Önceki haciz üzerine meskeniyet şikayetinde bulunulmamış olmasının, yapılan yeni haciz nedeniyle haczedilmezlik şikayetinde bulunulmasına ve bu şikayetin incelenmesine engel olmadığı, zira, borçlunun şikayet hakkının her haciz nedeniyle yeniden doğacağı-
Haczedilmezlik şikayeti üzerine taraflar gelmese bile icra mahkemesinin şikayetin esasını inceleyip karar vermesi gerekeceği, HUMK. 409/son (şimdi; HMK. 150/6) maddesini uygulayarak sonuca gidemeyeceği–
«Kendilerine satış ilanı tebliğ edilmediği» ileri sürülen ilgililer yerine, başka kişilerin bu sebeple ihalenin feshini isteyemeyeceği–
506 Sayılı Kanun'un geçici 20. maddesi kapsamında kurulan sandıklarca bağlanan aylıkların 5510 Sayılı Yasa'nın 93/1. maddesi uyarınca haczi mümkün olmayıp, 506 Sayılı Kanun'un 128. maddesi gereğince kurulmuş olan sandıklardan alınan maaşların ise İİK.nun 83.maddesi uyarınca 1/4'ten aşağı olmamak üzere kısmen haczinin mümkün olduğu; dolayısıyla borçlunun maaşını aldığı vakıf sandığının statüsü incelenerek, haczedilmezlik şikayeti hakkında karar verilmesi gerekeceği-
Akbank Tekaüd Sandığından alınan emekli maaşına konulan haczin kaldırılmasının şikayet konusu yapılabileceği- Her ne kadar borçlu dosya borcunun ödenerek sona erdiğini ileri sürmüş ise de, dosya kapsamından bu husus sabit olmadığı gibi şikayet konusu haciz de kaldırılmadığından, mahkemece öncelikle gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle borcun ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi, dosya infaz edilmiş ise konusu kalmayan şikayet hakkında bir karar verilmesi aksi halde şikayetin esasının incelenmesi gerektiği-
İcra Mahkemesince sıralamanın ihtiyati hacizlerin kesinleşme tarihlerine göre belirleneceği-
Takipte ve ödeme emrinde borcun sebebi olarak " genel kredi sözleşmesi ve ihtarnameler"in gösterildiği ve bu belgelerin takip talebi ekinde icra müdürlüğüne tevdi edildiği, borçlulara tebliğ edilen ödeme emri tebliğ zarfı üzerinde ise, “ bu zarf örnek 7 ödeme emri ihtiva eder” ibaresinin yazılı olduğu, borcun sebebi olarak gösterilen dayanak belgelerin, ödeme emri ile birlikte borçlulara tebliğ edilmediği anlaşıldığından, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekip, icra müdürlüğünce yeni ödeme emri hazırlanarak borçluya tebliğ edileceği ve bu yeni ödeme emrinin yeniden itiraz / şikayet hakkı vereceği, hal böyle olunca; her ne kadar İlk Derece Mahkemesinin ödeme emrinin iptaline yönelik kararı yerinde ise de, mükerrerlik şikayetinin esasının incelenmesi hatalı olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, borçluların İİK’nın 58 ve 61. maddelerine dayalı şikayetlerinin kabulü ile ödeme emrinin iptaline, ödeme emrinin iptali sebebiyle sair şikayet nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde öncelikle mükerrerlik iddiası incelenerek takibin iptali yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Satış talebinin red gerekçesinin aracın elde olmaması olduğu, bu kararın red olarak tezahür etmiş bir tespit olduğu, icra müdürü tarafından verilen red kararı, hakkın özüne zarar verecek nitelikte yorumlanarak, şikâyetçi haczinin düşmesine neden olarak gösterilemeyeceği-
Borçlu şirketin 2009 yılı itibariyle iflasının istenmesi gerektiği anlaşılmakla, şikayet tarihi nazara alındığında İİK. mad. 347 uyarınca 1 yıllık şikayet süresi dolduğundan, müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği-
Haksız şikâyet nedeniyle manevi tazminat istemi-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
