İcra ve İflas Kanunu'nda birinci ihaleyi alıp ihale bedelini ödemeyerek ihalenin iptaline neden olan alıcıların ikinci ihaleye katılmalarına yasal bir engel bulunmadığı- İhale alıcılarının ihalenin son günü pey sürmesi ve o zaman kadar başka bir kimsenin de pey sürmediği göz önüne alındığında fahiş pey sürerek ihaleye katılımın engellendiğinden de söz edilemeyeceği- Şikayetçi paydaşların ihalenin feshi isteminin reddi gerektiği-
Şikayetçinin "kendisinden önce en son teklif eden tarafından 1.050.000 TL. yazılacağı yerde sehven 1.050.000.000 TL. teklif verildiğini fark edemediğinden dolayı sehven 1.050.020.727 TL teklif sunduklarını" beyanla ihalenin feshini talep etmişse de; ihale katılımcısının muhammen bedelin üzerinde teklif verebilmesi için ihale sırasında muhammen bedelin üzerinde teklif vereceğine dair seçeneği işaretlemiş olmasının gerektiği, yine verilen teklifin onayının istendiği, bununla birlikte verilen teklifin muhammen bedelin çok üstünde teklif verilmiş olması durumunda ise sistemin muhammen bedelin aşıldığı uyarısını vererek onay istediği, teklifin tüm bu onaylar sonrası sisteme işlendiği- İİK. m. 111/b- 5 uyarınca, kişinin kendisinin sunmuş olduğu tekliften daha yüksek bir teklifte bulunulmadığı sürece teklifini geri alamayacağı, elektronik sistemde pey sürülürken sistemin yapmış olduğu uyarılar, muhammen değer ile teklif edilen değer arasındaki farkın çok olması nazara alındığında teklif edilen peyin maddi hata olarak kabul edilemeyeceği, bu durumda mahkemece ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerektiği-
İİK.'nun 115. maddesi ile satışın icra müdürlüğünce iptalini gerektiren sebepler sınırlı sayıda olmak üzere belirtilmiş olup, somut olayda belirtilen sebeplerden hiçbirinin bulunmadığı bu sebeplerin icra müdürlüğünce genişletilemeyeceği anlaşılmakla, mahkemece şikayetin kabulüne karar verilerek satışın düşürülmesine ilişkin icra müdürlüğü kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekeceği- Müdürlükçe öncesinde satılan taşınmazın ihale bedelinin dosya borcunu karşıladığı gerekçesiyle satışın düşürülmesine karar verilemeyeceği-
İİK’nın 115. maddesi uyarınca ihale bedeli 5.175.150,00 TL'nin, muhammen bedelin yüzde ellisi ve satış masrafları toplamı ile rüçhanlı alacağı ayrı ayrı karşıladığı görüldüğünden İlk Derece Mahkemesince, başkaca fesih nedeni de bulunmadığı dikkate alınarak, borçlunun ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi isabetli olup, Bölge Adliye Mahkemesince ihale bedelinin; muhammen bedelin yüzde ellisi, satış masrafları ve ipotek bedeli toplanarak elde edilen 5.177.352,60 TL'nin altında kaldığı gerekçesi ile ihalenin feshi yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
HMK’nın 322/2. maddesi gereğince; paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi için satış yapılması gereken hâllerde, hâkimin satış için bir memur görevlendireceği, taşınır ve taşınmaz malların satışının İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılacağı- İhalenin feshini talep eden şikayetçi 3. kişi, şikayete konu ihaleye katılıp pey sürdüğünden ihalenin feshini isteyebilecek kişilerden olduğunun kabulü gerekip, Bölge Adliye Mahkemesinin, şikayetçinin, ihalenin feshini istemekte aktif husumetinin bulunmadığına dair gerekçesinin doğru olmadığı- İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince hükme esas alınan İcra ve İflas Kanunu Uyarınca Elektronik Ortamda Yapılacak Satışların Usulü Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesi taşınır satışlarına ilişkin olup, somut uyuşmazlık taşınmazın satışına ilişkin olmakla söz konusu Yönetmeliğin 8/1-c maddesi ile İİK’nın 126. