerek davacının gerekse de davalının aynen taksime ilişkin taleplerinin de bulunmasına göre, ilgili belediyeden taşınmazın aynen taksim imkanı olup olmadığı hususu sorularak, aynen taksim imkanın olması halinde, mahallinde yeniden keşif yapılarak, taşınmazın aynen taksim edilip edilmeyeceği hususunda tarafların ve Yargıtay'ın denetimine elverişli uzman bilirkişiden rapor alınarak, aynen taksiminin mümkün olduğunun anlaşılması durumunda, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak bir karar verilmesinin gerekeceği-
Bozmaya uyulmuş olmakla bozma gereklerinin aynen yerine getirilmesi zorunlu olup, bu durumun usuli kazanılmış hakkın bir gereği olduğu-
Tarafların murisine ait taşınmazı davalının kullandığı, davacı yönünden intifadan men olgusunun gerçekleştiği, çekişme konusu taşınmazda mirasçılık sıfatı nedeniyle davacının paydaş olduğu -