Görevsiz mahkemece verilen tedbir kararıyla satışın durdurulmasına karar verilmesi- Hakimin takdir yetkisi kapsamında alınan kararların HMK 46'da sayılan eylemlerden olmadığı, davacıların ileri sürdüğü hususların hakimlerin tazminat sorumluluğunu gerektiren sınırlı sayılan hallerden hiç birisine uymadığı-
HMK'nın 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından tazminat isteminin reddine karar verilmesinin isabetli olduğu-
Hâkimin hukukî sorumluluğuna dayalı tazminat davası açan davacı dava dilekçesinde sürekli adresini bildirmiş ve mahkemece tensip zaptı, duruşma gün ve saatini bildirir ön tensip tutanağı dilekçesinde belirttiği bu adrese tebliğ edilmiş, davacı ön inceleme duruşmasına katılarak beyanda bulunmuş olup davacıya yatırdığı eksik harcı tamamlamak üzere süre verilerek tahkikat aşamasına geçildiği tutanağa bağlanarak duruşmanın bir başka tarihe bırakıldığı- Tebliği çıkaran mercinin tebligat zarfı üzerine yazdığı adresin tebliğe çıkarma tarihinde muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi olması yeterli olup, tebliğin yapıldığı tarihte tebligat yapılan adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olmamasının tebliğin usulsüzlüğü sonucunu doğurmayacağı- Kendisine gönderilen duruşma gün ve saatini belirten tebligat usulüne uygun ve geçerli olmasına karşın duruşmaya katılmayan ve davalının da davayı takip etmek istememesi üzerine dosyanın işlemden kaldırılması, işlemden kaldırılma tarihinden itibaren üç aylık süre içerisinde davanın yenilenmemesi sebebiyle de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu-
Somut olayda, sorumluluğa dayanak yapılan olguların; tapu iptali nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin davada, davanın açıldığı tarihten sonra Yargıtay özel dairesinin görüşünün değişmesi olduğu- Tazminat istemi, yasa yolları düzenlenmiş bulunan yargısal işlem ve kararlara ilişkin olduğu- Davacının iddiası ve gelişim biçimi itibariyle, hukuki süreç işlemiş olup, davacı tarafından da yargısal yollara başvurulduğu- Yasada sayılan sınırlı ve sayılı hukuki sorumluluk nedenlerinden hiçbiri mevcut olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Hukuk Genel Kurulunun incelemesine tabi işlerde ayrık ve açık bir düzenleme olmadığı sürece duruşmalı inceleme yapılmasının olanaklı olmadığı- HMK m. 46'daki sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat davası açma şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu-
Somut olayda, sorumluluğa dayanak yapılan olguların; gereği gibi araştırma ve soruşturma yapılmadan takipsizlik kararları verilmesi ve buna istinaden idari yargıda açtığı hizmet kusuruna dayalı davaların reddedilip kesinleşmesi ve yargılamanın çok uzun sürmesi olduğu- Tazminat isteminin, yasa yolları düzenlenmiş bulunan yargısal işlem ve kararlara ilişkin olduğu- Davacının iddiası ve gelişim biçimi itibariyle, hukuki süreç işlemiş olup, davacı tarafından da yargısal yollara başvurulduğu- Sınırlı ve sayılı hukuki sorumluluk nedenlerinden hiçbirisi mevcut olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davacı vekili üst üste üç duruşma için başka mahkemelerde duruşması olduğu gerekçesi ile mazeret dilekçesi göndermiş olup, eldeki davanın duruşmasına katılmak yerine başka mahkemelerdeki duruşmalara katılmayı tercih etmesi karşısında, ... tarihli dilekçenin yargılamanın uzatılmasına matuf olduğu kabul edilerek dosya işlemden kaldırılmış, yasal süresi içerisinde de dava yenilenmemiş olduğundan, üçüncü kez yinelenen mazeret talebi hakkında yapılan değerlendirmede, dava tarihi ve yargılama süreci gözetildiğinde bir isabetsizlik bulunmadığı, üç ay içinde yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin isabetli olduğu-
HMK'nın 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından Özel Dairece tazminat isteminin reddine karar verilmesinin isabetli olduğu-
Davacılar vekili tarafından 65.280TL maddi tazminatın tahsili talep edilmiş, Özel Dairece davanın reddine karar verilmiş ve dava konusu 65.280TL maddi tazminat yönünden davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. Bu durumda dava değeri 2021 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 78.630TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması miktar itibariyle mümkün bulunmadığından, davacılar vekilinin temyiz isteminin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK m. 46'daki sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat davası açma şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu-
