Şikayetçi vekilinin fiili öğrendiğini beyan ettiği tarih ile şikayet tarihi arasında üç aylık sürenin geçmiş bulunduğunun anlaşılması karşısında, bu hususun kanun yararına bozma konusu yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verildiği-
Disiplin ve tazyik hapsi olarak belirlenen eylemlerden dolayı yapılacak yargılama sonucu verilecek tüm kararlara karşı niteliğine bakılmaksızın, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde o yerde icra mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması halinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde icra mahkemesinin tek dairesi bulunması halinde asliye ceza mahkemesine, icra mahkemesi ile asliye ceza mahkemesi hakiminin aynı olması halinde ise en yakın asliye ceza mahkemesine itiraz edilebileceği- Bu durumda temyiz yoluna başvurulamayacağı-
İşlemden kaldırılan icra takibinin yenilenmesi üzerine, takibin açıldığı tarihte de çalışmakta olan borçlu sanığın yeniden beyanda bulunma zorunluluğu olmayıp, yenileme ile yeni bir suçun oluşmasını söz konusu olmadığı-
“Mal ve kazançta meydana gelen artışı bildirmeme” suçuna ilişkin icra ceza mahkemesince verilecek kararlar hakkında “temyiz” değil “itiraz” yoluna başvurulabileceği-
Mal beyanında takip konusu borcu ne şekilde ödeneceğinin belirtilmemesi halinde İİK. 74'de düzenlenen şartları taşır nitelikte usülüne uygun bir mal beyanından bahsedilemeyeceği-
Disiplin hapsi olan suçlardan dolayı verilen kararların itiraz yasa yoluna tabi olduğu- Sanık adına kayıtlı araç üzerinde rehin ve başka dosyalardan hacizlerin bulunduğunun anlaşılması karşısında, aracın değerinin rehin ve hacizlerle birlikte bu dosya borcunu karşılayıp karşılamadığı hususu araştırılmadan İİK. mad. 331 uyarınca karar verilmesinin hatalı olduğu-
Disiplin ve tazyik hapsinin bir "hapis" cezası olmadığı- Kişinin kendisinden beklenen yükümlülüğü yerine getirdiği takdirde de serbest kalacağı-
Yaptırım olarak disiplin ve tazyik hapsi cezası öngörülen eylemlerde ; her ne kadar hükümlü 65 yaşını doldurmuş ise de; kişinin yükümlülüğünü yerine getirmesini sağlamak için belli ölçüde icbar edilebileceğinin kabul edilmiş olması ve disiplin hapsinin kabahat nev'inden bulunması nedeniyle hükümlü hakkında 5485 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 110/2. maddesini uygulama olanağının bulunmadığı-
İcra mahkemesinin görevine giren işler, diğer mahkemelerde görülen ceza davalarıyla birleştirilemeyecekleri-
Borçlunun icra takibinden sonraki maaşındaki yıllık artışı bildirmemesinin -İİK. 339’a göre- suç teşkil etmeyeceği–
