İpoteğin kaldırılması davasında, davacının ipoteğin tesisi tarihinden itibaren üç yılı aşkın bir süre geçtikten sonra, aile konutuna konulan ipotekten haberdar olmadığından ve davalı bankanın basiretli davranmadığı ve kötü niyetli olduğundan bahisle dava açmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, bu sebeple davanın reddinin gerekeceği-
İki katlı “mesken” niteliğindeki yapının başlı başına kullanmaya elverişli bir bölümü “aile konutu” olarak özgülendiğine göre, kocanın uhdesinde kalan pay üzerine TMK 194/3. maddesi gereğince konutla ilgili şerh konulması gerekirken, şerhle ilgili isteğin reddi halinde hükmün bozulması gerekeceği-
Satışın tedbir yoluyla durdurulmasına İİK.’nu cevaz vermemiş olup,bu hukuki durum dikkate alınmadan, ipoteğe rızası gereken eşin talebi üzerine, satış işlemlerinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesi halinde hükmün bozulması gerekeceği-
Aile konutu üzerindeki tasarruf yetkisi yasa ile sınırlandırılmış olup, takibe ve tahliyeye konu taşınmazın "aile konutu olduğu"nun belirlenmesi halinde, mahkemece TMK. mad. 194/3 gereğinin yerine getirilip getirilmediğinin araştırılacağı- Şikayetçinin aile mahkemesinde açmış olduğu davanın tahliye konusu yerin "aile konutu" olduğunun tespitine yönelik bir dava olduğunun tespiti halinde, bu davanın bekletici mesele yapılması ve sonucunda göre karar verilmesi gerektiği-
Dava sonucunda verilecek hüküm, ipotek işlemine taraf olan dava dışı kocanın hukukuna da etkili olacağından, davada husumetin ipotek işlemini gerçekleştiren davacının eşine de yöneltilmesi, gösterdiği takdirde delillerinin toplanması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekeceği-
Davalı bankanın ipoteğe ilişkin kazanımının iyi niyetli ise korunacağı-
Evlilik ölümle veya boşanma yahut da iptal kararıyla sona ermiş ise, Türk Medeni Kanununun 194. maddesinin “aile konutuna” sağladığı korumanın sona ereceği ve rıza alınmadan yapılan tasarruf işleminin yapıldığı andan itibaren geçerlilik kazanacağı-
Aile konutu şerhinin konulması talebinde aynı zamanda taşınmaz satışının da geçersiz olduğunun tespiti doğru olmayıp eda davası açılması gerekeceği-
Aile konutu şerhi isteği yanında açılan ipoteğin kaldırılması davasının nispi harca tabi olacağı bu harcın tamamlanmadan davaya devam edilip hüküm kurulamayacağı-
Aile konutu şerhi konulması ile ilgili talep kabul edildiğinde talep yönünden hükmedilmesi gereken vekalet ücretinden sadece davalı kocanın sorumlu tutulması gerekirken temyiz eden davalı bankanın da sorumlu tutulamayacağı-
