İtiraz tarihinde davalı şirketi temsile yetkili olmayan tarafından itirazda bulunulduğu, usulüne uygun yapılmış bir itirazın varlığından söz edilemeyeceği, dava şartı yokluğundan davanın reddedilmesi gerektiği-
Genel haciz yolu ile yapılan ilamsız icra takibinde, her türlü itirazın süresi içinde icra dairesine bildirilmesinin zorunlu olduğu, borçlunun, borca itiraz niteliğindeki mükerrer takip yapıldığına ilişkin itirazını da 7 gün içinde icra dairesine bildirmesi gerekmekte olup, icra dairesi yerine icra mahkemesine başvurmasının hukuki bir sonuç doğurmayacağı-
Borçlu hakkındaki takibin yasal sürede itiraz edilmemesi nedeniyle kesinleştiğinin anlaşıldığı ve buna göre alacaklının takibe devam etmesine bir engel bulunmadığı-
8. HD. 14.03.2016 T. E: 2014/22537, K: 4558-
Ödeme emrine itiraz dilekçesinin, icra memuruna havale ettirilip icra tutanağına yazdırılmış olması gerekeceği, ödeme emrine itiraz tarihinin, itiraz dilekçesindeki tarih olmayıp, bu dilekçenin icra tutanağına geçirildiği tarih olduğu- Borçlunun borca itiraz dilekçesi muhabere yolu ile ilgili icra dairesine gönderildiğinden, borçlu vekilinin borca itiraz dilekçesinin icra dairesinin muhabere defterine kaydedilip kaydedilmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
İtirazın kaldırılması isteminin ön koşulunun yasal sürede yapılmış geçerli bir itirazın varlığı olduğu, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına ya da devamına yönelik bir karar verilip verilmemesinin öneminin olmadığı- Yasal sürede yapılmış bir itiraz bulunmaması halinde, itirazın kaldırılması isteminin de konusunun bulunmayacağı-
Ödeme emrinin tebliği tarihinin tespitinde, tebliğ mazbatasında yazılı tarih esas olup, PTT internet sayfasından yapılan sorgulama sonucu alınan kayıtların bilgi amaçlı olduğu ve tebliğ tarihinin tespitinde belirleyici olmadığı-
Mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine itirazın kaldırılması istemi hakkında karar verildikten sonra yetki itirazının yerinde görülmemesi halinde diğer itirazların esasının incelenmesi gerekeceği-
Murisin takipten önce öldüğü ve mirası ret süresi geçtikten sonra mirasçılar hakkında takip başlatıldığı anlaşıldığından, icra takibinin mirası ret süresi geçtikten sonra başlatılmış olması nedeniyle, "borçlunun ölüm günü ile beraber üç gün içinde takibin geri bırakılacağına ilişkin" İİK.'nun 53. ve bu konudaki "süresiz şikayet"e değinen İİK.'nun 16. maddesinin uygulama yeri bulmayacağı- Borçluların başvurusu, "borca itiraz" niteliğinde olup, borca itirazın da, İİK. mad. 62/1 uyarınca, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal 7 günlük sürede icra dairesine yapılması zorunlu olduğu, borçluların borca itirazlarını icra müdürlüğü yerine icra mahkemesine bildirmesi gereksiz ve geçersiz bir işlem olup, sonuç doğurmayacağından, mahkemece istemin bu nedenle reddi gerekeceği-
Ödeme emrine itiraz dilekçesinin icra memuruna havale ettirilip icra tutanağına yazdırılmış olması gerekeceği, ödeme emrine itiraz tarihinin, itiraz dilekçesindeki tarih olmayıp bu dilekçenin icra tutanağına geçirildiği tarih olduğu-