Yangın nedeniyle uğranılan bakiye zararın tazmini talebi- Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararı ve İtiraz Hakem Heyeti Kararı ile Mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; yangının saat 22.38 sıralarında başladığı, şebeke arıza kayıtlarının sorgulanmasından aynı gün saat 21.18'de arıza gösterdiğinin makine servis sorumlusu beyanından anlaşıldığı fakat yangının başlamasından 50 dakika sonra sistemde arıza kaydının oluşturulduğu, yer altı kablosunun ve kablo tranşesinin standartlara uygun olmadığı, yer altı enerji kablosunun işletme toprağı ucu transformatör ile bağlantısının kopması, yer altı kablosunun işletme tarafı fazlardan biri ile kısa devre olması ve işletmenin koruma sistemlerinin kontrol dışı kalmasına sebep olduğu, yangın sonrası davalının elemanları tarafından arızayı gidermeye yönelik çalışmalar esnasında meydana gelen ark ve patlamaların olmasının tespiti destekler mahiyette olduğu- (Dava konusu yangının, davalı dağıtım şirketine ait hattan meydana geldiği anlaşıldığı)
Uyuşmazlık; somut olayda davacının, taraflar arasında imzalanan dağıtım sistem kullanım anlaşması uyarınca iletim sistem kullanım bedeli fiyatlarında 2004 yılında yapılan artış uyarınca davalıya fazladan ödediğini iddia ettiği bedeli talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır..
6100 S. HMK. md.61 vd. uyarınca, dava dilekçesinde, davalı olarak gösterilmeyen kişi, dava açıldıktan sonra ihbar ya da dahili dava dilekçesi ile davada taraf sıfatını kazanamayacağı gibi, ıslah yoluyla dahi davada taraf değişikliğinin olanaklı olmadığı, buna göre husumetin mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiği gözetilmeden, hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmayan, davada taraf sıfatı taşımayan, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayan, ihbar edilen konumundaki ...’ın tazminattan sorumlu tutulmasının doğru olmadığı-
Usul hukukumuzda dahili dava müessesesi bulunmayıp, HUMK'nın 49-52 maddeleri (6100 S.HMK.md.61 vd.) uyarınca, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen kişi, dava açıldıktan sonra ihbar ya da dahili dava dilekçesi ile davada taraf sıfatını kazanamayacağı gibi, ıslah yoluyla dahi davada taraf değişikliğinin olanaklı bulunmadığı ve husumetin mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiği, bu duruma göre dahili dava dilekçesiyle davaya dahil edilen TOKİ Başkanlığı hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından ve davada taraf sıfatı taşımadığından, hakkında hüküm kurulmasının doğru olmadığı-
Davanın ihbarına ve davaya müdahaleye usul hükümlerinin şikayet hakkında uygulanmayacağı- Meskeniyet şikayetinde bulunan borçlunun vefatı halinde, mirasçının kendisi ve ailesinin ihtiyacı nedeniyle bu yargılamaya devam edemeyeceği, icra mahkemesince şikayetin konusu kalmadığından vefat eden borçlu yönünden istemin reddine karar verilmesi gerektiği-
İhale yoluyla edinilen taşınmazların satış işlemlerinin yargı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının; ihalenin iptal edilmesine yönelik açılan davadan haberdar olunmaması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği -
Usul hukukunda dahili dava müessesesi bulunmaması, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen kişinin dava açıldıktan sonra ihbar ya da dahili dava dilekçesi ile davada taraf sıfatını kazanamayacağı, ıslah yoluyla dahi davada taraf değişikliğinin olanaklı olmaması nedeniyle davada taraf sıfatı taşımayan kişi hakkında hüküm kurulamaması gerektiği-
Taraf olarak gösterilmeyen zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı dahili davalı şirketin davada taraf sıfatı taşımadığı, dahili davalı konumundaki sigorta şirketi hakkında hüküm kurulamayacağı-
Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen kişi, dava açıldıktan sonra ihbar ya da dahili dava dilekçesi ile davada taraf sıfatını kazanamayacağı gibi, ıslah yoluyla dahi davada taraf değişikliğinin olanaklı bulunmadığından ve husumetin mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiğinden; hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmayan ve davada taraf sıfatı taşımayan dahili davalı konumundaki şirket hakkında hüküm kurulmasının doğru olmadığı-
Davaya konu tazminattan her iki davalının mı yoksa sadece davalılardan birinin mi sorumlu tutulduğu konusunda, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki yaratıldığı, bu durumun, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294/3. maddesine aykırılık teşkil ettiği- Eldeki itirazın iptali davasının dayanağı olan ilamsız icra takibinin borçlusu olmadığı için itirazın iptali davasında davalı olarak yer alması mümkün olmayan; ayrıca, sadece dava ihbar olunan konumunda olan şirketin bu yolla da davanın tarafı haline gelmeyeceğinin gözetilmeyişinin ve adı geçen sigorta şirketi için de hüküm tesisinin doğru olmadığı- DASK poliçesi kapsamındaki deprem rizikosunun gerçekleşmesinden sonra yapılan zeyilnamedeki sigorta bedelinin, kural olarak sadece zeyil tarihinden sonraki rizikoları temin edeceği; ancak, davacıya ait konutun ağır hasar görüp yıkımına karar verilmesinden (tamamen yok olmasından) sonra zeyilname ile konut M2'sinin 100'den 140'a çıkartılmasında ve tamamen yok olan bir konut için ileriye dönük zeyilname düzenlemesinde davalı DASK'ın hukuki yararı bulunup bulunmadığının hükümde tartışılıp gerekçelendirilmesi ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-