Vade unsuru bulunmayan bonoların görüldüğünde ödenecek bono vasfında olduğu- Takip borçlusu bonoyu düzenleyen (keşideci) olup, düzenlenme tarihinden itibaren 1 yıllık ibraz müddeti (ve onun bitiminden itibaren 3 yıllık zamanaşımı süresi) içinde takibe geçilmediğinden zaman aşımı süresinin bonoyu düzenleyen şikayetçi borçlu yönünden dolduğu- Borçlu şikayet dilekçesinde açıkça zamanaşımı itirazında bulunduğundan  itirazda bulunan borçlu yönünden takibin durdurulmasına karar verilmesi gerektiği-
Takip dayanağı bonoda düzenlenme yerinin bulunmadığı gibi tanzim edenin adı ve soyadı yanındaki adreste de idari birim yazılı olmadığından, tanzim yeri içermeyen dayanak bononun 6102 sayılı TTK'nın 776/1-f maddesi gereğince kambiyo senedi vasfını haiz olmayıp adi yazılı senet  niteliğinde olduğu, borçlu .......... tarafından ............ emrine düzenlenen senedin, lehtarın cirosu ile alacaklıya devredildiği anlaşılmakta ise de  bu senet bono niteliğinde olmadığı için lehtarın cirosu ile senette mündemiç hakkın takip alacaklısına geçmeyeceği, TBK'nın 184. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak yapılmış bir temlik de bulunmadığından senetteki hakkın takip alacaklısı .........'e devredilmediği, bu durumda adı geçen kişinin takip hakkının da bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece; takip dayanağı senet  yönünden yetkili  hamil sıfatı bulunmayan alacaklının itirazın kaldırılması isteminin reddine  karar verilmesi gerekeceği-
Bononun düzenleme yeri unsurunu ihtiva etmesi gerektiği, senedin düzenlendiği yerin, ödeme yeri ve aynı zamanda düzenleyenin yerleşim yeri sayılacağı, dayanak belgenin, anılan niteliği haiz olmaması halinde de seçilen takip yoluna bakılmaksızın bu kez TBK’nun 146. maddesindeki on yıllık zamanaşımı uygulanacağı- Kambiyo senedi niteliği bulunmayan bu senet ile başlatılıp kesinleşen takipte, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takibin kesinleşmesi, sözü edilen durumu değiştirmeyeceğinden olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresi, Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup zamanaşımı süresi dolmadığı ve icranın geri bırakılması talebinin reddine karar verilmesi gerektiği-
Takip konusu belgenin kambiyo vasfını taşıyabilmesi için "senedi düzenleyenin imzasını" ihtiva etmesi gerektiği, sorumluluk için sadece imzadan söz edildiğini, birden fazla imzanın bulunması koşul olarak kabul edilmediği- Bononun düzenleyen bölümünde kaşesi bulunan şirketin, bonodan dolayı sorumlu olabilmesi için düzenleyenin imzasının bulunması yeterli olup, bu imzanın, düzenleyen şirket unvanı ya da kaşesi üzerine atılması gerekmediği, düzenleyenin imzasının, bononun alt kısmında ve metni kapsar biçimde olmasının yeterli olduğu- Takip borçlusu şirketin takibe konu bononun keşidecisi olduğu ve tanzim tarihinde şirket yetkilisi tarafından imzalandığı anlaşıldığından, alacaklı tarafından borçlu şirket aleyhine takip başlatılmasında usul ve yasaya uymayan bir yön bulunmadığı-
Ödünç verilen paranın iadesine ilişkin itirazın iptali davası- Takibe dayanak yapılan bononun hamiline yazılı olup kambiyo vasfını taşımadığının icra hukuk mahkemesi kararı ile de tespit edildiği (TTK'nın 776 ve 777 md) anlaşıldığından, bu hali ile adi yazılı belge niteliğinde olan belgenin aksinin davalı tarafça aynı nitelikte yazılı bir belge ile ispatı gerektiği-
Bonoların illetten mücerret bir alacak belgesi olup senet metninden ayrıca ve açıkça anlaşılmadıkça, doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız olarak takip konusu edilecekleri, somut olayda takip dayanağı senetler, TTK'nun 776. maddesi uyarınca tüm unsurları içeren kambiyo senedi niteliğini haiz bono olup borçluların bonoların teminat senedi olduğunu iddia etmediği, temel borç ilişkisinin karşılıklı edimler içerdiğini, alacaklının edimini yerine getirmediğini iddia ettikleri, borçlular tarafından İİK'nun 169/a maddesi uyarınca borcun olmadığı, itfa veya imhal edildiği resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat edilmediği, o halde, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiğinden bahisle borca itirazın kabulüne dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının isabetsiz olduğu-
