Dayanak belgenin(bono) hangi ilişkinin teminatı olduğu, yazılı bir belge ile kanıtlanmadığı sürece takibe konu edilmesinin engellenemeyeceği-
Yetki sözleşmesinin tacir olmayan avalisti bağlamayacağı- Takip konusu bonoların tanzim edildiği yerler gösterilmemiş olup; anılan senetleri tanzim edenin adresinin ise, Kaş olduğu, söz konusu bonolarda tanzim yeri ve ödeme yerinin Kaş olduğu, muteriz borçlu ile diğer takip borçlusunun adreslerinin Kaş olduğu ve sözü edilen borçlulara ödeme emrinin anılan yerlerde tebliğ edildiği görüldüğünden, muteriz borçlunun ikamet adresi ve gerekse bonoların tanzim yerleri Kaş olduğundan borçlu hakkındaki icra takibi yönünden Kaş İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğu-
Borçlu vekilinin temyiz süre tutum dilekçesinin havale işlemi ile mahkeme ekranlarına düştüğü tarihin "temyiz tarihi" olarak kabulü gerekeceği- Takip konusu çekin keşidecisi limited şirketin ticaret sicil gazetesinde yayımlanan statü tadili ile nevi değişikliğine giderek. A.Ş. ünvanını aldığı, söz konusu şirketin, genel kurul toplantısında, yönetim kurulunca alınan karar ile şirketi temsil edecek (iki kişinin müşterek imzası ile) kişilerin belirtildiği, takip dayanağı çekte ise, alınan karardan farklı olarak keşideci hanesinde tek imzanın atılı bulunduğu görüldüğünden, muteriz borçlu şirketin borçtan sorumlu tutulamayacağı-
Borçlu tarafından sunulan sözleşmede, takibe dayanak çekin teminat amacıyla verildiğine ilişkin olarak atıf yapıldığı görülmüş ise de; anılan sözleşme takip alacaklısı ile diğer borçlu lehtar arasındaki teminat ilişkisini düzenlemiş olup, itiraz eden borçlu açısından çekin teminat amaçlı verildiğine ilişkin bir kayıt bulunmadığından, borçlu cirantanın, alacaklı ile diğer takip borçlusu arasındaki teminat ilişkisini, çeki ciro yoluyla devralan yetkili hamile (takip alacaklısına) karşı ileri süremeyeceği- O halde mahkemece, borçlunun itirazının reddine karar verilmesi gerekirken
Borçlu şirket yetkilisi olmayan kişinin itirazıyla takibin durdurulmasının isabetsiz olduğu-
Senedin "teminat senedi" olduğu iddiasının borca itiraz olduğu ve kabulü halinde, ''takibin iptaline'' değil 'takibin durdurulmasına" karar verilmesi gerektiği-
TTK’nda zamanaşımını kesen sebepler arasında yer almadığından istihkak davasının açılmış olmasının "zamanaşımı"nı kesmeyeceği ve mahkemece, bonoya dayalı icra takibinin kesinleşmesinden sonraki zamanaşımı nedeniyle "icranın geri bırakılmasına" karar verilmesi gerektiği-
“Bilumum senetleri imzalamaya” ilişkin verilen yetkininin bono düzenleme yetkisini kapsamadığı-
Bir hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine ait olup, keşideci muris hakkında başlatılan icra takibi, muris hayatta iken başlayıp kesinleştiğine ve keşideci muris tarafından "imza" ve "sahtecilik itirazı" ileri sürülmediğine göre, sonradan mirasçının, muris tarafından itiraz edilmeyen keşideci imzasına itiraz hakkının bulunmadığı- Mirasçı şikayetçinin takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin zamanaşımı şikayetinin ise değerlendirilmediği görüldüğünden, icra mahkemesince, zamanaşımı itirazının incelenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Takip dayanağı bonoların kredi sözleşmesi kapsamında düzenlenmesi halinde, bu bonoların kayıtsız şartsız borç ikrarı içermediği sonucuna ulaşılamayacağı (TTK. mad. 776)- Bonoların teminat amaçlı olarak düzenlenmiş olduğunun, "yazılı belge" veya "alacaklının kabul beyanı"yla kanıtlanması gerektiği- Bonoların kredi sözleşmesinin ödeme aracı olarak düzenlendiğinin kabulü ve borcun ödendiği iddiası kanıtlanamadığından takibin iptalini isteminin reddi gerektiği-
