Avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olmasının ve borcun da ticari işletmesi ile ilgili olmasının yeterli olduğu- Mahkemece, davacı tarafın dava dilekçesi ile itirazın kaldırılmasını talep ettiği kira alacağının takip ve dava tarihi itibariyle belirlenen miktar alacaktan fazla olduğundan reddine karar verilen kısım için davalı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği-
Kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemi-
Kesinleşen takip nedeniyle tahliye istemi-
Kesinleşen icra takibi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemi-
Kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemi-
Kesinleşen icra takibi sebebiyle kiralananın tahliyesi istemi-
Alacaklının, İİK.nın 269/a maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal 30 günlük ödeme süresi geçtikten sonra hak düşürücü süre olan 6 ay içerisinde icra mahkemesine başvurarak tahliye isteminde bulunabileceği, altı aylık sürenin hak düşürücü süre niteliğinde olması ve kamu düzenine ilişkin bulunması nedeniyle davanın süresinde açılıp açılmadığının mahkemece kendiliğinden gözetilmesinin zorunlu olduğu-
Borçlu icra dairesine yaptığı itirazda ve yargılamada talep olunan kira bedellerine itiraz etmemiş olmakla talep olunan asıl kira miktarının kesinleştiği, bu durumda mahkemece talep edilen asıl alacak ve bu miktar üzerinden hesaplanan işlemiş faiz yönünden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken ÜFE oranlarının uygulanması ile tespit edilen kira bedeli ve bu miktara uygulanan faiz üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı-
Takibe dayanak yapılan 01.01.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin Kira Bedeli başlıklı 6.2 maddesinde kira bedelinin 1.453,33 USD olarak kararlaştırıldığı, borçlu vekilinin 14.12.2015 tarihli dilekçe ile “Aylık kira bedeli ödeme emrinde gösterildiği miktarda değildir. Bu nedenle istenen kira bedellerini kabul etmiyoruz. Aylık kira bedeline, borca ve ferilerine itiraz ediyoruz” ifadeleri ile kira bedeline açıkça itiraz ettiği, bu durumda sözleşmeye göre aylık kira miktarı açısından talep edilen asıl alacak miktarı denetlenerek, talep edilebilecek kira miktarı belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı-
Davalı borçlu tarafından yasal süre içerisinde şikayet yoluna başvurulmadığı ve takibe itirazda bulunulmadığı takdirde takip kesinleşeceğinden tebligatın usulsüzlüğünün mahkemece re'sen nazara alınmasının mümkün olmadığı-