Aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatife ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi halinde üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği- Diğer anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı anlamına geldiği- Böyle bir ortağın açtığı davanın TMK'nın 2 nci maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğünün ilke olarak kabul edilmesi gerektiği- Davacı hakkında 1999 yılında ihraç kararı verildiği, davacının ihraç kararından 20 yıl sonra ihraç kararının iptali için dava açtığı- Davacı tarafça ihraçtan sonra kooperatif faaliyetlerine katıldığına dair herhangi bir belge ibraz edilmediği gibi davacı tarafın da bu yönde bir iddiasının bulunmadığı, 20 yıl gibi uzun bir süre geçtikten sonra açılan dava kapsamında ileri sürülen talebin TMK'nın 2 nci maddesinde düzenleme altına alınan dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı-
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27 nci maddesi gereği ortağa gönderilen ihtarlarnamelerdeki borçların gerçeğe uygun olması en azından gerçek borçtan fazla olmaması gerektiği- Taraflar arasındaki anlaşmaya göre davacının kooperatife iş karşılığı üye olduğu ve iş bedelinin bir kısmının avans olarak kaydedildiği, bilirkişi raporunda davacının alınan avans ve iş bedeli de hesaba katılarak varılan sonuçta kooperatifin hesapladığı 472.780,83 TL'lik borca karşılık davacının 185.517,51 TL borcunun olduğunun bildirildiği- İhtarnamedeki borçların gerçek durumu yansıtmadığı, bu haliyle davacının daha az borçlu olduğu gönderilen iki ihtarın üyeliğin sonlandırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı-
<br />Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.<br /> 
Uyuşmazlık, kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, ihraç kararlarının iptali ve tapu iptal ve tescil istemlerine ilişkindir.<br /> 
Bakanlık soruşturma raporunda davacıya kasa hesabından sermaye alacağına karşılık 3.000,00 TL ödeme yapıldığının tespit edildiği, yönetim kurulu eski başkanı davacının kooperatiften sermayesini aldığı gerekçesiyle genel kurul kararı ile ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiği, davacının soruşturma raporu ile belirtildiği üzere kooperatif sermayesini aldığı, sermayesini almakla çıkma iradesini gösterdiği, davalı kooperatif tarafından üyelikten çıkarılmasına ilişkin kararın davacının çıkma isteğinin kabulü olduğu-
Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Davalının kooperatif üyeliğinden ihraç edildiği ve kararın kesinleştiği, kesinleşme tarihinden itibaren davalının taşınmazı kullanımının herhangi bir hakka dayanmadığı; taşınmaza geçerli bir hakka dayanarak zilyet olduğunu ispat yükü davalı üzerinde olduğu-
Davalı kooperatifin 2015 yılına kadar davacıyı kooperatife ait daireden çıkartmadığı, bu doğrultuda bir işlem yapmadığı anlaşıldığına göre bu husus kooperatifin davacının üyeliğinin devam ettiğini benimsediği-