Hakkında iş mahkemesi ilamına dayanılarak takip başlatılan borçlu, daha önce takip alacaklısı aleyhine başlatılan takip nedeniyle gönderilen 89/1. haciz ihbarnamesi üzerine, bu dosyaya ödeme yapıldığını belirtip makbuz ibraz etmiş olduğundan, mahkemece, haciz ihbarnamesinin gönderildiği dosyaya yapılan ödemelerin, İİK. mad. 33 kapsamında takipten önceki ödeme olduğu, borçtan mahsup edilerek takip başlatılması gerektiği, takas talebinin, İİK. mad. 33 kapsamında, itfa itirazı olduğu ve icra mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gözardı edilerek "takas iddialarının ayrıntılı yargılamayı gerektirdiği, icra mahkemesince değerlendirilemeyeceği" gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu-
Dosyası işlemden kaldırılmış olan davanın, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebileceği, yenileme dilekçesinin duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edileceği, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davaların, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılacağı ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kaydın kapatılacağı-
İlama dayalı takipte borcun ödendiği iddiasının, İİK'nun 33. maddesinde belirtilen belgeler ile ispat edileceği- Nafaka borçları yönünden yapılan ödemelerin, aylık nafaka miktarına ve bu miktarın katlarına denk gelecek şekilde düzenli olarak yapılması durumunda, ödeme belgelerinde nafaka borcuna ilişkin olduğuna dair atıf olmasa dahi, bu ödemelerin nafaka borcundan mahsubunun hakkaniyet kurallarına uygun düşeceği-
Zamanaşımı, imhal ve itfa sebeplerine dayanılarak yapılan itirazların, 7 günlük süre içinde yapılması gerekeceği, ancak takibin mükerrer olduğu yönündeki şikayetin ilamlı icra takibinde ilama aykırılık nedeni içinde değerlendirilmesi gerekeceği, bu nedenle mükerrer takibe ilişkin başvurunun İİK'nun 16/2. maddesine göre süresiz şikayete tabi olduğu-
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğu (TBK. mad. 146)- Taşıt kredisi sözleşmesine dayanan alacağın zamanaşımı süresi on yıl olup ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği ve takibin itiraz edilmeden kesinleşmesi üzerine alacaklı vekilinin haciz talep etmesi üzerine esas icra müdürlüğü tarafından talimat yazıldığı ve talimat icra dairesinin borçlunun menkul mallarının haczi için işlem yaptığı, şikayet tarihi ile bu tarih arasında on yıllık sürenin geçmediği ve zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına yönelik şikayetin reddi gerekeceği-
İcra emrine karşı itiraz için İİK.nun 149/a maddesi gereğince ilamların icrasına ilişkin 33 ve devamı madde hükümlerinin uygulanması gerektiğinden aynı yasanın 34.maddesi uyarınca ilam niteliğindeki bu belge için her icra dairesinde takipte bulunulabileceği- Alacaklı tarafından İİK. nun 150/ı maddesi göndermesi ile aynı yasanın 149.maddesine göre ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapılarak borçlulara icra emri tebliğ edildiğine göre, İİK'nun 34.maddesi uyarınca yetki itirazının dinlenemeyeceği-
Nafaka alacağı zaman geçtikçe borçlu zimmetinde tahakkuk edeceğinden, takip gününden geriye doğru on yıldan önce işlemiş olan nafaka alacağının zamanaşımına uğradığının kabulü gerekeceği-
Alacaklının para borcuna veya teminat verilmesine dair ilama dayalı olarak ilamsız icra takibi yapmasının en başta İİK'nun 32. maddesi amir hükmüne aykırılık teşkil edeceği gibi, dürüstlük kuralı ile de bağdaşmayacağından hukuk düzeni tarafından korunamayacağı, bu doğrultuda, ilama dayalı olarak ilamsız icra takibi yapılamayacağı-
Dosyaya ibraz edilen ... tarihli ibranamede “ ... ASHM'nin ... sayılı dosya ve devamında ... 2. İcra Dairesi' nin ... sayılı dosyasından taraflar anlaştıkları için feragat ediyoruz. Her iki dosya nedeniyle borçlu ...' yı ibra ediyoruz.” açıklamasına yer verildiği ve alacaklı asil ile vekili tarafından imzalandığı, alacaklı vekili söz konusu ibranamenin yasanın aradığı koşulları havi olmadığını, bu hususların dar yetkili icra hukuk mahkemesinin görev ve inceleme alanına girmediğini belirttiğinden, imzalara itiraz etmediğinden, anılan ibranamenin İİK 33. maddesi kapsamında ödeme belgesi niteliğinde olduğu-
Borçlu hakkında geçerli bir icra takibinden söz edilmeyeceğinden tasarrufun iptali davasının ön koşul yokluğundan reddi gerektiği-