Takip dayanağı çekin arka yüzünün incelenmesinden, birinci ciranta olan şikayetçi borçlunun cirosunun iptal edildiğinin saptanması halinde, çizilmiş ciro yazılmamış sayılacağından, cirosu iptal edilen şikayetçi hakkında, borçlu sıfatı ile talip yapılamayacağı-
Lehine ciro yapılan kimsenin ciroda gösterilmesine gerek bulunmadığı gibi cironun sadece cirantanın imzasından ibaret olabileceği—
Hamiline düzenlenmiş çekte, ”ilk ciranta” konumundaki alacaklının, keşideci imzasının adı geçene ait olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu, çekteki imzanın borçlunun eli ürünü olduğunu kontrol etmeden ya da imzanın huzurunda atılmasını sağlamadan çeki almış olan alacaklının, imzasına itirazı mahkemece kabul edilmiş olan borçluya karşı yaptığı takipte “ağır kusurlu” kabul edileceği ve bu nedenle mahkemece aleyhine % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceği-
Davanın bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu- Davaya konu bonoda davacı (A) lehtar konumunda olup, kendisinden sonra gelen cirantalara karşı bono bedelinden hukuken sorumlu olması nedeniyle, eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu-
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda, davacı tarafından çalındığı iddia edilen çeke ilişkin olarak mahkemece, çekin keşide tarihinde davacı vakfı temsile yetkili kişiler belirlenip çek üzerindeki imzaların bu yetkililere ait olup olmadığı yönünde bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesinin gerekip gerekmediği-
Çekte alacaklı ve borçlu sıfatı birleştiğinde çeke bağlı olan borcun da sona ermiş olacağı-
11. HD. 08.02.2023 T. E: 2021/4856, K: 692
Bonoyu elinde bulunduran kimsenin, son ciro beyaz ciro olsa dahi, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşılması halinde, 'yetkili hamil' sayılacağı; bonoda ilk cironun lehdara ait olması gerektiği, lehdarın cirosundan sonra senedi devralan hamillerin 'yetkili hamil' sayılacağı-
Dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu haline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmadığı gibi, HMK.nun 176 ve devamı maddelerinde düzenlenen ve dava prosedüründe tatbiki mümkün olan ıslah müessesesinin imzaya itiraz hakkında uygulanma olanağının olmadığı-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.