Poliçe üzerinde muhatap davacıya ait kabul şerhinin bulunmadığı, TTK'nun 610. maddesine göre, muhatabın ancak poliçeyi kabul ettiği takdirde poliçe bedelini ödeme taahhüdü altına gireceği, kabule arzı zorunlu olmayan poliçe için lehdar tarafından gönderilen ödememe protestosunun, hamile, muhatap dışındaki poliçede imzası bulunan keşideci, ciranta ve aval verenlere karşı müracaat hakkı sağlayacağı, bu nedenle keşideci davalının poliçeye dayanarak, poliçeyi kabul etmeyen davacıdan poliçe bedelini talep etme hakkının bulmadığından, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacı yararına davalıdan istirdadına karar verilmesi gerekeceği-
Çekte ciranta konumunda olan takip alacaklısının, açılmış olan menfi tespit davasının tarafı olmadığından alınan ihtiyati tedbir kararının kendisi hakkında hüküm ifade etmeyeceği-
Davacı tarafından icra müdürlüğüne yapılan ödeme, ödeme emrinin tebliğinden önce olduğundan istirdat hükümleri uygulanamasa da sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda yapılan ödemenin geri alınabileceği-
Dava, TTK'nın 704. maddesine dayalı istirdat davası olup; bu madde hükmüne göre, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak kötü niyetle iktisap etmiş olması veya iktisabta ağır bir kusurunun bulunması halinde çeki geri vermekle yükümlü olduğu, kötü niyetle iktisap veya iktisabta ağır kusurun ispatı ise çek istirdadını talep eden davacıya ait olduğu-
Takip dayanağı çekin arka yüzünün incelenmesinden, birinci ciranta olan şikayetçi borçlunun cirosunun iptal edildiğinin saptanması halinde, çizilmiş ciro yazılmamış sayılacağından, cirosu iptal edilen şikayetçi hakkında, borçlu sıfatı ile talip yapılamayacağı-
Lehine ciro yapılan kimsenin ciroda gösterilmesine gerek bulunmadığı gibi cironun sadece cirantanın imzasından ibaret olabileceği—
Hamiline düzenlenmiş çekte, ”ilk ciranta” konumundaki alacaklının, keşideci imzasının adı geçene ait olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu, çekteki imzanın borçlunun eli ürünü olduğunu kontrol etmeden ya da imzanın huzurunda atılmasını sağlamadan çeki almış olan alacaklının, imzasına itirazı mahkemece kabul edilmiş olan borçluya karşı yaptığı takipte “ağır kusurlu” kabul edileceği ve bu nedenle mahkemece aleyhine % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceği-
Davanın bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu- Davaya konu bonoda davacı (A) lehtar konumunda olup, kendisinden sonra gelen cirantalara karşı bono bedelinden hukuken sorumlu olması nedeniyle, eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu-
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda, davacı tarafından çalındığı iddia edilen çeke ilişkin olarak mahkemece, çekin keşide tarihinde davacı vakfı temsile yetkili kişiler belirlenip çek üzerindeki imzaların bu yetkililere ait olup olmadığı yönünde bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesinin gerekip gerekmediği-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.