Tüketici işlemi niteliğindeki banka kredileri nedeniyle hayat sigortası yapılmış olması durumunda, bankanın poliçe limitleri dahilinde kalan kredi alacağını öncelikle sigorta şirketinden tahsil etmesi gerektiği, bu hususun, banka tarafından tüketicinin mirasçıları (halefleri) hakkında dava açılabilmesinin ön şartı olduğu- Banka tarafından tüm hukuki yollar tüketilmeden mirasçılara karşı takip başlatılmasının dürüstlük kuralına uygun düşmeyeceği (BAM Hukuk Dairelerinin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemi)-
Somut olayda; Katma Değer Vergisi’nin tahsil edildiği noktasında tartışmanın bulunmadığı, bu bağlamda verginin iadesinin muhatabı vergi dairesi olduğundan, mahkemece yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının, istinaf başvurusu üzerine de Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Taşınmazın muhammen bedelinin 700.000 TL, ihale bedelinin ise 1.100.000 TL olduğu, taşınmazın muhammen bedelin üzerinde satılması nedeni ile hukuki yarar yokluğundan şikayetin usulden reddine karar verilmesinin yerinde olduğu-
Takip konusu ilamın, UYAP sisteminde yapılan sorgulamasında 11.3.2021 tarihinde kesinleştiğinin tespit edildiği, bu suretle ilamın şikayet tarihinden önce kesinleşmesi nedeniyle borçlunun şikayette hukuki yararı bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun reddi gerekeceği-
Takibin tarafı olmayan şikayetçi (iptal davasının davalısı) üçüncü kişinin, dosyanın işlemden kaldırılmasını (İİK. 78) talep edemeyeceği- Aktif husumetin dava tarihinden karar kesinleşinceye kadar mevcut olması gerektiği- Taşınmazın kayden maliki olan şikayetçi-üçüncü kişinin İİK. 106, 110 gereğince şikayette bulunmakta aktif husumeti bulunsa da, şikayet tarihi itibariyle bulunan aktif husumetin, şikayetçinin kayden maliki olduğu taşınmazın ihalede davalı alacaklıya satılması ve ihalenin kesinleşerek tescil yazısının yazılması ile sona erdiği-
İİK'nın 89. maddesi gereği borçlunun 3. kişideki hak ve alacaklarının haczi için haciz ihbarnamesi gönderilmesi halinde, 3. kişinin, borçluya ait hak ve alacak var ise haciz ihbarnamesi gereği işlem yapması, yok ise icra dairesine itirazlarını bildirmesi gerektiği, bu durumun 3. kişinin hukukunu ilgilendirmekte olduğu, borçlunun korunmaya değer hukuki yararı olmadığından onun tarafından şikayet konusu yapılamayacağı-
Davacı ..........'in takip dosyasında borçlu olarak gösterilmediği, hakkında takip başlatılmadığı dolayısı ile aktif husumet ehliyeti bulunmadığı, davacı borçlu şirket ile davalı alacaklı banka arasındaki ipotek sözleşmesi üst limit ipoteği olup, asıl alacak yönünden belirlenen ipotek limitinin dışında asıl alacağa işletilecek faiz ve diğer masrafların da ipotek kapsamına alındığının görüldüğü, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı şirketin davalı bankadan ipotekli ticari kredi kullandığı, kullanılan krediye ilişkin ifa edilmesi gereken ödemenin yapılmadığı ve davacı şirketin temerrüdü nedeni ile hakkında yasal takip başlatıldığı, talep edilen akdi ve temerrüt faiz hadlerinin kredi sözleşmesi ile mevzuata uygun olduğu, ipotek bedeli ile sınırlı olmak üzere ................ TL asıl alacağa % 72 temerrüt faizi, faize % 5 gider vergisi uygulanabileceği kanaatine varıldığı görülmekle, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu-
Yargı harçlarının, 492 sayılı Harçlar Kanunda düzenlenmiş olup, dava açarken harç yatırılması şartının, HMK.'nin 114. maddesinde belirtilen dava şartlarından olmadığı- Dava harçlarının özel kanun ile düzenlenmiş olduğu- İhalenin feshi talebinin 30.11.2021 tarihinden sonra yapılması halinde kanunda belirtilen istisnai taraflar dışında kalan gerçek yada tüzel kişiler tarafından yapılması halinde ihale bedeli üzerinden nispi harca tabi olduğu ve nispi harcın yarısının peşin yatırılması gerekeceği- Aynı şekilde ihale bedelinin %5'i oranında da teminat yatırılması gerekeceği- Dava harcının yatırılması sağlanmadığından teminatın yatırılıp, yatırılmamasının ve teminatın yatırılmasına ilişkin ara kararının hukuki sonucunun da olmadığı-
taşınmazların tapu kayıtları incelendiğinde, her iki taşınmaz üzerinde de 3083 sayılı yasanın 11. maddesi gereğince haczedilmezlik şerhi bulunduğu, bu taşınmazların haczi için .............. İcra Dairesince yazılan müzekkerelere verilen cevapta, bu şerhten bahsedilerek haciz kaydının işlenemediğinin bildirildiği, neticede her iki icra dosyasından da bu iki taşınmaz üzerine haciz konulamadığı, bu iki taşınmazla ilgili şikayetin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı- Şikayete konu taşınmazın tapuda avlulu kerpiç ev ve müştemilatı vasfıyla kayıtlı olduğu, davacı tarafça bu taşınmaza yönelik maişet şikayetinde bulunulduğu, meskeniyet iddiasında bulunulmadığı, maişet yönünden incelendiğinde; mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi raporu da nazara alındığında bu taşınmazın tarla vasfında olmadığı, üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyet yürütülmediği, bilirkişi raporu ekindeki fotoğraflar incelendiğinde de, bu taşınmaz üzerinde sadece kerpiç yapıların bulunduğu, maişet şikayetine konu bir taşınmaz olmadığı , bu taşınmaz yönünden de şikayetin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı-
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sistem kullanım anlaşması uyarınca davacı tarafından düzenlenen ve davalı tarafça ödenmeyen ceza faturalarının bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
