Taraflar arasındaki sözleşmeyle ilgili açılmış olan dava ve tespitlerin hak arama özgürlüğü kapsamında kaldığı, davacının ticari itibarının sarsılmış olduğu ispat edilemediğinden manevi tazminat isteminin reddi gerektiği-
Adli belgelere dayanan davaya konu haberin gerçek, güncel ve verilmesinde kamu yararı bulunduğu, basının okuyucunun dikkatini habere çekmek amacı ile çarpıcı başlık ve ifadeler kullanmasının bir gazetecilik tekniği olması karşısında; özle biçim arasındaki dengenin bozulduğundan da söz edilemeyeceği-
Manevi tazminat isteminin dayandırıldığı gazete nüshasında “İş adamlarında ‘yandaş iş adamı’ rahatsızlığı” başlığı altında yayımlanan haberin, iddiadan öteye geçmemesi ve gerçeklik unsuru taşımaması nedeniyle davacıyı yıpratmaya ve hedef göstermeye yönelik olduğu; davacı yararına uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği-
Davalının katıldığı TV programındaki sözleri davacının twitterde paylaştığı sözlere karşı tepki olarak söylenmiş olduğu ve davalının davacıya yönelik sarf ettiği sözlerin bir kısmının değer yargısı, bir kısmının ise sert eleştiri kapsamında kaldığı, davacı ve davalının her ikisinin de siyasi kişiliklerinin olduğu, davacının hakkında yapılan bu sert eleştirilere katlanması gerektiği, davalının konuşmanın tümünün eleştiri sınırları içinde kaldığı ve davacının kişilik haklarına saldırı teşkil etmediği anlaşıldığından, "yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemi"ne ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerektiği-
Olay tarihinde tarafların evli bulundukları, ancak aralarındaki sorunlar nedeniyle ayrı yaşadıkları, müşterek çocuk tarafından babası davalıya gönderilen e-postaya davalının cevap yazdığı, davalının oğluna cevap olarak yazdığı e-postada, davacı ile ilgili dava konusu isnat ve beyanlarda bulunduğu anlaşıldığından, davalının söz konusu isnat ve beyanları davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup, mahkemece, davacı yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği-
Haksız haciz uygulaması nedeniyle aleyhine haciz uygulanan kişinin manevi tazminat isteminde bulunabileceği- Fiili haciz tarihinde bakiye borcu bulunduğu anlaşılan taraf aleyhine sırf "yetkisiz mahkemeden alınan" ihtiyati haciz kararı uyarınca fiili haciz uygulanmasının kişilik haklarına saldırı olarak kabul edilemeyeceği-