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken aynı Kanun’un 114/7-3. maddesine değinmekte fayda olup, bu düzenlemeler gereğince; artırmaya katılabilmek için teminat gösterilmesinin zorunlu olduğu ve gösterilecek teminatın teminat mektubu olması hâlinde, artırmaya katılacakların, en geç artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar satışa konu mahcuzun kıymetinin yüzde onunu karşılayacak tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubunu, satışı yapan icra dairesine tevdi etmelerinin zorunlu olduğu- İİK’nın 129. maddesinin göndermesi ile taşınmaz satışlarında da uygulanan aynı Kanun’un 115. maddesinin beşinci fıkrasında, satışı gerçekleştiren müdürün hangi hallerde ihalenin yapılamadığına ya da iptal edildiğine karar verebileceği düzenlenmiş olup, bunlar dışındaki bir sebeple, başlamış olan ihaleye icra müdürünün müdahale yetkisinin olmadığı, buna göre; icra müdürü (somut uyuşmazlıkta satış müdürü), asgari ihale bedelinin teklif edilmediği, en yüksek teklif verenin ihale bedelini yatırmadığı veya teklif verme süresinin bitiminden önce borcun ödendiği hâllerde ihalenin yapılamadığına ya da iptal edildiğine karar verebilecek olup, somut uyuşmazlıkta, elektronik ihalenin başlamasından 16 gün önce sunulan ve bu teminat mektubu ile ihaleye katılımı uygun görülen şikayetçinin, ihalenin devamı sırasında üç kez de teklif verdikten sonra, satış isteyen hissedar vekilinin satış müdürlüğüne yaptığı talep üzerine, satış müdürünün 17.07.2024 tarihli kararı ile, şikayetçinin sunduğu teminat mektubunun kesin olmayıp geçici olması gerekçe gösterilerek ihaleye katılım yetkisinin kaldırılmasına karar verilmesinin yasal dayanağı olmadığının ve teminat mektubuna ilişkin iddianın yapılacak ihalenin feshi şikayetinde ileri sürülmesi halinde mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinin kabulünün zorunlu olduğu- Satış müdürünün, başlamış olan ihalede, teminat mektubu kabul edilerek ihaleye katılan şikayetçi tarafından pey sürüldükten sonra, kanunda sayılan haller dışında ihaleye müdahale yetkisi bulunmadığı ve bu suretle şikayetçinin ihalenin devamı sırasında ihaleden çıkarılması nedeniyle ihalenin normal koşullarda yapılmadığı nazara alınarak, ihalenin feshi isteminin kabulü gerekirken reddi yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Elektronik satış uygulamasına geçilen mahallere ilişkin Adalet Bakanlığınca yayınlanan listeye göre ... ili ve ilçelerinde uygulamaya 01.06.2022 tarihinde geçildiği- Somut olayda satış kararının 14.12.2023 tarihinde alınarak 15.12.2023 tarihinde satış kararının ilan edildiği dikkate alındığında söz konusu madde uyarınca değişikliklerin somut olayda uygulanmasının gerektiği- bu kapsamda mülga edilen İİK'nın 133. Maddesi kapsamında değerlendirme yapılamayacağı, 12.02.2024 tarihli 1. satış tarihinde taşınmazın ihalesinin yapıldığı, ancak belirlenen 7 günlük sürede ihale bedelinin yatırılmaması nedeniyle icra müdürlüğünce ihale kararının kaldırılmasına karar verildiği, ancak 133. maddenin mülga olduğu ve dava tarihinden sonra ihale kararının kaldırıldığı dikkate alındığında ihalenin feshi talebinin konusunun kalmadığı-
Asıl davanın, dava tarihi itibarıyla davalılardan anonim şirketinin %95 hissesinin, bu hisseler karşılığında düzenlenen muvakkat ilmühaberlerin mülkiyetinin davacı şirkete ait olduğunun, davalı üçüncü kişinin pay defterine İcra Müdürlüğünce yapılan kaydın geçerli ve bağlayıcı olduğunun tespiti istemine ilişkin olduğu, davaya konu hisse senetleri davacının borcundan dolayı kesinleşen icra takibi sonucunda -ilk ihale tebligat usulsüzlükleri nedeniyle iptal edilmiş olmasına rağmen- iptaline karar verilen bu ihale ile hisseleri satın alan ve davacı tarafça kötüniyetli oldukları ispatlanamayan, ihale alıcısı emin sıfatı ile zilyetten edinen iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olan davalıların bu kazanımlarını etkilemeyecek olmasına göre mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu- Ceza mahkemesi kararında, davacı tarafından davalı tarafa karşı