İİK.’nun 281/II maddesi gereğince tasarrufun iptali davasına konu taşınmazlar hakkında verilmiş olan “ihtiyati haciz kararı” “ihtiyati tedbir” niteliğinde olduğundan, bu karara yönelik “itiraz” ve “haczin kaldırılması talepleri”nin, kararı veren mahkemeye yapılması gerekeceği; icra mahkemesinin bu tür başvuruları inceleme yetkisinin bulunmadığı-
506 sayılı Kanun'un 80. maddesinin 7.fıkrasına göre, kurum alacaklarının tahsilinde 21.07.1953 tarih ve 6183 sayılı Kanun'un uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde alacaklı sigorta müdürlüğünün bulunduğu yer iş mahkemesinin yetkili olduğu; 506 sayılı Kanun'un 134. maddesine göre bu Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği-
Vergi Dairesince -6183 sayılı Kanun hükümlerine göre- yapılan haciz işlemi ve satış kararının “idari işlem” niteliğinde olması nedeniyle “haczin kaldırılması” konusunda ortaya çıkan uyuşmazlığın, icra mahkemesince değil vergi mahkemesince çözümlenebileceği-
İcra mahkemeleri dar yetkili bir mahkeme olduğundan, ilamın infazı sırasında icra memurunun işleminin şikayeti üzerine verilen kararların, taraflar yönünden “kesin hüküm” oluşturmayacağı-
SGK.’nun (önceki SSK ile BAĞ-KUR’un) prim ve diğer alacaklarının 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edileceği ve 6183 sayılı Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların çözümünde, kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu-
İcra dairelerince uygulanan nokta hacizlerinde haczedilmezlik şikayetinin asıl icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine bildirilmesi gerekeceği–
Prim alacaklarından dolayı 6183 sayılı kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkları, alacaklı Sigorta Müdürlüğünün bulunduğu yerdeki iş mahkemesinde çözümleneceği–
İcra müdürü mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararını infaz ile görevli kılınmış dahi olsa, ihtiyati tedbirin infazına ilişkin itirazların (şikayetlerin) -ihtiyati tedbir kararının uygulanması “icra takip işlemi” sayılmayacağından- ihtiyati tedbir kararını veren mahkemece incelenebileceği-