Alınan bilirkişi raporu ve ek raporlarında açık ve gizli ayıpların tespiti yapılarak gizli ayıplar yönünden bu ayıpların ne zaman ortaya çıkacağının belirtildiği, dairede bulunan eksik metrekare hususunun, davacının satın aldığı bağımsız bölümün ekonomik değerini düşüren açık ayıp niteliğinde olduğu, davalının bu ayıbı gizlemek için herhangi bir hileye başvurmadığı, davacının bu ayıptan bağımsız bölümü satın ve teslim aldığı tarihte kolayca bilgi sahibi olabileceğinin anlaşıldığından usul ve kanuna uygun kararın onanması gerektiği-
Davacı vekili ile davalı vekili arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlendiği, davacı tarafından ödemelerin erken yapılması nedeniyle ile yeni sözleşmeler imzalanarak indirim yapıldığı, davacı tarafından 1.265,000,00 TL'nin ödenmesiyle davaya konu edilen senetlere ilişkin tüm ödemelerin yapıldığı, takibe konu senetlerin nama yazılı düzenlenmeyip emre yazılı düzenlenmesiyle davacı yönünden geçersiz olduğu, ancak tüm dosya borçlarının davalı tarafından ödenmesiyle takiplerin infaz edildiği ve davanın konusuz kaldığı-
Uyuşmazlık, Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi nedeniyle edimini yerine getirmeyen davalı yüklenici firmaya verilen çeklerin iptali talebi ve bu çeklerden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi gereğince verilen senetten dolayı borcun olmadığının tespiti talebine ilişkindir...
İstinaf yoluna başvurmayan tarafın temyiz yoluna başvuramayacağı, ancak hukuki yararının bulunması halinde temyiz yoluna başvurabileceği, somut olayda, İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekiline tebliğ edilip sonrasında istinaf harcının tamamlanması hususunda muhtıra da tebliğ edilmiş olmasına rağmen süresinde istinaf harcını tamamlamadığı için istinaf etmemiş sayılmasına karar verildiği ve bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının davalı yönünden kesinleştiği- Davacı ile davalı arasında imzalanan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmeye istinaden de tarafların aldıklarını iadesi gerektiği, sözleşmeye konu senetlerin "emre yazılı senet" vasfında olduğu ve senetlerin tüketici yönünden geçersiz olduğu, bu geçersizliğin senedi ciroyla devralan iyiniyetli olsun veya olmasın üçüncü kişileri de bağlayacağı, senetlerin davacı tüketici yönünden iptali gerektiği, senetler kambiyo senedi olması ve geçersizlik-iptal hususunun sadece davacı yönünden söz konusu olması sebebiyle senetlerin davacıya iadesi talebinin reddi gerektiği ancak davaya konu senetlerin davalı ile yapılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesine istinaden verildiği, diğer davalılar ile davacı arasında doğrudan bir ilişkinin olmadığı-
6502 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki tüketici işlemlerine, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına bakılmaksızın, bu işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmiş ise kural olarak o kanun hükümlerinin uygulanacağı, eldeki davada, davanın açıldığı tarih itibari ile 4077 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu anlaşıldığından mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde 4077 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği- Satın aldığı malda ayıbın ortaya çıkması hâlinde alıcının seçimlik haklarının nelerden ibaret olduğu belirtilmiş olup, tüketici bu durumda; bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahip olduğu- Seçimlik haklar yönünden, satıcı tüketicinin talebini yerine getirmekle yükümlü olduğu, satıcı ile birlikte imalatçı-üretici, bayi, acente, ithalatçı, ayıplı maldan ve tüketicinin ilgili maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumlu olduğu, hal böyle olunca her iki davalının da alacaktan sorumlu olduğu kabul edilerek karar verilmesi gerekirken davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
