İşverenin çalışan ile işe yeni aldığı işçi arasında ücret yönünden eşit davranma borcu bulunmadığı- Eşit davranma borcunun iş ilişkisi kurulduktan sonra doğacağı-
Farklı konum ve farklı kıdeme sahip işçiler hakkında farklı işlem yapılmasının, eşit davranma borcunun ihlali olarak değerlendirilemeyeceği-
İş yerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi ve protokol hükümlerine göre, iş verenin, vergi mükellefi olan işçinin ücretindeki vergi dilimleri nedeniyle meydana gelen azalmadan sorumluluğun bulunup bulunmadığına ilişkin davada, işçi net ücret olarak iş sözleşmesi imzalamış olsa dahi, daha sonra imzalanan toplu iş sözleşmesinde brüt ücretin kararlaştırılması halinde toplu iş sözleşmesinin ileriye etkili olduğu gözetilerek karar verilmesi gerektiği- Toplu iş sözleşme tarihine kadar olan alacaklar bakımından net ücret, toplu iş sözleşmesinden sonraki alacaklar bakımından ise bu sözleşme hükümleri değerlendirilerek karar verilmesi geretiği-
Somut olayda davacı vekili müvekkilinin sendikaya üye olup toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başlaması ile birlikte ücretinin düşürülmesinden kaynaklanan fark yıllık izin ücretinin yanı sıra yıllık izinlerinin eksik kullandırılması nedeniyle de alacak talebinde bulunmuş olup Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının kesintili çalışmaları, toplu iş sözleşmesi öncesi ve sonrası yıllık izin sürelerine göre toplam 647 gün yıllık izne hak kazandığı, bunun 536 gününü kullandığı ve bakiye 111 gün yıllık izninin bulunduğu belirtilerek hesaplama yapılmış ise de bilirkişi raporunun davacının toplam hizmet süresi, toplu iş sözleşmesi öncesi ve sonrası hak kazandığı yıllık izin süreleri ve hangi tarihler arasında ne kadar yıllık izin kullandığı konularında denetime elverişli olmadığı-
Somut olayda, sendikaya üye olup toplu iş sözleşmesinden faydalanmaya başlayan davacı işçinin çıplak ücretinin, toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanmaya başladığından itibaren düşürülüp düşürülemeyeceği; buradan varılacak sonuca göre davacının fark ücret ve buna bağlı diğer fark işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanamayacağı noktasında toplandığı-
Somut olayda, sendikaya üye olup toplu iş sözleşmesinden faydalanmaya başlayan davacı işçinin çıplak ücretinin, toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanmaya başladığından itibaren düşürülüp düşürülemeyeceği; buradan varılacak sonuca göre davacının fark ücret ve buna bağlı diğer fark işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanamayacağı noktasında toplandığı-
Somut olayda, sendikaya üye olup toplu iş sözleşmesinden faydalanmaya başlayan davacı işçinin çıplak ücretinin, toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanmaya başladığından itibaren düşürülüp düşürülemeyeceği; buradan varılacak sonuca göre davacının fark ücret ve buna bağlı diğer fark işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanamayacağı noktasında toplandığı-
Ücretin, toplu iş sözleşmesinde öngörülen hangi ücret skalası uygulanarak belirlenmesi gerektiğine ilişkin somut uyuşmazlıkta- Davacının, 09.01.2007 tarihinden beri Türkiye Yol-İş Sendikası üyesi olup Türkiye İl Özel İdaresi ile davacının üyesi olduğu bu Sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin 17 nci maddesinde, 01.03.2005 tarihinden sonra işe girenler için Ek-1/B skalasındaki ücretin ödenmesi gerektiğine ilişkin düzenleme mevcut olduğu, Davacının ücreti bu skalaya göre hesaplanıp ödendiği, işe giriş tarihi dikkate alındığında, 01.03.2005 tarihinden önce işe girenler için uygulanan Ek-1/A skalasının davacıya uygulanması mümkün olmadığı-
Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesine uygun olup olmadığına ilişkindir...
Mutlak ticari dava niteliğindeki bir davayı, TTK’nın 5. maddesinde yazılı “aksine hüküm bulunmadıkça” hükmüne dayalı olarak, ihtisas alanı ve yargılama usulü tümüyle farklı bir mahkemenin görevi kapsamında değerlendirilemeyeceği-
