UyuşmazlıkDirenme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının 2007 yılı Ekim ile 2015 yılı Ağustos ayları arasındaki dönemde kesintisiz çalıştığının tespiti istemiyle açtığı eldeki davada davacı adına 28.06.2010-05.08.2010 tarihleri arasında bildirimde bulunan dava dışı E. Güv. Taş. ve Tem. Ltd. Şti’nin davalı şirketle ilişkisinin olup olmadığı, ilgili şirketlerin ticari sicil kayıtları ile Kurum sicil dosyaları getirtilerek yapılacak inceleme sonucuna göre karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır...
22. HD. 12.03.2019 T. E: 2016/6316, K: 5765-
Hizmet tespit davasında ihtilaf konusu dönemde dava dışı işverenler tarafından yapılmış bildirimler bulunmakta olup yapılan yargılama sonucunda verilecek hükmün sözü edilen işverenlerin hak alanını etkileyebilecek mahiyette olduğundan dava dışı şirketlerin davaya katılımı sağlandıktan sonra davacı adına dava dışı şirketin 28.06.2010-05.08.2010 tarihleri arasında bildirimde bulunduğu anlaşıldığından davalı şirket ile dava dışı şirketin arasında ilişki olup olmadığı bu şirketlerin ticaret sicil kayıtları ile Kurum sicil dosyaları getirtilmek suretiyle incelenmeli, ayrıca varsa işçilik alacağı dosyasında dinlenen tankların beyanları ile eldeki davadaki tanık beyanları karşılaştırılmalı, oluştuğu takdirde tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeli, davalı işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği belirlenmeli, davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalı işyerinde çalışıp çalışmadığı, çalıştığının anlaşılması hâlinde çalışma şekli yani hangi işte ne kadar süre çalıştığı, çalışmanın sürekli, kesintili, kısmi veya mevsimlik mi olduğu ile başlangıç ve bitiş tarihleri kuşkuya yer verilmeyecek şekilde belirlenmeli, mevsimlik çalışma olduğunun tespiti hâlinde ise mevsimin sona ermesi nedeniyle mevcut sezonun bitiminden ertesi yılın sezon başlangıcına kadar taraflar arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceğinin gözetilmesi gerektiği-
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda, imzasız ücret bordrolarında “birim ücret 1.800.00TL” olarak belirtilen ücretin, davacının ücretinin net tutarını mı yoksa brüt tutarını mı ifade ettiği ve ücret miktarının belirlenmesi için bu hususun taraflardan sorulmasının gerekip gerekmediği-
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na eklenen geçici 10. madde ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği 103. madde 4. fıkrasındaki hükümlere dayanarak, geçmiş dönemlere ilişkin belge türü veya Kanun numarası hatalı seçilerek verilen aylık prim ve hizmet belgelerini düzelterek 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu geçici 10. maddesinde düzenlenen sigorta prim teşvikinden yararlanmak için yapılan başvurunun reddine ilişkin açılan Kurum işleminin iptali davasında davacı şirketin Sosyal Güvenlik Kurumuna husumeti yöneltip yöneltemeyeceği-
Davacının eksik hesaplanan yaşlılık aylığı miktarının tespiti istemi-
Kuruma borçlanma için başvurulması ve Kurumun başvuruyu cevapsız bırakarak işlem yapmaması hâlinde makul süre içinde dava açılması gerekmekte olup bildirdiği adrese çıkarılan borç tahakkuk cetvelinin yer aldığı tebligatın adreste tanınmadığından bahisle iade edildiği ancak davacının Kuruma yaptığı başvurunun akibetini araştırmadığı ayrıca davayı da başvuru tarihinden itibaren 3 aylık bekleme süresini takiben 3 aylık makul süre içerisinde açması gerekirken Kurum yazısının tebligat eksikliği nedeniyle iade edilmesinden çok sonra 17.02.2020 tarihinde Kuruma başvurduğu dikkate alındığında borçlanmanın dava tarihi itibariyle kabul edilmesi gerektiği- "Tebligat çıkarılan adresin davacının adres kayıt sisteminde kayıtlı olmadığı, borçlanma başvuru dilekçesinde bildirilen yurt dışı adresine tebligatın çıkarılması gerektiği, borç tahakkuk cetveli davacıya tebliğ edilemediğinden üç aylık ödeme süresinin başlamadığı, makul süre yorumu ile sonuca gidilmesinin Anayasal hak olan sosyal güvenlik hakkının kaybına yol açacağı"  şeklindeki görüşün HGK çoğunluğu tarafından benimsenmediği-
Hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespiti istemi-
2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanunun 56 ve mülga 64 üncü maddelerine göre vazife malûllüğü aylığı almakta iken; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla çalışmaya devam edenler ile sonradan bu Kanuna tabi çalışmaya başlayacaklar için sosyal güvenlik destek primi uygulanmaksızın bu Kanunun 5'inci maddesinin (c) bendi hükümlerinin uygulanacağı- Harp malûlleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri veya 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 56'ncı maddesi uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre vazife malullüğü aylığı bağlanmış malûllerden, 4'üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanların aylıklarının kesilmeyeceği- Aylıkları kesilmeksizin 4'üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışanlar hakkında uzun vadeli sigorta kolları, 4'üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında çalışanlar hakkında ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanacağı- İş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulananların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmayı istemeleri halinde, bu isteklerini Kuruma bildirdikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren, haklarında uzun vadeli sigorta kolları da uygulanacağı-
506 s. K. mad. 80/12 uyarınca, sigorta primlerini haklı bir neden olmaksızın yasal süresi içinde ödemeyen özel hukuk tüzel kişilerinin üst düzey yönetici ve yetkililerin Kurum'a karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları- 6183 s. K. mad. 58/1 uyarınca, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu (İş Mahkemesi) nezdinde itirazda bulunabileceği- 6183 s. Kanunda, İcra ve İflas Kanununun 72. maddesine koşut bir hükme yer verilmemiş bulunması karşısında, Yasada öngörülen 7 günlük itiraz süresini geçiren kamu alacağı borçlusunun, aynı konuda yeni bir menfi tespit, istirdat davası açamayacağı- Mahkemece, işverenin sigorta primlerini borcun ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar ödeyebileceği belirtildiğinden, zamanaşımına ilişkin kanun ve kanunun uygulanması gereken dönem gözönünde bulundurularak, davacıların sorumluluk dönemleri belirlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi ve davalı Kurum lehine  1136 s. Av. K. mad. 168 gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.