İlgilinin o yerde geçici olarak bulunmadığı hususu dağıtıcı tarafından tespit ve tevsik edilmeden muhatap yerine tebligat almaya yetkili kişilere doğrudan yapılan tebligatın usulsüz olduğu-
Vekil ile takip edilen işlerde vekile tebligat zorunlu olduğundan, asile yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmamasının sonuca etkili olmadığı-
Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinin uygulanabilmesi için öncelikle bildirilen adrese tebligat çıkarılmasının, tebligat iade geldikten sonra Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre aynı adrese tebligat yapılmasının gerekeceği, bu nedenle şikayetçiye ticaret sicil adresine önceden çıkarılıp iade gelen tebligat olmadan Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapılmasının usulsüz olduğu- “İhalenin feshine” şeklinde hüküm kurulması gerekirken “ihalenin iptaline” şeklinde hüküm kurulmasının varılan hukuki sonuca etkisi bulunmadığından bu hususun düzeltme nedeni yapılmadığı-
Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebi olup, borçlu vekiline satış ilanının tebliğ edilmemesinin veya usulsüz tebliğ edilmesinin de aynı hukuki sonuçları doğuracağı-
Borçlunun kredi sözleşmelerinde ve ipoteğe ilişkin resmi senetlerde yer alan adreslerine çıkan icra emrinin bila tebliğ iade edilmesi üzerine, tebliğ tarihi itibari ile yürürlükte olan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca mernis adresine tebligat yapıldığı ancak bundan sonra satış ilanı dahil dosyada yapılan tüm tebligatların Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarıca yapıldığı görülmekte ise de; 10.03.2011 tarihinde yapılan icra emri tebliğ işleminde, evraka tebligatın TK'nun 21/2. maddesi uyarınca yapılacağına dair şerh yazılmadığından yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu-
İhale tutanağında icra müdürlüğünce taşınmazın kime ihale edildiği yazılmadığından, geçerli bir ihalenin bulunmadığı- Taşınmaz satışlarında, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu- Tebliğ memurunun, beyanını aldığı komşunun ismi belirlenmeden ve imzasını almadan veya imzadan çekinme durumunu belirlemeden, muhtara tebliğ ve 2 nolu fişin kapıya yapıştırılması ile tebliğ işlemini tamamladığı anlaşıldığından, satış ilanı tebliğ işleminin, Tebligat Kanununun 21/1 maddesi ile Yönetmeliğin 30. maddesi hükümlerine aykırı olduğu-
Satış ilanının, daha önce de ihalenin feshini talep eden vekile tebliğinin gerekeceği, takip dosyasına ayrıca vekaletname sunulmamış olmasının, ihalenin feshi hakkındaki kararın dosyaya ibraz edilmiş olması karşısında artık borçlunun takipte vekille temsil edildiği gerçeğini ortadan kaldırmayacağı-
Muhataba, tebligatın öncelikle bilinen en son adresinde yapılması gerekeceği, bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya ilgilerin bildirimleri ya da mevcut belgelerin esas alınacağı-
Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğin kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılacağı-
Satış ilanı tebligatı birlikte aynı yerde çalışan memur imzasına tebliğ edildiği, yapılan tebliğ işleminde tebliğ memurunca belediye başkanının veya ondan sonraki yetkili kişinin belediyede olup olmadığının araştırılmadığı, bu haliyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu, satış ilanının Belediye Başkanlığınca ilan edilmiş olmasının satış ilanından haberdar olunduğu sonucunu doğurmayacağı-