İhale konusu...ve ... plakalı araçlara ilişkin ihalenin feshi yargılamasında alınan .../.../.... tarihli bilirkişi raporunda her iki araca ilişkin olarak; aracın 2 adet aküsü söküldüğü araç üzerinde olmadığı, aküleri ve anahtarı olmadığından km saati okunamadığı, ön tampon sol tarafı ile sol kapı alt dış basamağının kırık durumda olduğu, ön göğüs panjuru sökülmüş ve araç üzerinde olmadığı, sağ kapı camının kırık olduğu, sağ alt dikiz aynasının kırık olduğu, teybin sökülmüş olduğu, vebosto(ısıtıcı) düğmesi sökülmüş olduğu, arka sol ve sağ davlumbazlarının kırılmış, sökülmüş kullanılamaz durumda olduğu, sol arka aks sökülmüş olduğu, şoför mahalli üst rüzgarlık kırık durumda olduğu, yakıt deposu yerinden sökülmüş, boru ve bağlantıları kopmuş vaziyette olduğu, aracın arka sol ve sağ lastiklerin ile ön sol ve sağ lastikleri aşınmış, patlamış, yarılmış olduğu belirtilmiş olmakla, satış ilanında sadece “anahtarının olmadığı, boyasının orta derecede olduğu, döşemelerin ve göğüslerinin orta derecede olduğu, karoserinde herhangi bir vuruk olmadığı, arka ve ön lastiklerin mevcut olduğu lastiklerin %30,40 seviyesinde olduğu” belirtildiği, dosya içeriğinde ihale konusu araca ilişkin başkaca bilgiye yer verilmediği, araçların mevcut durumunun kullanılmaz halde olduğu, malın esaslı vasıflarında hataya düşürülmesi niteliğinde olduğu görülmekle bu durumda, mahkemece ihalenin feshi talebinin kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
İİK’nun 165/I maddesi uyarınca iflasın açılması kararında “iflasın açılma anı”nın gün ve saat olarak gösterilmesi gerekeceği-
Kendi imzasını taşıyan genel kredi sözleşmelerine dayalı olarak borçluya kullandırılan kredilere kefil davalının, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olduğu- Mahkemece öncelikle davalı kefilin imzasını taşıyan sözleşmelerden doğan bir borç bulunup bulunmadığının belirtilmesi ve daha sonra kefilin durumunun ağırlaştırılıp ağırlaştırılmadığının irdelenmesi yönünden konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınıp, uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekeceği-
Alacak, tapu iptali ve tescili davası-
Uyuşmazlık, İİK 308 /b kapsamında alacak istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın bedelsiz  senedi kullanma , haksız şikayet , haksız takip ve haksız hacizden  kaynaklanan kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat isteğine ilişkin olduğu - Senedin teminat senedi olarak alındığı ,  işverenin zararının  ispat  edilemediği , davalının  teminat senedi olarak verildiğini bildiği ve davacıdan alacağı bulunmadığı halde,  iş sözleşmesi uyarınca alacağını almak için dava açarak davayı kazanan davacı aleyhine olacak şekilde ona yapılacak ödemeyi sonuçsuz bırakma amaçlı olarak  icra takibine konu etmesi ,  menkul ve maaş haczi yapılması eyleminde, kötü niyetli ve ağır kusurlu  davrandığı - Hırsızlık ve dolandırıcılık gibi suçların  yüz kızartıcı suçlar olması nedeni ile hırsızlık ve dolandırıcılık gibi ağır sonuçlar doğurabilecek bir konuda şikayet hakkının kullanılmasından önce yeterince ve ciddi olguların varlığının belirlenmesi, acele davranılmaması ve kayıtsızlık da gösterilmemesi gerektiği , dolayısıyla ekonomik yönden güçsüz olan işçi hakkında  , sonraki iş yaşamını da etkileyecek dolandırıcılık  eyleminden şikayetçi olunurken yeterince ve ciddi olguların varlığının belirlendiğinin söylenemeyeceği- Manevi tazminat taleplerinde takdir edilecek paranın, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi olan özgün bir nitelik taşıdığından, bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği - O halde bu tazminatın sınırının onun amacına göre belirlenmesi gerektiği, takdir edilecek tutarın, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerektiği-
Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın muaccel olabilmesi için, hesabın kat edildiğine dair ihtarın asıl borçluya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olması gerekeceği–
Önalım (şuf’a) hakkının kullanılması nedeni ile önalım hakkı sahibi alıcının, bedele ilişkin yükümlülüğü, hakka konu olan payın kullanıldığı tarihteki (önceden kullanılmamışsa dava tarihi) değeri olması gerekeceği-
Tapu iptali ve tescil istemli davada, dava konusu taşınmazın değeri üzerinden nispi harç alınması gerektiği- Davacı tarafça eksik nispi harcın tamamlanması halinde; mahkemece; bağımsız bölümün davacı arsa sahibine sözleşme kapsamında teslimi gerektiğini bilen davalıların teslimi gerçekleştirmeyerek öncesi itibariyle sattıkları daha sonra aynı kişiden satın almak suretiyle davalı bağımsız bölümün kayıtlandığı, bu kişilerin sözleşmenin ve davanın tarafı olduğu dikkate alınarak, davacıdan taşınmazı üzerindeki takyidatlarla yüklü olarak tescil isteyip istemediği sorularak, ipotek ve hacizlerle yüklü olarak talepte bulunması halinde, üzerinde bulunan takyidatlarla birlikte tapu iptali ve tescile karar verilmesi; takyidatlardan ari olarak tapu iptali ve tescil isteminde bulunması durumunda ise, akit tablosu celp edilerek taşınmaz üzerinde mevcut hacizlerinin devam edip etmediği, yine Bankasnın ipoteğinin kim tarafından konulduğu, devam edip etmediği araştırılarak, gerektiğinde davacı vekiline ipotek ve haciz sahipleri aleyhine dava açarak işbu dava ile birleştirilmesini sağlamak üzere süre verilmesi, ipoteğin ve hacizlerin kaldırılması mümkünse fekleri, aksi halde bedellerinin depo edilmesi hususları karar yerinde tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.