Tarafların 01.09.2010 tarihinde evlendiği, 01.07.2015 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 29.06.2018 tarihinde kesinleşmesiyle boşandıkları, sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu- Mahkemece, tasfiye konusu arsanın edinilmiş mal olmadığı gerekçesiyle işbu taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, kararın hatalı olduğu, şöyle ki, öncelikle tasfiye konusu arsa evlilik birliği içinde edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde erkek adına satın alındığından edinilmiş mal niteliğinde olup davalı erkeğin taşınmazın üçüncü kişiye ait olduğuna yönelik iddiası yönünden de tanık delili dışında delili bulunmadığından mevcut delil itibariyle davalı tarafından taşınmazın üçüncü kişiye ait olduğunun ispatlanamadığının kabulünün hatalı olduğu- Her ne kadar tasfiye konusu arsa tasfiyenin sona erdiği tarihte mevcut değil ise de, boşanma dava tarihinden kısa süre önce taraflar arasında anlaşmazlık başladıktan sonra arsa satıldığından arsanın eklenecek değer olduğu kabul edilerek tasfiyede dikkate alınması gerekeceği-

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğe ...