Bir kısım davacılar vekili temyiz dilekçesinde gerçekte murisin davalıya borcunun bulunmadığını, her ne kadar murisin ölümlü trafik kazasında aracı kullandığından bahisle davacı olan mirasçılara karşı davalı tarafından takip başlatıldıysa da Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı da bulunduğundan davanın açıldığı, mirasın hükmen reddinin talep edilmesinin yanılgıya dayandığını belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep ettiği anlaşıldığından mahkemece davacılar vekilinin beyanı alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerektiği- İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edileceği, aksi halde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin ölüm tarihi itibariyle malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak, bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler, tapu müdürlüğü v.b. Kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği-
Murisin ölümü üzerine üç gün ve devamında üç ay süre ile mirasçıları hakkında takip yapılamayacağı, bu sürelere uyulmadan takibe geçilmesi halinde "takibin iptaline" karar verilmesi gerekeceği- Bu konudaki şikayetin süresiz olarak yapılabileceği-
Ek kararın ıslak imza ya da e-imza ile imzalanmadığı gibi “UYAP Evrak İşlem Kütüğü”nde, kararda hakim olarak yer alan hakim tarafından dahi evrakın onaylanmasına dair işlem yapılmadığı anlaşıldığından bahse konu ek kararın, HMK'nun 297/1. maddesi kapsamında geçerli olarak kabul edilemeyeceği- Murisin ölümü üzerine üç gün ve devamında üç ay süre ile mirasçılar hakkında takip yapılamayacağı- Vefat eden murisin mirasçılarına 3 aylık süre dolmadan yapılan takibin iptali gerektiği, buna yönelik şikayetin süresiz olarak yapılabileceği-
Mirasın reddi nedeniyle borçtan sorumlu olunmadığına ilişkin iddianın, borca itiraz olduğu ve ödeme emrinin tebliği üzerine takibin şekline göre yasal süre içinde ilgili merciye yapılması gerektiği, ancak bu ilkenin, murisin takipten önce ölmesi ve mirası red süresi geçtikten sonra murisin borçları için mirasçıları aleyhinde takip yapmaları durumunda geçerli olduğu- Murisin ölümünden sonra üç aylık mirası red süresi dolmadan icra takibine mirasçılar aleyhine geçilmesi halinde, takip borçlusu olan mirasçının süresiz şikayet yolu ile takibin iptalini isteyebileceği-
Murisin ölümü üzerine üç gün ve devamında üç ay süre ile mirasçıları hakkında takip yapılamayacağı- Borçlunun takip öncesinde vefat ettiğinin anlaşılması ile mahkemece alacaklıya verilen süre neticesinde, 3 aylık süre dolmadan, mirasçılar hakkında ek takip talebinde bulunulduğu, bu hali ile yapılan talebin İİK'nun 53. maddesine aykırılık teşkil ettiği ve bu aykırılığın kamu düzeni ile ilgili olduğu, süresiz şikayete tâbi olduğu- Mahkemece, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu husus re'sen dikkate alınarak takibin iptaline karar verilmesi gerektiği-
Borçlu murisin, mirasçılarına karşı ölüm günü ile beraber üç gün ve devamında üç ay süreyle takip yapılamayacağı; bu süreler beklenmeden yapılacak takibin süresiz şikayete tabi olduğu-
Terekenin borca batık olduğunun tespitine, "mirasın hükmen reddine" ilişkin olarak açılacak davalarda, davanın değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu-