Akbank Tekaüd Sandığından alınan emekli maaşına konulan haczin kaldırılmasının şikayet konusu yapılabileceği- Her ne kadar borçlu dosya borcunun ödenerek sona erdiğini ileri sürmüş ise de, dosya kapsamından bu husus sabit olmadığı gibi şikayet konusu haciz de kaldırılmadığından, mahkemece öncelikle gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle borcun ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi, dosya infaz edilmiş ise konusu kalmayan şikayet hakkında bir karar verilmesi aksi halde şikayetin esasının incelenmesi gerektiği-
İcra Mahkemesince sıralamanın ihtiyati hacizlerin kesinleşme tarihlerine göre belirleneceği-
Takipte ve ödeme emrinde borcun sebebi olarak " genel kredi sözleşmesi ve ihtarnameler"in gösterildiği ve bu belgelerin takip talebi ekinde icra müdürlüğüne tevdi edildiği, borçlulara tebliğ edilen ödeme emri tebliğ zarfı üzerinde ise, “ bu zarf örnek 7 ödeme emri ihtiva eder” ibaresinin yazılı olduğu, borcun sebebi olarak gösterilen dayanak belgelerin, ödeme emri ile birlikte borçlulara tebliğ edilmediği anlaşıldığından, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekip, icra müdürlüğünce yeni ödeme emri hazırlanarak borçluya tebliğ edileceği ve bu yeni ödeme emrinin yeniden itiraz / şikayet hakkı vereceği, hal böyle olunca; her ne kadar İlk Derece Mahkemesinin ödeme emrinin iptaline yönelik kararı yerinde ise de, mükerrerlik şikayetinin esasının incelenmesi hatalı olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, borçluların İİK’nın 58 ve 61. maddelerine dayalı şikayetlerinin kabulü ile ödeme emrinin iptaline, ödeme emrinin iptali sebebiyle sair şikayet nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde öncelikle mükerrerlik iddiası incelenerek takibin iptali yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Satış talebinin red gerekçesinin aracın elde olmaması olduğu, bu kararın red olarak tezahür etmiş bir tespit olduğu, icra müdürü tarafından verilen red kararı, hakkın özüne zarar verecek nitelikte yorumlanarak, şikâyetçi haczinin düşmesine neden olarak gösterilemeyeceği-
Borçlu şirketin 2009 yılı itibariyle iflasının istenmesi gerektiği anlaşılmakla, şikayet tarihi nazara alındığında İİK. mad. 347 uyarınca 1 yıllık şikayet süresi dolduğundan, müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği-
Haksız şikâyet nedeniyle manevi tazminat istemi-
Konkordato mühletinin sona ermesi ile "takip yapma yasağı"nın ortadan kalkacağı ve konkordatonun ticaret mahkemesindeki onama aşamasında dahi icra takibi yapılabileceği (durmuş olan takiplere devam edilebileceği)-
Yeni bir kıymet takdirinin yapılmasının meskeniyet şikayeti yönünden yeni bir şikayet hakkı doğurmayacağı- Kural olarak icra mahkemesi kararları kesin hüküm teşkil etmez ise de, aynı konuda aynı taraflar arasında ve aynı icra müdürlüğü ya da takip işlemi hakkında verilmeleri ve kesinleşmeleri koşulu ile sonraki şikayet yönünden kesin hüküm teşkil edeceği-
Hazırlık soruşturması ve ceza yargılaması sırasında, bir kısım davalılar senetteki kişileri araştırdıklarında hayali olduklarını anladıklarını, kendilerinin de dolandırıldığını ifade ettiklerinden, şikâyet hakkının hukuka uygun olarak kullanıldığı ve davacıların kişilik haklarına saldırıda bulunulmadığı-
İhale alıcısı gibi ihale konusu taşınmazı teslim ve tahliye işlemi yapılmadan devralan yeni alıcıların da ihale alıcısının haklarına halef olarak icra dairesinden İİK' nun 135. maddesi gereğince tahliye talebinde bulunabileceği; İİK'nun 135. maddesi gönderilen tahliye emrine karşı üçüncü kişinin İİK. mad. 16/1 uyarınca 7 günlük sürede icra mahkemesine şikayet hakkı bulunması gerekeceği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
