Borçlu "başlattıkları takipte alacak miktarlarının şikayete konu takip borcundan daha fazla olduğundan bahisle takasa konu olacağı ve borcun bu şekilde itfa edilmiş olacağını" ileri sürerek "icranın geri bırakılmasını" talep ettiğinden, mahkemece ileri sürülen hususlar araştırılarak karar verilmesi gerekirken kesinleşmiş mahkeme kararının icraya konulduğu gerekçesiyle istemin reddinin isabetsiz olduğu-
İtiraz konusu işlem alacaklının haksız takibine ilişkin olup itiraz kabul edildiğinde kendisini vekille temsil ettiren davacı borçlu lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta olumlu yada olumsuz karar verilmemiş olmasının isabetsiz olduğu-
İcra emrinin tebliği üzerine borçlunun yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabileceği-
İcrada takas mahsup def'inin nazara alınabilmesi için alacağın ilamdan kaynaklanmasına veya 68. maddede sayılan belgelere dayanmakla birlikte anılan belgeye dayalı başlatılan takibin kesinleşmiş olması koşuluna bağlı olacağı-
İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal veya zamanaşımına dayanan geri bırakma isteklerinin her zaman yapılabileceği bunlardan itfa veya imhale dayanan isteklerin mutlaka Noterlikçe re'sen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına istinat ettirileceği borçlu takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun ve fer'ilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebileceği-
Borçlunun, alacaklının muvafakati olmaksızın, kendi isteği ile yaptığı ödemelerin nafaka borcu için yapıldığına dair herhangi bir açıklama bulunmaması durumunda, borçlunun bu şekilde yaptığı ödemelerin, İcra İflas Kanununun 33. maddesi anlamında uygun bir ifa olarak kabul edilemeyeceği, ahlaki bir borcun yerine getirilmesi niteliğinde olduğu ve nafaka borcundan düşülemeyeceği ve ahlaki bir görevin yerine getirilmesi için verilen şeyin geri alınamayacağı-
Faiz hesabının doğru olup olmadığının denetlenmesi görevi icra hukuk mahkemelerine ait olup, davanın menfi tespit davası olarak görülmesine olanak bulunmayacağı-
Borçlu aleyhine boşanma ilamına bağlı maddi ve manevi tazminat alacağının tahsili talebiyle takip başlatıldığı, icra emrinin tebliği üzerine, borçlu vekilinin dilekçesiyle İcra Mahkemesi'ne ilam konusu tazminata ilişkin borcun tarafların yeniden evlenmeleri nedeniyle hükümsüz kaldığı itirazının, İİK'nun 33/1. maddesine dayalı olarak yapılmış itfa itirazı niteliğinde olduğu; icra emri tebliği üzerine borçlunun yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun itfa edildiği itirazında bulunabileceği-
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte, takip sonrası ödeme iddiasının süreye tabi olmadığı, limit aşımı şikayeti ile takip sonrası ödeme iddiasının esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddinin isabetsiz olduğu-
Takip hukuku bakımından takas ve mahsup iddiasının kural olarak; takasa konu alacağın İİK. 68'deki belgelere dayalı bulunması veya bu alacakla ilgili olarak icra takibinin yapılmış ve takibin kesinleşmiş olması ya da alacağın ilama bağlanması hallerinde nazara alınabileceği- Kal masrafları ve ilam vekalet ücretinin takas mahsup dışı bırakmasının isabetli olduğu ancak dayanak ilamda yapı ve ağaçların bedeli ödeninceye kadar taşınmazın kullanımı hususunda hapis hakkı hüküm altına alınmış olmakla müdahale'nin men'i ve kal'in bu koşula bağlandığının kabulü gerekeceği ve mahkemece, ilamdaki bina ve ağaç bedellerini ödemeden, taşınmazın tahliyesini ve kal'i istemesi mümkün olmadığından, icra dosyasında düzenlenen örnek 2 numaralı icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekeceği-