Dava konusu teminat mektubu bedeli ve şartname bedelinin iadesi koşullarının bulunup bulunmadığı-
Ziynet eşyanın erkeğin zilyetlik ve korunmasına terk edilmesi olağan olmadığından, bunun aksini iddia eden kadın eşin iddiasını ispatla mükellef olduğu- Erkek eşin ise himayesine girdiğini kabul ettiği ziynetleri iade etmemek üzere aldığını ispatlaması gerektiği- Davacı kadının varlığı kanıtlanan ziynetlerin evlilik birliği içinde kendisinden alındığına ve tekrar iade edilmediğine ilişkin tanık deliline dayandığı, bu tanıkların "düğünde takılan ziynet eşyalarının satılarak davalının babası adına ev alındığını" belirttiği ve davalının babasının da bu beyanları doğrular şekilde beyanda bulunduğu gözetildiğinde, davacının düğünde takılan ziynetlerin varlığını ve kendinde olmadığını şüpheye yer vermeyecek şekilde kanıtlamış olduğu-
Marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemi-
Vasıflı ikrarda kanıtlama yükümlülüğü, ikrar eden tarafa (davalılara) değil, vakıayı ileri süren tarafa (davacıya) ait olduğundan somut olayda, havaleci durumundaki davacı, değinilen yasal karine karşısında, davalılara yaptığı dava konusu havalelerin, bir borcun ödenmesinden başka bir amaca yönelik bulunduğunu kanıtlama yükümü altındadır; yani havale kavramından hareketle yapılacak değerlendirmeye göre de, somut olayda kanıtlama yükümlülüğünün davacıya ait olacağı-
Tarafların TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verildiği ve davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru süresi içinde davadan vazgeçilerek davalı tarafından bu beyanın kabul edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin ek kararı ile "davanın açılmamış sayılmasına" karar verildiği anlaşılan eldeki davada; davacının vazgeçme beyanı hakkında ileri sürmüş olduğu irade sakatlığı iddiasının incelenmesinin gerekip gerekmediği-
Normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekip; davacının, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını, ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını,ispat yükü altında altında olduğu-
Asıl davada iptali istenen resmi şekilde düzenlenen vasiyetnamede mirasbırakanın okur yazar olduğunun noter tarafından da tespiti yapılmış olup, asıl davada iptali istenen vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte vasiyetçinin okur yazar olmadığına dair ispat yükü vasiyetnamenin şekil eksikliği nedeniyle iptalini talep eden davacıda olduğu, dinlenen tanıkların görgüye dayalı beyanlarından anlaşıldığı üzere mirasbırakanın esnaflık yaptığı, veresiye defteri tuttuğu, gazete okuyarak gazetedeki haberleri çevresindekilere göstererek anlattığı- Tanık beyanı esas alınarak mirasbırakanın okuma yazma bilmediği kanaatine varılsa da tanığın mirasbırakanı tanıyan bir kişi olmadığı, noterin bulunduğu binada çaycılık yaptığı, mirasbırakanın okur yazar olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığı kendi beyanlarından anlaşılmış olup bu haliyle de davacının mirasbırakanın okur yazar olmadığına dair yeterli ve hukuki bir delil sunmadığı, bunun yanında tanıkların ise mirasbırakanı tanıyan kişiler olduğu, mirasbırakanın okur yazar olduğuna dair görgüye dayalı beyanlarının bulunduğu dikkate alınarak mirasbırakanın okur yazar olduğunun anlaşılması nedeniyle asıl davada ..09.2008 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamenin iptaline karar verilmesinin doğru görülmediği-
6100 sayılı HMK'nunda "dahili davalı" adı altında bir müessese öngörülmemiş olup, dava açıldıktan sonra ek dilekçe ile davada taraf olmayan 3. kişilerin davaya dahili mümkün olmadığından davada taraf olmayan şahıs hakkında mahkemece aleyhe hüküm kurulmasının doğru görülmediği-
Çeklerdeki tarihinin tahrif edilerek dönüştürülmesi halinde, çeklerin tahriften önceki tarihlerde keşide edildiğinin ve ibraz sürelerinin buna göre değerlendirilmesi gerektiği- İbraz süresi geçen çeklere dayalı olarak hamil kambiyo yolu ile takip haklarını yitirmiş olsa da, TTK. mad. 732 uyarınca, keşideciye müracaat hakkının bulunduğu- Davalı bankaya karşı çeklerin keşidecisi davacının sebepsiz zenginleşmediğini ispat ile yükümlü olduğu-
Takip dosyasının 04.10.2013 tarihinde infazen işlemden kaldırılmış olduğu; bu durumun mahkemenin de kabulünde olduğu; öyle ise icra dosyası infaz edildiğinden hacze konu 272.017,20 TL yönünden de davanın konusuz kaldığı; bu sebeple, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve yargılama gideri ile vekalet ücreti yönünden de 6100 sayılı HMK'nun 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir edilmesi gerekeceği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
