Somut olayda muhatabın, adresten geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığı ve tevziat saatlerinden sonra tebligat adresine dönüp dönmeyeceği tespit edilmediği gibi, beyanı alınan komşunun isminin de belirlenmediği, bu hali ile tebliğ işleminin usulsüz olduğu- İİK. mad.  127 gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneğinin borçluya tebliğ edilmesi gerekeceği, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebi olacağı-
Tebliğ memurunun ilgilinin neden adreste bulunmadığını “tahkik etme” ve tevsike yönelik olarak yaptığı tahkikatın sonucunu tebliğ evrakına yazması ve ilgilisine imzalatması gerekeceği, ancak bu şekilde, yapılan işlemin usulüne uygun olup olmadığı hakim tarafından denetlenebileceği - İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneğinin borçluya tebliğ edilmesi gerektiği; borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş veya usulsüz tebliğ edilmiş olmasının başlı başına ihalenin feshi sebebi olacağı-
Satış ilanı tebliğ edilecek ilgililer satış kararının verildiği tarih itibariyle belirleneceğinden, bu tarihten sonra tapuya haciz koyduran haciz alacaklısına satış ilanının tebliğ edilmemiş olmasının ihalenin feshini gerektirmeyeceği-
Diğer ilgililere tebligat yapılmamış olmasının, şikayetçiye değil, tebligat yapılmayan ilgilisine şikayet hakkı vereceği- Satış ilanının tebliğ edilmesinin, kamu düzeninden olmadığından, şikayetçi tarafından ileri sürülmemesi halinde mahkemece re’sen nazara alınamayacağı- Satış ilanı tebliğ edilmesi için, şikayetçinin, satış karar tarihi itibari ile tapu sicilinde kayıtlı (ilgili) olmasının zorunlu olduğu-
Satış ilanının müflis şirket iflas idaresine tebliğ edilmemiş olmasının başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
İlgilinin o yerde geçici olarak bulunmadığı hususu dağıtıcı tarafından tespit ve tevsik edilmeden muhatap yerine tebligat almaya yetkili kişilere doğrudan yapılan tebligatın usulsüz olduğu-
Vekil ile takip edilen işlerde vekile tebligat zorunlu olduğundan, asile yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmamasının sonuca etkili olmadığı-
Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinin uygulanabilmesi için öncelikle bildirilen adrese tebligat çıkarılmasının, tebligat iade geldikten sonra Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre aynı adrese tebligat yapılmasının gerekeceği, bu nedenle şikayetçiye ticaret sicil adresine önceden çıkarılıp iade gelen tebligat olmadan Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapılmasının usulsüz olduğu- “İhalenin feshine” şeklinde hüküm kurulması gerekirken “ihalenin iptaline” şeklinde hüküm kurulmasının varılan hukuki sonuca etkisi bulunmadığından bu hususun düzeltme nedeni yapılmadığı-
Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebi olup, borçlu vekiline satış ilanının tebliğ edilmemesinin veya usulsüz tebliğ edilmesinin de aynı hukuki sonuçları doğuracağı-
Borçlunun kredi sözleşmelerinde ve ipoteğe ilişkin resmi senetlerde yer alan adreslerine çıkan icra emrinin bila tebliğ iade edilmesi üzerine, tebliğ tarihi itibari ile yürürlükte olan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca mernis adresine tebligat yapıldığı ancak bundan sonra satış ilanı dahil dosyada yapılan tüm tebligatların Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarıca yapıldığı görülmekte ise de; 10.03.2011 tarihinde yapılan icra emri tebliğ işleminde, evraka tebligatın TK'nun 21/2. maddesi uyarınca yapılacağına dair şerh yazılmadığından yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu-