Bir alacağın imtiyazlı olmasının istisnai (ve özel) bir durum olduğu, bu konuda özel bir düzenleme bulunmadıkça alacağın imtiyazlı olarak kabul edilemeyeceği- Tasarruf mevduatı sahiplerinin alacaklarının imtiyazlı olmadığı—
Rehinli eşyanın hasar görmesi nedeniyle ödenen hasar (sigorta) tazminatının, rehin hakkı kapsamında öncelikli alacak olduğu (rehinli alacaklıya öncelikli olarak ödeneceği)–
İflâs masasına kaydedilebilecek "vergi alacakları"nın "iflâsın açıldığı tarihte tahakkuk etmiş ve kesinleşmiş vergi alacakları ile vergiyi doğuran olayın iflâstan önce meydana gelmiş olması koşuluyla iflâs tasfiyesi tamamlanmadan tahakkuku sağlanmış ve kesinleşmiş vergi alacakları" olduğu, "masa borçları"nın ise; "iflâsın açılmasından sonra ve devamı sırasında masa tarafından ödenmesi gereken borçlar" olduğu–
Bedeli paylaşıma konu taşınmazın aynından doğan emlak vergisi için ayrıca haciz konulmasına gerek bulunmadan, taşınmaza haciz koymuş alacaklılar ile rehinli alacaklılardan önce Belediyeye ödenmesi gerekeceği–
Yükün satış bedelinden öncelikle taşıyanın navlun ücreti ve demuraj ücreti alacağının ödenmesi gerekeceği (çünkü; yük alacaklısı hakkı sahibinin öncelikli alacaklı konumunda olduğu)–
İpoteği limitli (maksimal) ipotek olan alacağının ‘limit kapsamındaki ipotekli alacağına’na sıra cetvelinde imtiyaz (öncelik) tanındıktan sonra, ipotek dışındaki alacağına ‘adi alacak’ olarak sıra cetvelinde yer verilmesi gerekeceği–
Kamu idareleri arasındaki hacze iştirak konusunun yasada -6183 s.yasa, mad. 69- özel olarak düzenlenmediği,sonra haczi koyan kamu idaresinin, daha önce haciz koyan kamu idaresinin haczine katılamayacağı–
Üzerinde gemi alacaklısı bulunan deniz servetinin satılması halinde, bedel paylaştırılırken, diğer bütün adi ve rehinli alacaklarla ihtiyati veya icrai hacizle temin edilmiş alacaklardan önce gemi alacaklısının alacağının ödenmesi gerekeceği–
Kambiyo senedine bağlı alacağın, gerçekte işçi alacağı olduğunun anlaşılması halinde, "birinci sıra"ya kaydedilmesi gerekeceği–
Yabancı para alacaklarının, iflâsın açıldığı tarihteki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilerek iflâs masasına kaydı gerekeceği, bu kuralın, "iflâs alacaklıları arasındaki eşitlik ilkesi"nin doğal bir sonucu olduğu–