Haciz şerhinin usulsüz konulduğunun saptanması veya lehtarın talebi üzerine kaldırılması mümkün olduğu gibi Türk Medeni Kanununun 1010. maddesi uyarınca borcun ödenmesi, icra takibinin düşmesi ya da herhangi bir sebeple sona ermesi halinde de taşınmaz kaydının terkininin mümkün olduğu- Davacı tarafından açılan tapu iptali ve tescil davası sonucu mahkeme taşınmazın bir bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiş ve bu karar kesinleşmişse, bu davadan önce tesis edilen haciz şerhinin terkininin mümkün olmadığı-
Haciz şerhinin usulsüz konulduğunun saptanması veya lehtarın talebi üzerine kaldırılması mümkün olduğu gibi Türk Medeni Kanununun 1010. maddesi uyarınca borcun ödenmesi, icra takibinin düşmesi ya da herhangi bir sebeple sona ermesi halinde de haciz şerhinin terkininin mümkün olduğu- Tapu iptali ve tescil davası nedeniyle dava konusu taşınmazlar üzerine, kayıt malikinin vergi borçları nedeniyle kamu haczi konulmasından sonra ihtiyati tedbir şerhi konması halinde haciz şerhlerinin kaldırılmasına karar verilemeyeceği-
Tapu iptali ve tescil davasının, taşınmazın davalı adına kayıtlıyken haciz şerhi konulduktan sonra açılması ve haciz şerhinin usulsüz konulduğunun kanıtlanamaması gibi, davacı tarafından davalı (borçlu) aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının kabulle sonuçlanıp temyiz edilmeksizin kesinleşmesi de gözetildiğinde mahkemece, koşulları oluşmayan haciz şerhinin kaldırılmasına yönelik davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Gayrimenkulün haczi ile tasarruf hakkının kısıtlanacağı, tasarruf yetkisi kısıtlamalarının şerh verilmekle taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı da ileri sürülebileceği-
Haczin, kesinleşmiş icra takibinin konusu olan bir alacağın ödenmesini teminen borçluya ait ve haczi kabil bulunan mallara bir bakıma takibi yapan icra müdürlüğünün el koyması işlemi olduğu- Haciz şerhinin terkini-
Davanın açıldığı tarihte taşınmazın tapu kaydına "davalıdır" şerhi konulmuş olup, ikinci el konumundaki son kayıt malikinin iyiniyet iddiasında bulunamayacağı; TMK. mad. 1023' ün koruyuculuğundan yararlanamayacağı-
Haczin tapuya işlenmesinin, "kurucu" bir unsur değil "bildirici" nitelik taşıdığı- Haciz tarihinin, "haczin tapuya şerh verildiği tarih" değil, "haciz kararının verildiği tarih" olarak kabulü ile satış istemenin yasal sürede yapılıp yapılmadığının bu tarihe göre belirlenmesi gerektiği-
İhtiyati haczin, taşınmazın 3. kişilere devir ve temlikini engellemeyeceği, taşınmazların tasarruf hakkının, haciz ile üzerlerine derc edilen miktar kadar TMK'nun 1010. maddesi anlamında tahdide uğrayacağı- Taşınmazları hacizle yükümlü olarak iyi niyetle satın alan şikayetçi üçüncü kişinin, tapu kayıtlarında belirli olan ve kesinleşen haciz miktarları üzerinden sorumlu olduğunun kabulü gerektiği- Alacaklının icra takibinde talep ettiği miktar, tapu kayıtlarına şerh edilmediği veya ek, tamamlayıcı bir haciz yapılmadığı sürece, bu hususun iyi niyetli üçüncü kişi aleyhine bir sonuç doğurmayacağı-
İcra İflas Kanunu'nun 91. maddesi hükmü gereğince gayrimenkulün haczi ile takip konusu borç ve eşya arasında ilişki kurulacağı ve tasarruf yetkisinin Türk Medeni Kanunu'nun 1010. maddesi anlamında kısıtlanmış olacağı, bu tür kişisel hakların tapu kütüğüne şerh verilmekle hak sahibine eşya üzerinde dolaylı da olsa hâkimiyet kurma hakkı sağlamaz ise de tasarruf yetkisinin dar anlamda kısıtlanması sonucunu doğurduğundan taşınmaz üzerinde sonradan bu hakla bağdaşmayan hak kazanan kişilere karşı da ileri sürülebilir hale geleceği-
Gayrimenkulün haczi ile takip konusu borç ve eşya arasında ilişki kurulacağı ve tasarruf yetkisinin TMK mad. 1010 anlamında kısıtlanacağı, bu tür kişisel hakların tapu kütüğüne şerh verilmekle hak sahibine eşya üzerinde dolaylı da olsa hâkimiyet kurma hakkı sağlamaz ise de tasarruf yetkisinin dar anlamda kısıtlanması sonucunu doğuracağından taşınmaz üzerinde sonradan bu hakla bağdaşmayan hak kazanan kişilere karşı da ileri sürülebilir hale geleceği- Haciz şerhinin usulsüz konulduğunun saptanması veya lehtarın talebi üzerine kaldırılması mümkün olduğu gibi TMK mad. 1010 uyarınca borcun ödenmesi, icra takibinin düşmesi ya da herhangi bir sebeple sona ermesi halinde de taşınmaz kaydının terkininin mümkün olduğu-
