Anayasanın 129/5.maddesi gereğince memurların ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken meydana gelen zararlara ilişkin davaların idare aleyhine dava açılabilmesinin, eylemin hizmet kusurundan kaynaklanmış olması koşuluna bağlı bulunmasına; dava dilekçesinde sıralanan maddi olguların davalının salt kişisel kusuruna dayanıldığını göstermesi karşısında, öncelikle bu iddia doğrultusunda delillerin toplanıp değerlendirilerek sonuca varılmasının gerekeceği-
Hasılat kirasında da sürekli borç ilişkisi doğuran kira sözleşmesi devam ettiği sürece kiralayanın, kiralananı kullanmaya ve işletmeye elverişli halde bulundurmak, işletmenin bu durumunu korumak ve ortaya çıkan bütün engelleri kaldırmak zorunda olduğu; hasılat kirasında işletmenin verimliliğinde hem kiracının hem de kiralayanın ortak borcu ve ortak menfaati olduğu-
Sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda, sözleşmenin yerine getirileceği yer mahkemesinde de dava açılabileceği; sözleşmenin yerine getirileceği yeriin ise, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89.maddesine göre tespit edilmesinin gerekeceği-
Davacı, aracın bozuk mazot kullanımından kaynaklandığı iddiası ile dava açmış, ancak araçtaki arızanın orijinal olmayan enjektör kullanımından kaynaklandığı yönünde bir iddiası olmamış; ayrıca davacı vekili dilekçesinde “Davalılardan … İnşaat’ın, müvekkilime 4 adet enjektör satması müvekkilimin aracının arızalanmasından sonra olduğu için davamızla ilgili bulunmamaktadır.” demek suretiyle de ayıplı enjektör kullanımına ilişkin bir davaları olmadığını açıkça kabul etmiş olduğundan davacı tarafından, araçtaki arızanın ayıplı enjektör kullanımından kaynaklandığına dair açılmış bir dava bulunmadığına göre davanın tümden reddine karar verilmesi gerekeceği-
Dava konusu zarar iddiasının oluşmasına neden olan el koyma işleminin haksız olduğu kesinleşen ceza dosyası ilamı ile sabit olduğundan, hukuka aykırı olarak el konulan kürklerin düşük bedelle satılması iddiası ile açılan eldeki davada, davacı tarafın kendi talebi üzerine kürklerin teminat karşılığı teslimine yönelik Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen ara kararının davanın reddine gerekçe yapılmasının mümkün olmadığı, zira, ceza mahkemesi ilamı ile sabit olan hukuka aykırı el koymanın neden olduğu olumsuz sonuçları ortadan kaldırmanın, esasen el koyma işlemini yapan tarafın sorumluluğunda olması gereken bir husus olduğu-
Mahkemece anılan ihtarnamenin davalıya tebliğ edilip edilmediği, edildi ise, hangi tarihte tebliğ edildiği hususu araştırılarak, teslimden önce tebliğ edildiği belirlenirse, bu durum teslimin ihtirazi kayıtla alındığı anlamına geleceğinden, işin esası incelenerek bilirkişi raporu da alınmak suretiyle sonucuna göre hüküm kurulmasının gerekeceği, ihtarname hiç tebliğ edilmemiş veya teslimden sonra tebliğ edilmişse, teslim ihtirazi kayıtsız kabul edilmiş olacağından davanın reddedilmesinin gerekeceği-
Hâkimin, manevi tazminatı belirlerken, somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmesinin gerekeceği-
Sözleşme dışı yapılan işlerin bedellerinin Bayındırlık birim fiyatlarına göre belirleneceğine ilişkin olarak Kamu İhale Kanunu'nda açık düzenlemenin bulunmadığı-