HMK'ya göre; taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar davanın erteleneceği, bununla beraber hâkimin, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebileceği- Dava açıldıktan sonra vefat eden davacının vefatından sonra, yargılamaya devam edilebilmesi için, mirasçıların tamamının davaya katılımının sağlanması, bunun mümkün olmaması halinde; tüm mirasçılardan izin alınması veya terekeye temsilci atanması yoluyla taraf teşkilinin sağlanması konusunda davacı vekiline süre tanınarak, taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi gerektiği-
Davacı asilin 19/01/2020 tarihinde vefat ettiği, mahkeme kararının 30/12/2019 tarihli olduğu, dosya istinaf incelemesindeyken tarafın vefat ettiğinin mahkeme dosyasından anlaşılabildiği, bu nedenle taraf teşkilinin sağlanamadığının anlaşıldığından istinaf incelemesinin kabul edilmesi gerektiği- Dosya esası yönünden yapılan incelemede ise, sahtecilik iddiasına dayalı yargılamanın kesinleşmemiş olduğu ancak karara çıktığı, bu durumda yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacı tarafın yerinde olmayan istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerektiği-
Dava devam ederken taraflardan birinin ölümü halinde, ölen kişinin taraf ehliyetinin bulacağı- Mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümüyle konusuz kalmayacağı- Ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerektiği- Somut olayda davaya konu istek, malvarlığına ilişkin olup, mirasçıların mal varlığını etkilemektedir; bu noktada ölenin mirasçılarının davaya dahil edilmemeleri hukuki dinlenilme hakkını zedeleyeceği-
Yargılama süresince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları gereğinin usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartı olduğu- Yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden ölen tarafın vekili varsa ölüm ile vekalet ilişkisi kural olarak sona erdiği- Vekilin davaya devam etmesi mümkün olmayıp, sadece bu kişinin mirasçıları tarafından davaya devam edilebileceği- Mahkemenin ölen tarafın mirasçılarını belirleyerek duruşmaya davet etmesi gerektiği; Ölen tarafın mirasçılarının tamamı duruşmaya gelirse davaya onlar tarafından devam edileceği- Bu halde, ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı mecburî dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekeceği-
Davalının öldüğü anlaşıldığından, yeni bir geri çevirmeye mahal verilmeksizin, davalının nüfus kaydı celb edilerek, mirasçıları tespit edilip, kararın mirasçılarına tebliğ yapılması gerektiği-
Yargılama sırasında vefat eden davalının, mirasçılarının adreslerinin tespiti ile tebligatın yapılması mümkün iken; davacı tarafa kesin süre verilip süreye uyulmamasından bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hatalı olduğu-
Mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığını etkileyen davaların, tarafın ölümü ile konusuz kalmayacağı- Ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı mecburî dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerektiği-
Geri çevirme kararında "gerekçeli kararın dosyadaki nüfus kaydına göre öldüğü anlaşılanın mirasçılarına tebliği istendiği" anlaşılmakla, tebliğ edilmemişse kararın ve kapalı kayıt kalmayacak şekilde nüfus kaydı alınarak mirasçılarına 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenmesi gerektiği-
Tapu kaydındaki malikilerin aynı kişi olduğunun tespitine ilişkin davada, davacının yabancı ülke vatandaşı olduğu da gözetilmek sureti ile mirasçılarının tespiti ve usulüne uygun şekilde davada yer almalarının sağlanması ve davacı tarafından açılan hasımlı verasetin tespitine ilişkin  davanın sonucunun beklenmesi gerektiği-
6183 s. K. mad. 25 uyarınca, tasarrufun iptali davasının borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılacağı- Yargılama devam ederken borçlunun ölmesi halinde, mirasçılarının davaya dahili için davacıya süre verilmesi, mirasçıların mirası reddi halinde ise, konunun miras hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi ve mahallin Sulh Hukuk Hakimine durumun bildirilerek mirasın iflas kurallarına göre tasfiyesinin sağlanması ve anılan mahkemece atanacak ve yetkilendirilecek tereke temsilcisinin huzuru ile davaya devam olunması gerektiği-
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • kayıt gösteriliyor