Miktar olarak kesin nitelikteki kararlarda, ilk derece mahkemesince, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin sonuca etkili olmadığı- Buna göre; mahkemece verilen kararın usule ilişkin nihai karar olduğu - Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolunun da kapalı olduğu, dolayısıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerektiği - Davalı ve feri müdahil vekilinin istinaf başvurularının incelenmesinde, açılan davada husumetin taraflarına yönetilemeyeceği yönünde itiraz ileri sürülemeyeceği - Zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiği istinaf itirazına  gelince, davacı hakkında ilk derece mahkemesince ilişim Sistemlerinin, Banka ve Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Tahsis Edilmeyen Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık, Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve katılmak., Banka ve kredi kurumlarını dolandırmak suçlarından verilen cezaların onandığı- Davacının zararını Off Shore Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zaman aşımı süresinin başlaması gerektiği -Davalı bankanın ve feri müdahilin zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiği yönündeki istinaf itirazlarının bu nedenle yerinde olmadığı - Off shore hesabına yatırılan anaparaya bu miktarın yatırıldığı tarihten itibaren avans faizi uygulanması gerekmekte olduğu, akdi faize hükmedilemeyeceği -Dolayısıyla davalı vekili ile feri müdahil vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği -

İzmir 2. Tüketici Mahkemesinin 05/07/2018 tarihli, 2017/316 Esas ve 2018/426 karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruş ...