Bölge Adliye Mahkemesince kadının yoksulluk nafakası talebine yönelik kurulan gerekçede ".... Davacı-karşı davalı vekili dilekçeler aşaması geçtikten sonra verdiği 14.06.2024 tarihli dilekçesi ile yoksulluk nafakası talep etmiştir. Davacı-karşı davalı vekilinin dilekçesi ıslah dilekçesi mahiyetinde olmayıp talep dilekçesi niteliğinde olması nedeniyle talebinin değerlendirilme imkanı bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesince davacı-karşı davalı tarafın yoksulluk nafakası talebinin reddi kararı hatalı olmuştur. Bu doğrultuda davacı-karşı davalının yoksulluk nafakası talebi yönünden verilen hükmün kaldırılmasına, davacı-karşı davalının yoksulluk nafakası talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmetmek gerekmiştir..." dendiği, ancak hüküm kısmında "...Davacı-karşı davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin dilekçeler aşamasında usulüne uygun talebi olmaması, usulünce bu yönde ıslahı da bulunmadığından reddine..." karar verilerek yoksulluk nafakası yönünden gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratıldığı anlaşıldığından, kadının yoksulluk nafakası talebi yönünden gerekçe ve hüküm arasında çelişki yaratılmadan, 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesine uygun biçimde, gerekli unsurları içeren bir karar verilmesi gerektiği-
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kabul edilmeyen yoksulluk nafakası talepleri, tedbir nafa ...
