Davacı-karşı davalı kadın ilk derece mahkemesi kararını “kendi davasında vekalet ücretine hükmolunmaması” yönünden istinaf etmediğinden, davacı-karşı davalı kadının “kendi davasında vekalet ücretine hükmolunmamasına” ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verileceği- Tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına irat şeklinde yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken, toptan yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin hatalı olduğu-
Özel boşanma sebebiyle boşanmaya karar verildiğine ve kadın tarafından usulünce açılmış bir karşı dava bulunmadığına göre artık davacı erkeğin kusurlu olup olmadığına bakılamayacağı- Boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı erkeğin kusuru bulunmadığından kusursuz eş aleyhine tazminata hükmedilemeyeceği- Hâkimin takdir yetkisi çerçevesinde tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına uygun olarak yoksulluk nafakası yönünden bir defaya mahsus olmak üzere "toptan ödeme" kararı verilmesi hususu da tartışılıp değerlendirilerek buna göre yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerektiği-
Tarafların ekonomik sosyal durumları, evlilikte geçen süre, tarafların yaşları ve kadının toptan yoksulluk nafakası talebi olmadığı dikkate alındığında kadın yararına irad şeklinde yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerektiği-
Gerekçe ve hüküm arasında yaratılan bu çelişki dahi tek başına bozma sebebi oluşturduğundan, hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerektiği-
Türk Medeni Kanunu’nun 176/3. maddesi uyarınca yoksulluk nafakasının, nafaka alacaklısının evlenmesi ile kendiliğinden ortadan kalkacağı-
Tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu iddia ve ispat edilmediğinden, yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerektiği
Yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebileceği- Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücünün göz önünde bulundurulması gerektiği-
Yoksulluk nafakasının kaldırılması için, aynen evlilik gibi ortak bir hayat kurularak, fiilen birlikte yaşamak gerektiği- Dosyadaki tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde, davalının davacıdan boşandıktan sonra başka bir şahıs ile "Evlenme olmaksızın fiilen birlikte yaşadığına" dair somut, inandırıcı delil bulunmuyorsa, yoksulluk nafakasının indirilmesi için yasanın aradığı koşulların oluşmayacağı-
Islah ile davacı maddi tazminat istemini tahkikat sona erinceye kadar iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın genişletilip değiştirilebileceği-
Davalı kadın boşanma davası öncesinde olduğu gibi çalışmaya devam etmekte olup, davacı erkeğin ekonomik durumunda ise olağanüstü bir değişiklik meydana gelmediğinden, davacı erkeğin ekonomik ve sosyal durumundaki kısmi değişikliğin, yoksulluk nafakasının kaldırılmasını gerektirmeyeceği, ancak nafakanın hakkaniyet oranında indirilmesi sebebi olabileceği- Davalı kadın açısından sosyal ve ekonomik durumunda boşanma öncesine göre önemli değişiklik olmadığına göre, davacı erkeğin gelirindeki azalmanın, "yakıt giderleri ve eğitim giderlerinin davacı tarafından ödeneceğine" dair protokolün maddesinin kaldırılmasını gerektirmeyeceği, hakkaniyete uygun, belirli miktarda uyarlanması sebebi olabileceği-