Takibe dayanak bononun verilmesine esas olduğu iddia olunan ............ tarihli protokolün 3.4. maddesinde; muteriz borçlu (keşideci) ............ tarafından davalı alacaklıya 2.000.000 TL'lik teminat senedinin elden teslim edildiği, ödemenin yapılması ile beraber teminat senedinin geçerliliğini kaybedeceği ifadelerinin yer aldığı ve protokolün taraflarca imzalandığı görüldüğünden, takibe dayanak bononun teminat olarak verildiği, dolayısı ile senedin, TTK'nın 776/1-b maddesinde belirtilen "kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi" unsurunu taşımadığının ve kambiyo senedi vasfına haiz olmadığının anlaşıldığı, o halde, mahkemece şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Somut olayda, alacaklı tarafından takibe konu edilen senetlerde tanzim yeri gösterilmediği gibi, tanzim edenin adı ve soyadı yanındaki adreste de idari birim yazılı olmadığından, tanzim yeri içermeyen dayanak belgenin, 6102 sayılı TTK'nın 776/1-f maddesi gereğince kambiyo senedi vasfında bulunmadığı, icra takibine konu alacak hangi zamanaşımı süresine tabi ise, icra takibinin kesinleşmesinden sonraki dönemde de aynı zaman aşımı süresinin uygulanacağı, bu durumda, kambiyo senedi niteliği taşımayan dayanak belgelerin, bono niteliğinde olmayıp, adi havale hükmünde olduğundan takip, dayanak senetlerin tanzim tarihleri itibariyle uygulanması gereken 6098 sayılı TBK’nın 146. maddesinde düzenlenen on yıllık zaman aşımına tabi olacağı, takipte bu sürenin dolmadığı ve dolayısıyla zaman aşımının gerçekleşmediği anlaşıldığından, mahkemece, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde gerçekleşen zamanaşımı şikayetinin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Senet üzerinde bulunan “24.01.2018 tarihli protokole istinaden düzenlenmiştir.” ibaresi, tek başına senetlerin teminat senedi olduğu iddiasını ispata yeterli değil ise de bu ibare, 24.01.2018 tarihli protokolle birlikte değerlendirildiğinde; protokol içeriğindeki taraflar, miktar ve vade tarihi takibe konu bono ile aynı olup, bahse konu bononun taraflar arasındaki ilişkinin teminatı olarak verildiğinin, ilgili maddelerde belirtildiği şekilde kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadini içermediğinin anlaşıldığı, ayrıca senet metninden anlaşılan mutlak def’i mahiyetindeki iddiaların senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebileceği, o halde mahkemece, İİK'nın 170/a-2 maddesine göre takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Takibe dayanak çekin 01.07.2021 keşide tarihli ve 100.980,00 USD tutarlı olduğu, borçlu tarafından dosyaya sunulan 04.02.2021 tarihli Duman ve Yangın Perdeleri Yapılması Taşeron Sözleşmesinde takip alacaklısının işveren, borçlunun taşeron olarak gösterildiği sözleşmenin 21. a maddesinde; "işveren sözleşme imzalanmasını müteakip idareye taşeron tarafından sunulacak projenin onayı sonrası taşerona avans olarak 31.860 USD nakit ve 63.720 USD 105 gün vadeli çek verecek ve avans teminatı olarak açık tarihli 95.580 USD çek alacaktır, imalatlar tamamlandığında teminat çeki iade edilecektir" denildiği, 25. maddesinde; “Taşeron 5.400 USD tutarlı teminat çeki verecektir.” düzenlemesinin yer aldığı, bu maddelerdeki ibarelerde takibe dayanak çeke miktar, keşide tarihi yönlerinden açık atıf yapılmadığı, çek üzerinde teminat olgusunu ortaya koyacak bir ibare yer almadığı gibi davalı alacaklı tarafça da teminat iddiasının kabul edilmediği anlaşıldığından, mahkemenin itirazın reddine ilişkin kararına karşı borçlu tarafından yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmesi gerekeceği-