2. HD. 03.05.2018 T. E: 2016/17513, K: 5981-
2. HD. 03.05.2018 T. E: 2016/15706, K: 6040-
2. HD. 03.05.2018 T. E: 2016/16899, K: 6025-
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı-karşı davalı erkeğin kadına fiziksel şiddet uyguladığı, kadının annesine hakaret edip evden kovduğu, annesi ile birlikte kadına hakaret edip evden kovduğu ve erkeğin annesinin kadına baskı yaptığı, davalı-karşı davacı kadının ise, annesinin evlilik birliğine müdahalesine sessiz kaldığı, kadının ailesinin parasal çıkarlarla hakaret ettiği, parasal beklentilerinin olduğu ve kadının erkeğe hakaret ettiği anlaşılmakta olup, gerçekleşen bu duruma göre; boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin ağır kusurlu olduğu- Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinin anlaşıldığı, o halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekeceği-
Tazminatın bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmediği, takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olduğu-
3. HD. 25.04.2018 T. E: 2872, K: 4500-
Manevi tazminata hükmederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate alınacağından, olay tarihi, olayın oluş şeklide dikkate alındığında davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarı az olduğu-
Nakliyat abonman sigorta poliçesine istinaden ödenen tazminatın rucuen tazmini için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi-
Fesih ve işe başlatmama sebepleri her olayın özelliğine göre değişkenlik arz edebileceğinden, kanun koyucunun somut olayın özelliğine göre takdir hakkını hâkime bıraktığı durumda, bağlayıcı nitelikte olan İçtihadı Birleştirme Kararı ile sınırlandırma yapılması uygun düşmeyeceğinden içtihadı birleştirmeye gerek bulunmadığı-
Düğün merasimi kapsamında çekilen kamera kayıtlarının bozuk olmasından dolayı ayıplı hizmet sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkin davada, davalıların sözleşmeye aykırı olarak, gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek düğünün görüntülerinin kaydını sağlayamadıkları sabit olup, nikah, düğün gibi özel öneme sahip, insan hayatında genellikle bir kez yaşanan telafisi mümkün olmayan, önemli günlerin belgelenememiş olmasının, gelin ve damat, hatta yakınları için yaşam boyu üzüntü kaynağı olacağı tartışmasız olduğundan davacılar yararına takdir olunan "1.000,00'er TL" manevi tazminatın az olduğu-