Tasarrufun iptali davasının davalısı konumundaki şikayetçi hakkındaki ihtiyati haciz kararının asıl takibin başlatıldığı icra dosyasında tatbik edilmesi nedeni ile teminat karşılığında ihtiyati hacizlerin kaldırılması isteminin icra mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği-
Şikayete konu "satışın düşürülmesine" dair karara ilişkin icra memur işleminin yapan icra müdürlüğünün bağlı olduğu yer icra hukuk mahkemesinin görevli mahkeme olduğu-
Haciz tarihi itibariyle satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh edilmiş ve süresinde satış vaadi alacaklısınca dava açılmış olması, devamında taşınmazın şikayetçi tarafından satın alınması nedeniyle haczi kendisine karşı geçerli olmayacağından haczin kaldırılması" talebine ilişkin 3. kişinin icra mahkemesine başvurusunda, icra mahkemesince, işin esasına girilerek sonuca göre kabul yada ret kararı verilmesi gerekirken, genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesi ile istemin "görev yönünden reddinin" isabetsiz olduğu-
Borçluya tebliğ edilen ödeme emri tebliğ mazbatasında, haber bırakılan komşunun kim olduğuna dair hiçbir bilgi bulunmuyorsa tebligatın usulsüz olacağı- Borçlu vekili tarafından UYAP üzerinden sunulan vekaletname icra müdürlüğü tarafından onaylandıktan sonra borçlu vekili Uyap sorgu sisteminde bulunan tüm evraklara erişim imkanı elde edeceğinden, ıttıla tarihinin, borçlu vekili tarafından sunulan vekaletnamenin, icra müdürlüğünce onaylandığı tarihi olarak kabulü gerektiği- Usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde yapılması gerektiği-
Tazminat ve ceza istemi ile açılan davanın ''icra ceza mahkemesi'' sıfatı ile açılmasına gerek olmayıp; dava icra hukuk mahkemesine hitaben açılmış olsa bile mahkemenin ceza mahkemesi hakimliği sıfatıyla davaya bakıp kararında da bunu belirtmesi gerektiği-
İstihkak davasının asıl icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemesinde (davalının birden fazla olması halinde bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde) açılabileceği-
Haciz işleminin, talimat yoluyla değil de, doğrudan resmi kuruma haciz müzekkeresi yazılarak yapılmış olduğu, buna göre, haciz işlemini yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesinin şikayetleri incelemeye yetkili olduğu anlaşılmakla, mahkemece, dosya tefrik edilerek yetkisizlik ile birlikte dosyanın yetkili Adana İcra Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekeceği-
Haciz işleminin, icra müdürlüğüne talimat yoluyla değil de, doğrudan resmi kuruma haciz müzekkeresi yazılarak yapılmış olması nedeniyle, İİK'nın 79/2. maddesinin son cümlesi uyarınca, haciz işlemini yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesinin şikayetleri incelemeye yetkili olduğu cihetle, mahkemece yetkisizlikle birlikte dosyanın yetkili Yatağan İcra Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekeceği-
Genel mahkeme ile icra mahkemesi arasında yargılama usulü, ispat vasıtaları ve uygulanan kanun maddelerinin farklılık içermesi, icra mahkemesinin dar yetkili olması, kural olarak icra mahkemesi kararlarının maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaması gibi özelliklerin yanında Yargıtay 3. ve 12. Hukuk Dairelerinin temyizen inceleme konusu yaptığı işlerin aynı mahiyette bulunmaması hususu da dikkate alındığında içtihadı birleştirmeye yer olmadığı-
İİK'nun 4. maddesi gereğince; takip hangi icra dairesinde başlamış ise, bu takiple ilgili itiraz ve şikayetlerin, takibin yapıldığı yer icra müdürlüğünün bağlı bulunduğu icra mahkemesinde çözümleneceği, bu hususun, kamu düzenine ilişkin kesin yetki niteliğinde olduğu- Kesin yetki kuralının, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekeceği, bu durumda, Dairemizin ilâmı maddi hataya dayalı olup, mahkemece bozmaya uyulmasının, borçlu lehine usuli kazanılmış hak oluşturmayacağı-
