Anayasa Mahkemesince "TMSF lehine getirilen yirmi yıllık zamanaşımı süresinin geçmişe etkili olacağına" yönelik düzenlemenin iptal edildiği- 1999 yılında itirazın iptaline hükmedildiği, 2011 yılında temlik alan alacaklı vekilinin icra takip dosyasının yenilenmesini talep ettiği, icra müdürlüğünce on yıllık zamanaşımının dolması nedeniyle dosyanın SEKA’ya gönderildiğinin bildirildiği, ayrıca dosya içerisinde yer alan icra müdürlüğünün bir yazı cevabında; 'dosyanın 2002 tarihinde muameleden kaldırıldığının', bir diğer yazı cevabında ise, ."..Arşiv Ayıklama ve İmha Komisyonu tarafından ...2009 tarihi itibari ile Cumhuriyet Savcılığı’na teslim edildiğinin" bildirildiği, bunun üzerine alacaklı tarafından, 2014 yılında takip başlattığı uyuşmazlıkta, alacaklının on yıllık zamanaşımı süresi içinde takip başlatmadığı anlaşılmış olup, zamanaşımı süresi dolduğundan, mahkemece, borçlunun zamanaşımı itirazının kabulü ile icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği-
Tasarrufun iptali davasının görülebilmesi için borçlu davalı hakkında yapılmış ve kesinleşmiş bir icra takibinin bulunması ve bu koşulun karar kesinleşinceye kadar mevcudiyetini devam ettirmesi gerektiği- Davalı borçlu tarafından davacı alacaklı aleyhine açılan dava sonucunda icra mahkemesince İİK. mad. 71 gereğince icranın geri bırakılması kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşıldığından ve mahkemece davacı alacaklı tarafından İİK. mad. 33a/2 uyarınca açılmış bir dava bulunup bulunmadığı araştırılarak dava açılmış ise sonucunun beklenmesi, açılmamış olması halinde bu takip dosyası ile ilgili davanın ön koşul yokluğundan tasarrufun iptali davasının reddine karar verilmesi gerektiği-
İcra dosyasında, icra takibinin kesinleşmesinden sonra zamanaşımını kesen nitelikte talep ve işlem yapılmadığı-0 Borçlunun taşınmaz vs. üzerindeki haczin kaldırılması isteminin zamanaşımını kesmeyeceği- Yenileme emrinin de haciz talebi içermediğinden zamanaşımını kesmeyeceği-
Tasarrufun iptali davasının görülebilmesi için diğer dava koşullarının yanında alacaklının kesinleşmiş bir alacağının ve icra takibinin bulunmasının zorunlu olduğu-
Borçlu tarafından açılan menfi tespit davasının TTK.'nin 750'inci maddesi anlamında zamanaşımını kesen niteliğinin bulunduğu-
Takibe konu senede istinaden borçlu hakkında başlatılan icra takibinin dosyanın işlemden kaldırılması üzerine yenilenerek takibe devam edildiği anlaşıldığından, daha önce aynı senede istinaden icra takip dosyası başlatılması ile zamanaşımının kesildiğinin kabulü gerektiği-
Borçlunun yetki itirazı kabul edildiğine göre, bu kabul kararı ile takibin durmuş olacağı ve duran takipte de (yetki itirazının kabulüne karar verildiği tarihten itibaren) zamanaşımının işlemeyeceği- Takip tarihi ile yetki itirazının kabulüne karar verildiği tarih arasında 6 aylık zamanaşımı süresi de dolmadığından mahkemece borçlunun zamanaşımı itirazının reddi gerektiği-
Her ne kadar, her takip talebi ile zamanaşımı kesilip yeniden 10 yıllık zamanaşımı süresi başlar ise de, takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılan takip dosyasının her zaman yenilenmesi mümkün iken,alacaklı vekilince tarafları ve dayanağı ilam aynı olan mükerrer takip başlatılmasının zamanaşımını kesmeyeceği-
Tasarrufun iptali davasının görülebilmesi için alacaklının kesinleşmiş bir alacağının ve kesinleşmiş bir icra takibinin bulunması gerektiğinden alacaklı davacı tarafından açılan itirazın iptali davası ile icranın geriye bırakılmasına dair kararların kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, İİK mad. 33/a-2 uyarınca dava açılıp açılmadığı belirtilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde; icra takibinin tarafı olmayan üçüncü kişilerin zamanaşımı şikayetinde bulunma yetkisinin (aktif husumet) bulunmadığı, takibin kesinleşmesinden sonraki evrede zamanaşımını kesecek işlemlerin ancak takibi ilerletmeye yönelik alacaklı işlemleri olduğu, taşınmaz takyidat listesi istenmesi gibi taleplerin takibi ilerletici nitelikte olmaması nedeniyle zamanaşımını kesmeyeceği ve son geçerli işlemden itibaren bonolar için öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilerek; İcra ve İflas Kanunu'nun 71/2. ve 33/a maddeleri uyarınca icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken istemin reddinin usul ve yasaya aykırı bulunarak kararının bozulması gerektiği-
