TÜRK BORÇLAR KANUNU > - Özel Borç İlişkileri > - Kira Sözleşmesi > - Genel Hükümler > - C. Kiraya verenin borçları > - V. Üçüncü kişinin ileri sürdüğü haklar sebebiyle sorumluluk > - 2. Üçüncü kişinin sözleşmenin kurulmasından sonra üstün hak sahibi olması > Madde 310 - a. Kiralananın el değiştirmesi
Her ne kadar mahkemece davacıların dava konusu taşınmazın kendileri dışında kalan 1/2 hissesini ............. tarihinde satın almaları nedeniyle eski malik ... ile davalı arasındaki kira sözleşmesinin Türk Borçlar Kanunu’nun 310/1 maddesi uyarınca tarafı haline geleceği ve aradaki uyuşmazlığın niteliğinin kira olacağı değerlendirilmiş ise de; açılan davada, davacıların taşınmazdaki yüzde 50’lik(1/8’er) hisseleri için talepte bulundukları, önceki malik ile davalı arasında yapılan kira sözleşmesine de rızaları bulunmadığı, talep edilen dönem başlangıç tarihinde taşınmazın tamamına malik olmadıkları, ayrıca TBK’nin 310/1.maddesinin olayımızda uygulama alanı bulamayacağı, zira davacıların yeni malik tanımına uymadığı, zaten dava konusu taşınmaz üzerinde önceden paylı malik oldukları, böylelikle aradaki uyuşmazlığın ecrimisil olduğu gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekeceği-
Eldeki dava, davacının taşınmazı satın alması ile önceki malik ile davalı arasındaki kira ilişkisinin son bulduğu, davalının çekişme konusu taşınmazı fuzulen işgal ettiğinden bahisle mülkiyet hakkına dayalı olarak açıldığına göre; anılan isteğin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerinden kaynaklandığı ve uyuşmazlığın çözümünün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2/1. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinin görevinde bulunduğu kabul edilmesi gerekeceğinden, işin esasının incelenmesi, önceki malik ile davalı arasında hukuken geçerli bir kira ilişkisinin varlığının ve TBK 310 maddesine göre davacı ile devam ettiğinin saptanması halinde davanın reddedilmesi, aksi halde elatmanın önlenmesi yönünden bir karar verilmesi gerekeceği-
Konut ve çatılı işyeri kiralarında tahliye sebeplerinin sınırlılığı ilkesi gereği sürenin bitmesi ile veya fesih ihtarı ile sözleşmenin sona erdirilemeyeceği, taşınmazın devri halinde yeni malikin sözleşmenin tarafı haline geleceği- Asıl ve birleşen 2 dava olduğu, üç davanın kabul ve ret edilen miktarlar toplamı üzerinden tek bir vekalet ücretine hükmedildiği ancak üç dava için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
Kiralananı satın alan davacı, TBK. mad. 310 uyarınca önceki malik kiralayanın haklarına halef olmuş ise de, bunun için öncelikle kiralananı satın aldığı ve kira paralarının bundan sonra kendisine ödenmesine yönelik ihtar göndermesi gerektiğinden ve davacı tarafından davalıya iktisaptan sonra kira bedellerinin kendisine ödenmesi hususunda usulüne uygun tebliğ edilmiş ihtar gönderilmediğinden (tebligat, muhatabına tebliğ edilemeden iade edildiğinden), davalı tarafından önceki malike yapılan ödemelerin geçerli olduğu- Borçlu kiracı takibe dayanak yapılan kira sözleşmesine itiraz etmekle birlikte, imzasını açıkça inkar etmediğinden, İİK. mad. 269/2 gereğince, kira ilişkisi ve kira miktarının kesinleştiğinin kabulü gerektiği- Takibe dayanak kira sözleşmesinde kira bedeli aylık belirlenip, "kira bedeline ÜFE ve TÜFE ortalaması oranında artış yapılacağı" kararlaştırıldığına göre, davalı borçlunun, kira sözleşmesine göre kiranın ödendiğini veya istenemeyeceğini İİK. mad. 269/c'de belirtilen belgelerle kanıtlaması gerektiği- Ödeme dekontlarına göre takibe konu aylar kira bedelinin eski maliklere 10.000,00 TL olarak ödendiği anlaşıldığından, davalı kiracı tarafından eski maliklere yapılan ödemelere ilişkin ödeme belgeleri bankadan istenerek ve önceki maliklere davaya konu kira alacakları bakımından yapılan tüm ödemelerin mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Taşınmazı satın alanın dava konusu taşınmazdaki kiracılara kira alacağı için müracaat etmesi gerektiği, kiracılardan ecrimisil isteyemeyeceği- Dava konusu taşınmazda davacının taşınmazı iktisap tarihinde davalıların ofislerinin de olduğu belirtildiğinden, davalıların taşınmazı tahliye ve teslim edeceği taahhüdü karşısında davacı şirketin dava konusu taşınmazı satın almasından itibaren davalının bizzat kullanımında olduğu belirtilen yerlerin nereler olduğu, davalıların bu yerlerdeki faaliyetlerine devam edip etmediği belirlenmeden, taraf ve tanık beyanlarında belirtilen dava konusu taşınmaza ilişkin 3091 s. Kanun uyarınca yapılan tahkikat dosyası dosya içerisine alınmadan, dava konusu taşınmazda kiracı olduğu belirtilen firmaya ve diğer kiracılara ilişkin kira sözleşmesini kapsadığı alanlar belirlenmeden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu-