22. HD. 06.02.2019 T. E: 2016/3128, K: 2450-
22. HD. 04.02.2019 T. E: 2017/19511, K: 2233-
22. HD. 04.02.2019 T. E: 2017/19510, K: 2232-
22. HD. 04.02.2019 T. E: 2017/19519, K: 2237-
Davalı tarafından talep gibi murisin çalışmasından kaynaklı 149 günlük izin süresi karşılığı olarak hesaplanan yıllık izin ücretinin davacı mirasçılara dava tarihinden önce ödendiği anlaşıldığından, davanın reddi gerektiği-
İşçi fazla mesai yapsın yapmasın prim ödemesi var ise bu ek ücrete hak kazanacağın, primin fazla mesai ücretinden mahsubu edilemeyeceği, ister gezerek, isterse işyerinde çalışsın işçinin mesaisi artıkça prim alacağı artacağından, fazla mesai alacağının hesaplanmasında yapılması gereken, aylık sabit ücret kısmının 1,5 çarpanı ile prim miktarının ise 0,5 çarpanı ile çarpılarak fazla çalışma alacağının belirlenmesi gerektiği- Hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücret günleri için yapılan hesaplamalarda mahkemece kayıtlar dikkate alındığından, hesaplanan miktarın takdiri indirimsiz hüküm altına alınması gerektiği- Kayıt sunulmayan dönem bakımından davacının dini bayramların ilk günü haricinde çalıştığı kabul edilerek, tanık beyanları ile ispatlanan bu dönem için hesaplanacak alacak hakkın özünü zedelemeyecek oranda bir takdiri indirim ile hüküm altına alınması gerektiği-
Çalışanın işyerinde kullanılan üretim araçlarına sahip olup olmaması, kar ve zarara katılıp katılmaması, girişimcinin sahip olduğu karar verme özgürlüğüne sahip olup olmaması bağımlılık unsuru açısından önem taşıdığı- Bağımsız çalışanı, işçiden ayıran ilk önemli kriterin, çalışan kişinin yaptığı işin yönetimi ve gerçek denetiminin kime ait olduğu- Çalışanın münhasıran aynı iş sahibi için çalışması, tek başına yeterli olmasa da aralarında bağımlılık ilişkisi bulunduğuna delil oluşturabileceği- Kural olarak işçi sayılan kişinin kendi işçileri ve müşterileri bulunmayacağından, münhasıran bir iş sahibi için çalışan kişinin, ücreti kendisi tarafından ödenen yardımcı eleman çalıştırması ve işin görülmesinde ondan yaralanması hallerinde çalışma ilişkisinin bağımsız olduğu- İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde iş mahkemelerinin görevine ilişkin düzenleme nedeniyle, işçi sıfatını taşımayan kişinin talepleriyle ilgili davanın, iş mahkemesi yerine genel görevli mahkemelerde görülmesi gerektiği-
Fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına yönelik talep bakımından, alacak iddiasının tanık anlatımlarına dayandırılması sebebiyle, davanın kabul edilmesi halinde, hesaba esas alınan süre ve alacağın miktarı nazara alınarak uygun oranda takdiri indirim yapılması gerekliliği söz konusu olacağı ve hakimin takdir yetkisine bağlı olarak yapılacak indirim oranı baştan belirli olmayacağından, söz konusu alacakların belirsiz alacak olduğu, kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ve ücret alacakları bakımından ise, davacı, çalışma süresini, kendisine en son ödenen aylık ücret miktarını, kullandırılmayan yıllık izin ücreti alacağını, belirleyebilecek durumda olduğundan, dava konusu kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının gerçekte belirlenebilir alacaklar olduğu ve dolayısıyla belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği- 
Davacının çalıştığı alt işveren şirketlerle yapılan ihale sözleşmesi ve idari şartnameler ve davacının yaptığı işe göre her bir sözleşme döneminde çalışmaya dayanak hizmet alım sözleşmeleri, teknik ve idari şartnameler ile hizmet sözleşmeleri sair ekleri davalıdan ve davacının çalıştığı alt işverenden celp edilerek yemek ve yol yardımına ilişkin incelenme yapılması gerektiği- Kıdem ve ihbar tazminatına esas alınacak olan giydirilmiş ücretin tespitinde asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler gözönünde tutularak belirlendiğinden, ikramiye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemeler kıdem tazminatı hesabında dikkate alınacağı-
Davalı vekiline yeminle ilgili usuli işlemleri tamamlamak üzere süre verilerek, davacı duruşmaya davet edilip, yemin teklifinde bulunulması ile davalı tarafın yemin teklifi davacı asile usulüne uygun şekilde bildirilip sonucuna göre gerektiği-