Eldeki davada taraflar arasındaki ilişki hukuki nitelikçe ”hizmet temini (alım) sözleşmesi” olup; kendine has özellikleri olan bu sözleşme türü için zamanaşımı süresini düzenleyen ayrık bir hüküm de bulunmadığından, Borçlar Kanunu’nun zamanaşımı konusundaki genel hükmü olan 125. maddesi (şimdi; TBK. mad. 146) gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasının gerekeceği-
Vekil vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de; bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın yaptığı işlemlerin eylemlerin ve davranışlarının özenli olmayışından doğan zararlardan sorumlu olduğu- Vekil konumunda olan doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafif dahi olsa sorumluluğunun unsuru olarak kabul edilmesi gerektiği-