İş mahkemesi sıfatıyla açılmıştır. Mahkemece ise, 22.04.2014 tarihine kadar iş mahkemesi sıfatıyla davaya devam edilmiş, 22.04.2014 tarihli celsede davaya asliye hukuk mahkemesi olarak bakılmasına dair ara karar tesis edilmiş, 30.09.2014 tarihli celsede ise yeniden bir ara tesis edilerek davaya iş mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar verilmiştir. Söz konusu son ara karardan sonra , sıfata-
4857 sayılı Kanunda yer alan alt işverenliğe ilişkin düzenlemelerin, alt işverenlik ilişkilerini kamu işverenleri veya özel sektör işverenleri ile kurulanlar şeklinde bir ayrım yapmaya imkan vermediği- Asıl işveren - alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerektiği- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından davalı ile dava dışı alt işverenler arasındaki ilişki muvazaalı kabul edilerek davacıların başından itibaren davalının işçisi olduğu belirlenmiş olduğundan, hukuki istikrar adına Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun son kararları doğrultusunda somut olay özelinde davalı ile dava dışı alt işverenler arasında muvazaalı ilişki olduğunun kabul edileceği ve bu itibarla davacının taleplerinin buna göre değerlendirilmesi gerektiği-
Tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerinde elli dahil daha az işçi bulunmasına rağmen, işyerinde sendika örgütlenmesi sonucu toplu iş sözleşmesi bağıtlanmış ise, üye sendika üyesi işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlığın iş mahkemesinde görülmesi gerektiği- Tarım ve orman işletmelerindeki bitki ve hayvan üretimi, bakım ve yetiştirmesi dışında kalan işlerin İş Kanunu'na tabi olduğu- Görev hususu kamu düzeni ile ilgili olup taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece re'sen gözetilmesi gerekip, mahkemece, fesih tarihinde davalı şirketin ülke genelinde aynı işkolunda çalışan işçi sayısının Sosyal Güvenlik Kurumundan sorulması, davacının yaptığı iş ve çalıştığı iş yerinin niteliği de gözetilerek mahkemenin görevi noktasında bir değerlendirme yapılması gerektiği-
Taraflar arasında iş ilişkisi bulunan hallere dair istisna getirilmiş olup, bu istisnalardan biri de 50'den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde İş Kanunu'nun uygulanmayacağı- Söz konusu istisna taraflar arasındaki iş ilişkisini ortadan kaldırmamakta sadece tarım işine dair 50'den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde bu kanunun uygulanamayacağı-
Davalıya ait işyeri Organize sanayi içerisinde olup, mahkemece esnaf olup olmadığı, dolayısı ile kanunun kapsamına giren işyeri olup olmadığı ve görevli olup olmadığı araştırılmamış olduğundan, davalı işverenin esnaf olup olmadığı, buna bağlı olarak davanın İş Kanunu ve İş Mahkemelerinin görevi kapsamına girip girmediği, taraflardan açıklayıcı beyanları alınıp araştırılması, gerekirse tanıklar dinlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Taraflar arasında yapılan kozmetik ürünleri tali satıcılık sözleşmesi incelendiğinde, tipik pazarlamacılık sözleşmesinin unsurlarının bulunduğu, pazarlamacılık sözleşmesi İş Kanunu'nun 4. maddesindeki istisnalar arasında sayılmadığı için İş Kanunu kapsamında bir sözleşme olduğu, bu nedenle görevli mahkemenin iş mahkemesi olacağı-
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır...
Davalı tarafından cevap dilekçesiyle "işyerinin esnaf işyeri niteliğinde bulunduğu" yönünde açıkça savunmada bulunması gözetilerek, davalının esnaf olup olmadığı, özellikle davalının eşi ve kızlarının işyerinde çalışıp çalışmadığı, davaya konu tarihler itibariyle kızlarının çalışma yaşında olup olmadığı, işyerindeki makine sayısı ve alım tarihleri, dolayısıyla işyerinin kaç kişinin çalışmasına uygun olduğu ve buna bağlı olarak görev konusunun araştırıılması gerektiği-
Mahkemece, davacının hizmet cetveli dahil sigorta sicil dosyasının eksiksiz olarak davalı Kurumdan getirtilmesi, işyerinin kapasitesinin usulüne uygun olarak belirlenmesi, davacının talebe konu yıllarda davalılardan asıl işveren şirketinin taşeronu olarak tavuk yetiştiriciliği yapan diğer davalıların murisine ait çiftlikte tavukların bakım işlerini yaptığı, çiftlik içinde bulunan binada ailesiyle birlikte ikamet ettiği nazara alınarak taraflar arasında unsurları ile birlikte "hizmet akdi" ilişkisi kurulup kurulmadığı, tarım işlerinde ücretle ve sürekli olarak çalışılıp çalışılmadığı, çalışmanın kesintili olup olmadığı tartışılıp açığa çıkarılarak toplanan tüm kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunması nedeniyle; davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri uyarınca, asliye ticaret mahkemeleri, asliye hukuk mahkemelerinin daireleri ve dolayısıyla bu ayırım çerçevesinde genel mahkeme niteliğinde olduklarından; tüm davalılar hakkındaki davaların, özel mahkemede (iş mahkemesinde) görülmesi gerektiği- Davacı bankanın, kredi konusundaki usulsüzlükler nedeniyle zararı oluştuğunu ve bu zararın banka personelinden tahsili talebinde bulunduğu anlaşıldığından davanın iş mahkemelerinde görülmesi gerekeceği-
