Tapu kaydına göre, dava konusu taşınmaz "satış" nedeniyle "paylı mülkiyet" şeklinde taraflar adına tescil edilmiş, satın alma sırasında davacılar tarafından tapuya ihtirazi kayıt düşülmemiş olduğundan, taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davası mevcut olsa da, temyize konu muhdesatın tespiti davası açmakta davacıların hukuki yararları bulunduğunun kabul edilemeyeceği, tapu siciline güvenerek taşınmazı satın alan davacıların sebepsiz zenginleşme nedenine dayanarak dava açma hakları saklı bulunduğu, mahkemece hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddinin hatalı olduğu-
Kamulaştırma işlemine ilişkin belgelerin getirtilerek mahallinde yeniden keşif yapılması ve kamulaştırma krokisi uygulanmak suretiyle dava konusu muhdesatların kamulaştırma sahasında kalıp kalmadığının belirlenmesi gerektiği- Dava açılırken taraf teşkili sağlanmamış ise de; köy boşluğunda kalan muhdesat nedeniyle eldeki dava yönünden zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu gözetilerek taraf teşkilinin sağlanması konusunda davacı tarafa süre ve imkan tanınması gerektiği, mahkemece dava konusu muhdesatların kamulaştırma alanında kalıp kalmadığı belirlenmeden ve taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulmasının isabetsiz olacağı-
Kamulaştırma öncesi davacı ile dava dışı gerçek kişiler adına kayıtlı iken, davacı dışındaki pay sahipleri toplam 4/5 payı, davanın açılmasından kısa bir süre önce, Karayolları Genel Müdürlüğü'ne devrettikleri, devir tarihinde dava konusu muhdesatların mevcut olduğu, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 4/5 pay için ödenen bedel, taşınmaz üzerindeki muhdesatları da kapsadığından, davalı idare aleyhine muhdesatın tespiti davası açılamayacağı- Davacı, iddiasını tapudaki hisselerini Karayolları Genel Müdürlüğü'ne devredenlere karşı ileri sürülebileceğinden, muhdesatın tespiti isteğine ilişkin davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği-
Davanın konusu (müddeabih), davalıların miras paylarına isabet eden muhdesat değer (zemin bedeli hariç) olduğu, buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcından, yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden davayı kabul etmeyen davalının tapu payı oranında sorumlu tutulmaları gerektiği-
8. HD. 07.04.2016 T. E: 5151, K: 6182-
Muhdesatın tespitne ilişkin dava değerinin, muhdesatların davalıların paylarına isabet eden değeri (zemin bedeli hariç) olduğu ve buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcı ile aynı şekilde HMK. mad. 326/2 uyarıca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden davalıların murislerinden gelen miras payları toplamı payda kabul edilerek her bir davalının tapu payları oranında sorumlu tutulmaları gerektiği-
İmar parseline elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine-
İmar parseline elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine-
Davayı kabulün, hukuki yararın önüne geçeceği- Davacı şirket taşınmaz üzerinde malik ya da paydaş olmadığından, davacı şirketin davada aktif taraf ehliyeti bulunmadığı- Ön inceleme duruşmasından önce davayı kabul ettiklerini bildiren davalıların yargılama giderleri ve harçlardan sorumlu tutulması gerektiği-
Taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda, muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğunun kabul edildiği- Muhdesat tespiti isteğine ilişkin davanın genel mahkemelerin görevine girdiği-