Vekilin, duruşmadan haberdar olduğu halde duruşmaya katılmadığı, mazeret de bildirmediği, işlemden kaldırılmasına karar verildiği üç aylık yasal süre sonunda dosyanın yenilenmediği bu nedenle davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği-
Yetki belgesine dayanak vekalet ilişkisinde yetki belgesi ile tevkil edilen avukatın istifa etmesinin ilgili vekaletnameye dayanılarak verilen yetki belgesini menfi yönde etkileyeceği, ancak asıl vekalet ilişkisine halel getirmeyeceği, kaldı ki yetki veren avukatın vekaletnamesinin dosyada bulunmakta olup geçerli olduğu, bu durumda, 7201 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi hükmü uyarınca; vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiğinden, mahkemece yapılan tebligatın geçersiz olduğu, bu itibarla, dosyanın işlemden kaldırılması ve sonrasında davaların açılmamış sayılması yönünde verilen kararın doğru olmadığı-
Uyuşmazlık, zararın ispat edilip edilemediği, davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı ve vekâlet ücretine ilişkindir...
Temerrüt sebebiyle tahliye davasının alacağa bağlı olarak açılan bir dava olduğu- Satımdan sonra alacak yeni malike temlik edilmediğinden yeni malik yönünden, Davanın açılmasından sonra kiralananın satılmasıyla kiraya veren sıfatı kalmadığından önceki malik yönünden tahliye isteminin reddi gerektiği-
Temerrüt sebebiyle tahliye davasının, alacağa bağlı olarak açılan bir dava olduğu- Satımdan sonra alacağın yeni malike temlik edilmediği bu nedenle alacak yönünden davaya devam edileceği- Dolayısıyla davanın açılmasından sonra kiralananın satılmasıyla önceki malikin kiraya veren sıfatı kalmadığından tahliye isteminin reddi gerektiği, yeni malik yönünden kiralananın tahliyesine ilişkin verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğu-
Uyuşmazlık, verilen tıbbi hizmet bedelinin eksik ödenmesi nedeniyle alacak istemine ilişkindir...
İnşaat sözleşmesi uyarınca ayıplı işlerin giderim bedeli, gecikme tazminatı ve diğer zararların tahsili istemi ile birleşen davadaki verilen çeklerden dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemi- Bilirkişi kurulu raporlarında beton basınç dayanımı, kolon ve perdelerde sıklaştırma bölgelerindeki normal etriye mevcudiyeti, kolon ve perdelerde sıklaştırma bölgelerindeki özel deprem etriyesi mevcudiyeti, kirişlerde boyuna donatı mevcudiyeti ve kirişlerde sıklaştırma bölgelerinde normal etriye mevcudiyetinin hiçbir blokta tam olarak projeye uygun olmadığı belirtilmiş olup bu işlerin inşaatının kaba inşaat aşaması ile ilgili olduğu, kaba inşaat aşamasının ise yine dosya arasında bulunan bilgi, belge ve bilirkişi kurulu raporlarından mayıs 2000 yılında tamamlandığı anlaşılmış olduğundan kontrol mühendisi olarak görev yapan davalının görev yapmadığı bir dönemde yapılan imalatta sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların giderim bedelinden sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi, inşaattaki gecikmede bir kusurunun olduğu kanıtlanamadığından hükmedilen gecikme tazminatından da sorumlu tutulmasının da doğru olmadığı-
7165 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen CMK'nın 286/2-d uyarınca; ilk defa Bölge Adliye Mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, İlk Derece Mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı- İİK 89/4 maddesi uyarınca talep edilen tazminat istemine yönelik olarak nisbi harç yatırılmamış olduğundan, harç noksanlığının tamamlattırılıp delillerin değerlendirilmesi gerektiği- Haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle kesinleşmiş ve muaccel bir borcunun bulunup bulunmadığının tespiti için her iki tarafa ait tüm ticari defter ve belgeler ile birlikte banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılıp, 89/1. haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle borçlunun 3. şahıs şirketten kesinleşmiş ve muaccel bir alacağının olup olmadığının net olarak tespit edilmesi gerektiği-
Gemi üzerinde gemi alacaklısı ile kanunî rehin hakkının tespiti ve tanınması istemine ilişkin eldeki davada dava değeri üzerinden peşin nispi harcın yatırılması gerektiği- Yapılması gereken işin Harçlar Kanunu'nun 30 ve 32 nci maddeleri uyarınca eksik yatırıldığı tespit edilen nispi peşin harcın tamamlanmasına ilişkin davacı tarafa usulüne uygun ihtarat içerir şekilde kesin süre verilmesi, bu sürede harç tamamlanırsa yargılamaya devam edilerek işin esasına girilmesi, tamamlanmazsa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 150 nci maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılması, süresi içerisinde harç tamamlanarak dosya yenilenmez ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği göz önünde bulundurularak sonucuna göre karar verilmesinden ibaret olduğu-
Her ne kadar mahkemece, ............ tarihli tensip zaptının 19. bendinde nispi harç ile ilgili olarak bir sonraki duruşma gününe kadar yasaya uygun şekilde süre verilmiş ve harcın yatırılmaması halinde “dosyanın işlemden kaldırılacağı ve devamında davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine yönelik usulüne uygun ihtar yapılmış ise de harcın yatırılmaması halinde davanın “dava şartı yokluğundan usulden reddi ile şikayetçi aleyhine para cezasına” hükmedilmesinin isabetsiz olduğu, mahkemece yapılması gerekenin harcın yatırılmaması halinde “dosyanın işlemden kaldırılmasına” karar vermek olduğu- Mahkemece harcın yatırılması halinde İİK'nın değişik 134. maddesi uyarınca ihale bedelinin %5'i oranında teminat yatırtılması gerektiğinin de gözden kaçırılmaması gerekeceği-