ileri sürülen maddi vakıaların hukuka aykırılığına yönelik olarak tereddüde mahal vermeyecek düzeyde açık bir tespite yer verilmediği, sadece davalı şirketlerin yöneticilerinin fiilleri hakkında isnat edilen suçlar yönünden yapılan değerlendirme ile delil yetersizliği sonucu atılı suçların davalı şirketlerin yöneticileri tarafından işlendiğinin sabit olmaması ve suçların unsurları itibarı ile oluşmadığı nedenine dayalı olarak beraat kararı verildiği, ceza mahkemesi kararının eldeki davaya bir etkisinin bulunmadığı- “İhalenin feshi kararlarının kesinleşmesiyle birlikte davalının iyiniyetli zilyet ve malik sayılmasının mümkün olmadığı, davalının sonradan iptal olunan ihale ile elde ettiği davalı şirket hisselerinin %56’sını üçüncü kişiye, %33,5’ini dördüncü kişiye çok kısa sürede devrettiği, anılan şirketlerin geçmişte hiçbir liman işletme tecrübesi, yeterli personeli bulunmayan ve oldukça düşük sermayeli şirketler olduğu, devir öncesinde ticari teamüllere aykırı şekilde hiçbir hukuki ve iktisadi inceleme (due diligence) raporu alınmadığı, hisse alım satımına ilişkin para trafiğine rastlanmadığı, davalıların hayatın olağan akışına aykırı, kötüniyetli ve muvazaalı olarak birlikte hareket ettiklerine dair ciddi ve haklı itiraz ve iddiaları dikkate alınmadığı, üçüncü kişiler arasındaki muvazaanın her türlü delille ispat edilebileceği, delil yetersizliği sebebiyle verilen beraat kararlarının hukuk mahkemelerini bağlamayacağı, Ağır Ceza Mahkemesi tarafından olayın hukuki ihtilaf olduğu ve değerlendirmenin hukuk mahkemeleri tarafından yapılması gerektiğinin ifade edildiği gözden kaçırılarak, iyiniyetin sonuca etkisi tartışılmaksızın, genel mahkemeler açısından bağlayıcılığı olmayan icra hukuk mahkemesi kararına dayanarak davalı şirketlerin hisse senetlerini iktisapta iyiniyetli sonraki müktesip oldukları kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle direnme kararının bozulması gerektiği” görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüşün Kurul çoğunluğunca benimsenmediği-
Somut olayda, elektronik satış uygulamasına geçilen mahallere ilişkin Adalet Bakanlığınca yayınlanan listeye göre tüm ülke genelinde uygulamaya 02.01.2023 tarihinde geçildiği, arttırma ilanının 09.02.2024 tarihli olduğu dikkate alındığında değişikliklerin somut olayda uygulanmasının gerektiği, bu kapsamda mülga edilen İİK'nın 133. maddesi kapsamında değerlendirme yapılamayacağı-
Somut olayda yürürlükten kaldırılmış olan İİK'nın 133. maddesi kapsamında değerlendirme yapılamayacağı, şikayete konu 114 ada 11 parsel ve 114 ada 6 parsel ve 129 ada 45 parsel sayılı taşınmazların 07.03.2023 tarihli 1. satış gününde ihalelerinin yapıldığı, ancak belirlenen sürede ihale bedelinin yatırılmaması nedeniyle icra müdürlüğünce alınan 15.03.2023 tarihli kararla ihale bedelinin yatırılmaması nedeniyle bu üç taşınmaza ilişkin ihalelerin iptali ile satış işlemlerinin devamına karar verildiği, yukarıda açıklandığı üzere 133. maddenin mülga olduğu da dikkate alındığında 114 ada 11 parsel, 114 ada 6 parsel ve 129 ada 45 parsel sayılı taşınmalara ilişkin şikâyet konusu edilen 07.03.2024 tarihli ihalenin feshi talebinin de konusunun kalmadığı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesince 114 ada 11 parsel ve 114 ada 6 parsel sayılı taşınmazlar yönünden konusu kalmayan şikâyet hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve şikâyetçi aleyhine para cezasına hükmedilmemesine karar verilmesi ve 129 ada 45 parsel sayılı taşınmaz yönünden konusu kalmayan şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve şikayetçi lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken bu taşınmaz yönünden ihalenin feshine karar verilmesi ve şikayetçi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz olduğu-
Şikayetin konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği-