İhtiyati tedbir talep eden öğrencinin Anayasal eğitim hakkına uluşmasının sağlanması taraflar arasında bir önceki Eğitim yılında ilk kez yapılan veya yenilenen Eğitim sözleşmesi hükümleri de gözetilmek suretiyle ihtiyati tedbir talep eden öğrenci yönünden aleyhine tedbir talep edilen Üniversite Mütevelli Heyeti tarafından tek taraflı olarak resmi nitelikteki 2023 yılı tüketici fiyat endeksinin çok üzerinde arttırımla belirlenen 2023-2024 eğitim yılı ücretim yatıramaması halinde 2023-2024 eğitim Yılı kaydının yapılamaması halinde ihtiyati tedbir talep eden öğrenci yönünden bir yıl boyunca eğitim alamaması sonucunun doğması nedeniyle telafisi imkansız zararların ortaya çıkmasının önlenmesi için sadece aleyhine ihtiyati tedbir talep eden üniversitenin belirlediği ve ilan ettiği kayıt yenileme tarihlerinde 2023-2024 eğitim yılı kaydının yapılması için ihtiyati tedbir kararı verilmesinin yasal şartlarının oluştuğu-
Tüketicinin taşınmaz satış sözleşmesi için verdiği senetlerden sorumluluğu- Davacı ile dava dışı şirket arasında imzalanan konut satış sözleşmesi kapsamında dava dışı şirket lehine düzenlenen senetlerin emre yazılı olması nedeniyle 6502 s. K. m. 4/5 uyarınca davacı tüketici yönünden geçersiz olduğu ve bu nedenle, senetleri ciro yoluyla devralan davalı bankanın iyiniyetli olup olmamasının sonuca bir etkisinin bulunmadığı-
Satış esnasında sunulan katalog, proje ve tanıtımlarda belirtilen ancak bunlara uygun olarak yapılmayan veya eksik yapılan işler nedeni ile değer kaybının davalıdan tahsili istemine ilişkin davasının, belirsiz alacak davası olarak açıldığı- Belirsiz alacak davasında zamanaşımı süresi alacağın tamamı için davanın açıldığı tarihten itibaren kesilmekte yine temerrüt sebebiyle faiz talebi de davanın açıldığı tarihten itibaren istenebileceği- Belirsiz alacak davasının sağladığı imkan dahilinde belirlenen alacağın zamanaşımına uğramasının söz konusu olmadığı- Zamanaşımı süresi belirsiz alacak davasının açılması ile alacağın tamamı için kesildiğinden, davacının belirleyemediği alacağının zamanaşımına uğrama riskinin bulunmadığı, bu hâlde davanın ıslahı kurumundan bahsedilemeyeceği ve artırılan miktar yönünden davalının zamanaşımı def’îninde dinlenemeyeceği-
Şirketlerin kambiyo senedine dayalı olsa bile, bir mal satışından veya hizmet arzından doğmayan alacakları devralamayacakları ve ancak bir mal satışından ya da hizmet arzından doğan alacağın ifası için verilen kambiyo senetlerini, ciro ve teslim yolu ile devralabileceği- Senet borçlusunun söz konusu işleminden haberdar olduğu andan itibaren, müşterisine karşı ileri sürebileceği şahsî def’ileri, şirkete karşı da ileri sürebileceği- Tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebileceğinden tüketici, aldığı mal ayıplı çıkarsa veya mal hiç teslim edilmezse def’ileri senedi devralan üçüncü kişilere de ileri sürebileceği- Davalı şirketin bağımsız bölümü davacıya devretmediği gibi sözleşmenin de resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğu anlaşıldığından davacı keşideci, malların kendisine teslim edilmediği ve senetler nedeniyle borçlu olmadığı yönündeki savunmasını temlik alan durumundaki şirkete karşı da ileri sürebileceği ve davacı tarafından davalı satıcı adına düzenlenen senetler nama yazılı düzenlenmediğinden, davacı satıcı ile olan temel ilişkiden kaynaklanan def'ileri senedi elinde bulunduran üçüncü kişi durumundaki davalı şirkete karşı da ileri sürebileceği-