Mahkemece 25.06.2015 tarihli duruşmada davacı vekilinin vermiş olduğu mazeret dilekçesinin kabulüne karar verilip duruşmanın 22.10.2015 saat 9.40’a bırakıldığı halde davacı vekiline duruşma gün ve saatinin bildirilmediği,yine Uyap sisteminde bu duruşma tutanağının bulunmadığı anlaşılmakla 22.10.2015 günlü duruşmada takip edilmeyen dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Asıl ve birleşen davalar ile karşı dava yönünden talepler, dava konusu edilen mallar, toplanan deliller, dosya kapsamında gelinen aşama birlikte değerlendirildiğinde tefrik kararı verilmesinde usule aykırı bir yön bulunmadığı- HMK. mad. 150/1 uyarınca verilen işlemden kaldırma kararının temyiz incelemesine tabi kararlardan olmadığı, karara yönelik itirazın asıl dava ve birleşen davanın tefriken gönderileceği mahkeme tarafından incelenmesi gerekeceği- Taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama ve son sözlerini söyleme hakkı vermeksizin karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
6100 sayılı HMK.'nın 150/1. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilebilmesi için, tarafların usulüne uygun şekilde davet edilmiş olmaları ve buna rağmen duruşmaya gelmemeleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirmiş olmalarının gerektiği-
HMK. mad. 150/4 uyarınca yasal 3 aylık sürede yenilenmesi talebinde bulunan ancak yenileme harcını yatırılmamış olan davacıya mahkemece, yenileme harcının miktarı da belirtilerek ihtarlı muhtıra gönderilip verilecek kesin süre içerisinde yenileme harcının tamamlattırılması gerektiği-
Şikayetçinin icra mahkemesine başvurusu İİK.'nun 16. maddesi kapsamında şikayet niteliğinde olup, şikayetçinin geçerli bir mazeret bildirmemiş ve duruşmaya gelmemiş olmasının, HMK'nun 150/1. maddesine göre dosyanın işlemden kaldırılmasını ve sonuçta 150/4. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini gerektirmeyeceği, o halde mahkemece, başvurunun şikayet niteliğinde olduğu gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekeceği-
Davacı vekili mazeret dilekçesinde "duruşma gününü Uyaptan öğreneceğine" dair beyanda bulunsa da, davacı vekiline usulüne uygun davetiye ile duruşma gün ve saatini bildirir tebligat yapılması gerektiği- Davacılar vekiline yeniden duruşma günü bildirilerek yargılamaya devam edilmesi usulüne uygun tebliğe rağmen gelmez ise davanın işlemden kaldırılması gerektiği, davacı vekilinin katılmaması nedeniyle takipsiz bırakılan davanın üç ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle HMK. mad. 150 uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hatalı olduğu-
Mahkemece, taraflar gelmeseler bile inceleme yapılarak şikayetin sonuçlandırılması gerekirken, olayda uygulama yeri olmayan HMK’nın 150/6. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde ve özellikle 21.07.2011 tarihli celse ile aynı gün düzenlenen hakim ve iki katip tarafından ıslak imzalı tutanakta davacı vekilinin mazeretinin kabul edilmiş olduğu, HUMK'nın 409. maddesindeki 3 aylık sürenin başlangıcının bir sonraki celse olan 29.09.2011 tarihi olmasına ve süresi içinde davanın yenilenmiş olmasında bir usulsüzlük bulunmadığı-
Haczedilen makinenin değer tespitinin yapılmaması durumunda, harca esas alınacak değerin belirlenebilmesi amacıyla haczedilen malların kıymet takdiri yapılması için takip dosyasının tarafı olan alacaklı tarafa masrafın yatırılması amacıyla süre ve imkan verilmesi gerektiği, takip dosyasının tarafı olmayan üçüncü kişiye yükümlülük yüklenmesinin hatalı olduğu- Mahkemece Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca karar verilebilmesi için hacze konu mahcuzun değeri belirlendikten sonra, davacıya harcı tamamlaması için usulüne uygun olarak süre tanınması gerektiği-
Davaya dayanak icra takip dosyasında alacak miktarının ve mahcuzların değeri belirli olup, bu miktar ve değerlerden hangisi az ise bu değer üzerinden mahkemece yatırılacak harcın rakamsal olarak açıkça gösterilerek, verilen kesin süre içerisinde yatırılmasının istenmesi ve yatırılmamasının sonuçlarının da ihtar edilmesi gerekirken yazılı şekilde ara kararı verilmesinin ve neticede davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hatalı olduğu-
