Dosyada 4 adet davacı bulunduğu bilinerek, red sebebi ortak olan ve kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3. maddesi uyarınca tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken her bir davacı aleyhine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davalı doktor ile dava dışı doktorlar ve tıp merkezi sorumlusu hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı açılan ceza davasının derdest olduğu anlaşıldığından ceza davasının neticelenmesinin beklenerek, hukuk hakiminin ceza yargılamasında tespit olunup kesinleşen maddi vakıalarla bağlı olduğu da dikkate alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde, müvekkilin avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü olmadığı, haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebileceği-
Hatalı lazer uygulaması sonucu davacının sol kolunda yanıklar oluştuğu ve bedensel bütünlüğünün zedelendiği anlaşıldığından mahkemece; hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalınarak, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalının kusurlu eyleminin davacıda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesi, istek sahibinin toplumdaki yeri, kişiliği, hassasiyet derecesi göz önüne alınarak davacı yararına makul bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği-
Dosya içerisinde, anjiyografi işlemi öncesinde davacıya imzalatılan "bilgilendirme ve onay formu" bulunmakla ve bu formda böbrek işlevlerinde bozukluk olabileceği belirtilmekle birlikte, kişinin halihazırda ileri düzeyde böbrek rahatsızlığının olduğu, anjiyografi işleminin hayati öneme sahip olması nedeniyle yapılması gerektiği ve bu işlemden sonra kişinin diyalize ihtiyaç duyabileceği, buna rağmen hayatını kurtarmak adına bu işlemin yapılması gerektiği ve gerekliliği uyarısının yapıldığına ilişkin bilgi bulunmadığından, dosya kapsamından, anjiyografi işleminden önce de ileri düzeyde böbrek rahatsızlığı olduğu tespit olmuş davacının, anjiyografi işleminden önce yeteri kadar bilgilendirilip aydınlatıldığından söz edilemeyeceği, davalı hastanede davalı doktor tarafından yapılan işlemlerle ağır böbrek hasarına neden olunduğu iddiasına dayalı maddi manevi tazminat istemiyle açılan davada, mahkemece, tazminat taleplerinin anılan yön gözönünde bulundurularak, yeniden değerlendirilmesi gerektiği-
Davalıların ihmal ve kusurları nedeniyle yanlış teşhis ve tedavi uygulamaları sonucunda murislerinin ölümüne neden oldukları ileri sürülerek zararlarının karşılığı olarak manevi tazminat talebi içeren işbu davada, hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde bir araştırma ve inceleme yapılmadan ve aralarında 2 yaş fark bulunan murisin çocukları için birine 8.000 TL manevi tazminat hükmedildiği halde, diğeri için 4.000 TL.manevi tazminata karar verilmesinin uygun olmadığı-
Mahkemece maddi tazminat davası yönünden davalıların kusur durumlarına göre yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu oldukları dikkate alınmadan karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Doktorun operasyonunun hatalı olmasından dolayı tekrar tekrar ameliyat olunmak zorunda kalındığı ve kalıcı ize neden olunduğu iddiasına dayalı maddi-manevi tazminat istemine ilişkin davada, davalı doktorun işlemi basite alması, oluşabilecek riskleri gözardı ederek, gerekli tüm hazırlıkları yapmadan operasyona girişmesi nedeniyle operasyonun kötüye gittiği iddiasının aydınlatılmadığı anlaşıldığından rapor düzenlemeye ehil ve donanımlı bir Üniversiteden, aralarında dava konusu hususta uzman, akademik kariyere sahip 3 kişilik bilirkişi kurulundan, yapılan işlemlerin tıp bilimi açısından yeterliliği ve uygunluğu hususunda, davacı iddialarını aydınlatacak şekilde, davalılara atfı kabil bir kusur olup olmadığı hususunda, nedenlerini açıklayıcı, taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, davalıların kusurlu olup olmadığının belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Vekil konumunda olan doktorların bilim ve teknolojinin getirdiği bütün imkanları kullanmak suretiyle özen borcunu yerine getirmeleri gerektiği- Davaya konu husus, hakimin hukuk bilgisi dışında teknik bilgiyi gerektiren bir durum olduğuna göre, mahkemece davaya konu olayda rapor düzenlemeye ehil ve donanımlı bir Üniversiteden, aralarında dava konusu hususta uzman, akademik kariyere sahip 3 kişilik bilirkişi kurulundan, yapılan işlemin tıp bilimi açısından uygunluğu hususunda, davacı iddialarını aydınlatacak şekilde, davalılara atfı kabil bir kusur olup olmadığı hususunda, nedenlerini açıklayıcı, taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, davalıların kusurlu olup olmadığının belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği- Hukuk hakiminin, ceza hakminin beraat kararıyla bağlı olmadığı-
Davalı avukatın, davacı tarafından masrafın yatırılmadığını yasal delillerle ispat etmesi gerektiği- Davalı avukat, haczin düşmesine, takibin iptaline ve kambiyo senedinin zamanaşımına uğramasına sebebiyet vererek özen yükümlülüğünü ihlal ettiğinden, mahkemece davacının bu alacağının tahsil imkanının kalıp kalmadığı, bunun sonucunda da zararının oluşup oluşmadığı hususunda gerektiğinde uzman bir bilirkişiden rapor alınması gerektiği-