İş alacakları ve haksız fesih iddiasına dayalı kıdem ve ihbar tazminatları istenen somut uyuşmazlıkta davacının yıllık izin alacağı için başvuru tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı, davacının aralıklı olarak farklı dönemlerde çalıştığı, ilk çalışma döneminin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmayacak şekilde sona erdiği hususunun taraflarca ispat edilemediği gerekçesiyle reddi gerek olduğu-
Davacı vekilinin lehe olan bozma sebebine ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesince bu hususta hatırlatma yapılmasına rağmen önceki hükümde direnilmesini talep ettiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da direnme kararı verildiğine göre, davacı vekilinin artık direnme kararını temyiz etmekte hukukî yararının bulunmadığı-
İşveren ile işyerinde işçiler arasında düzenlenen iş sözleşmelerinde ücretin net miktar üzerinden kararlaştırılması nedeniyle tüm vergi ve yasal yükümlülüklerin işveren tarafından karşılanacağı ve işçinin ücretinde azalma olmayacağı, gelir vergisinin de işverenin uhdesinde kalacağı, işçi-işveren ilişkisinde gelir vergisi istisna uygulamasının bir etkisinin bulunmadığı- 3218 s. Kanun’un geçici 3. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde belirtilen şartların gerçekleşmesi durumunda, serbest bölgelerde çalışan işçilerin ücretlerinden kesilen ve tahakkuk eden gelir vergisinin terkin edilmesi üzerine hak sahipliğinin işverene ait olduğu-
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; hükmün Özel Dairece, yöntemince ispatlanamayan yol ve yemek ücretleri konusundaki alacak taleplerinin reddi ile ihbar ve kıdem tazminatlarının bu yardımlar dikkate alınmaksızın yeniden hesaplanması gerektiği gerekçesiyle bozulduğu eldeki davada; yol ve yemek ücreti alacakları ile ilgili temyiz itirazı bulunup bulunmadığı, bu yönden bozma kararı verilip verilemeyeceği, buradan varılacak sonuca göre davacı lehine usulî kazanılmış hak oluştuğu ve bazı işçiler tarafından açılan davalarda yol ve yemek ücreti alacaklarının kabulüne ilişkin verilen kararların kesinleştiğinden bahisle bu alacakların hüküm altına alınmasının yerinde olup olmadığı-
Kıdem ve ihbar tazminatları hesabına esas olan giydirilmiş ücrete işçinin asıl ücretine ek olarak sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler de dâhil edilmekte olup davacıya ayni olarak sağlanan yemek ve servis yardımlarının parasal değerinin tazminat hesabında göz önünde tutulacağı- İşçiye varsa ücret eklerini gösteren yazılı bir belge vermekle yükümlü tutulan işveren tarafından gerekli belgeleri işçiye teslim ettiğine dair dosyaya bir delil sunulmaması halinde, işçinin alacağını belirleyecek verilerin elinde bulunduğundan söz edilemeyeceği- Uyuşmazlık konusu istemlerin belirlenebilmesi için davalıda bulunan bilgi ve belgelere ihtiyaç duyulduğu anlaşıldığından, anılan alacakların belirlenebilir olmadığı ve belirsiz alacak davasına konu edilebilecekleri-
Kıdem ve ihbar tazminatları hesabına esas olan ücret giydirilmiş ücret olup giydirilmiş ücrete işçinin asıl ücretine ek olarak sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatlerin de dâhil edileceği, davacıya ayni olarak sağlanan yemek ve servis yardımlarının parasal değerinin bu tazminatların hesabında göz önünde tutulacağı- İşverenin işçiye varsa ücret eklerini gösteren yazılı bir belge teslim etmemesi halinde, işçinin alacağını belirleyecek verilerin elinde bulunduğundan söz edilemeyeceği ve bu durumda kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacağının belirlenebilir olmadığı ve belirsiz alacak davasına konu edilebilecekleri- "Yıllık izin ücretinin para ile ölçülebilen menfaatler eklenmeksizin son ücret üzerinden ve hizmet süresine göre hesaplandığı, yıllık izinlerin kullandırıldığının ispatının işverene ait olmasının başlı başına yıllık izin ücreti alacağının belirsiz olduğu sonucunu doğurmayacağı, davacının yıllık izinlerinin tamamını kullanmadığına dair iddiasına ve ihtilâflı olmayan son ücreti ile hizmet süresine göre yıllık izin ücreti alacağını belirleyebileceği, davaların yığılması hâlinde her bir talep bakımından belirsiz alacak davası kriterlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kıdem ve ihbar tazminatlarının hesabında ayni olarak sağlanan yemek ve servis yardımlarının parasal değeri göz önünde tutulacağından belirtilen alacakların belirsiz alacak davasına konu edilebilecekleri, yıllık izin ücreti alacağının belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Yurtdışındaki şantiyelerde çalışan işçilere aylık 150,00 USD yemek ve barınma yardımı yapıldığı kabul edilerek giydirilmiş ücret belirlenen dosyaların, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği de dikkate alınarak yemek ve barınma gideri miktarı 150,00 USD olarak belirlenmesi gerektiği- Kıdem ve ihbar tazminatlarının hesaplanmasına esas ücret ve ekleri (yemek ve barınma ücreti) de taraflar arasında ihtilaflı olup yargılamayı gerektirdiğinden, dava konusu alacakların likit olmadığı, yargılamayı gerektirdiği bu nedenle, davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceği-
Toplu iş sözleşmesine dayanan alacakların tahsili için "Belirsiz alacak davası" açılabileceğine-
Yıllık izin ücretinin tabi olduğu zamanaşımı süresinin beş yıl olduğu- Kısmi olarak açılan davada, ıslah tarihi itibariyle, fesih tarihinin üzerinden beş yıldan fazla bir sürenin geçtiği, yıllık izin ücretinin tabi olduğu beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu görüldüğünden, ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı savunmasına değer verilmeden sonuca gidilmesinin hatalı olduğu-
İşçiye ödendiği anlaşılan harcırahlar da sabit ücrete ilave edilerek ücret tespit edilmesi gerekliği- İşe iade sonrasında tekrar işe başlatılmayan işçinin tekrar işe başlatılmadığı farazi fesih tarihinde alabileceği ücretin, işçiyle aynı işi yapan "emsalişçi" ücretin araştırılarak tespit edilmesi gerektiği-Bu konuda asgari ücretle oranlama yapılarak ücret tespiti yapılmasının isabetsiz olduğu-