Hukuki işlemlerin geçerliliğinin tanzim edildikleri tarihteki şartlara göre belirlenmesi ve TMK'nın 194. maddesi uyarınca kiracı olmayan eşin yaptığı aile konutu bildiriminin geriye etkili sonuç doğurmayıp kişiyi ancak bildirim tarihinden itibaren sözleşmenin tarafı haline getirmesi ilkeleri gözetilerek; bu bildirimden önce kiracı eş tarafından tek başına verilen yazılı tahliye taahhütnamesinin hukuken geçerli olduğu ve sonradan yapılan bildirimin kazanılmış hakları ortadan kaldıracak şekilde bu taahhüdü geçersiz kılmayacağı-
Davacı malik olmayan eşin açık rızası ispat edilmediğinden, tapu iptal-tescil ve aile konutu şerhine yönelik davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar verilmemesi gerektiği-
Aile konutunun maliki olan eşin, aile konutundaki yaşantıyı güçlüğe sokacak biçimde, aile konutunun ipotek edilmesi gibi “tek başına” bir ayni hakla sınırlandıramayacağı, bu sınırlandırmanın ancak diğer eşin açık rızası alınarak yapılabileceği- Eşin "açık rızası alınmadan" yapılan işlemin "geçersiz olduğu", diğer eşin ipotek işlemlerinin yapılması esnasında hazır olduğu ve ipotekten habersiz olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesi ile ipoteğin kaldırılması istemine ilişkin davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu-
2. HD. 24.12.2024 T. E: 2023/3867, K: 10413
2. HD. 12.12.2024 T. E: 5640, K: 9919
2. HD. 05.12.2024 T. E: 5651, K: 9595
Aile konutu şerhi konulması işleminin tapu müdürlüklerine başvuru yoluyla yapılması zorunlu olduğu, bu başvurunun dava şartı olduğu, tapu müdürlüğüne başvurulmadan dava açılmasının usulden reddi gerektirdiği, başvurunun reddedildiği tarihten sonra işin esasının incelenmesi gerektiği gerektiği-
2. HD. 06.11.2024 T. E: 593, K: 8393
2. HD. 01.11.2024 T. E: 2023/9728, K: 8129
Aile konutu olan taşınmazın, hak sahibi olan eş tarafından üçüncü kişiye devri, davacının açık rızasını gerektirdiği- Mahkemece yapılan inceleme ve toplanan delillerden davacının satışa açık rızası alınmadığı gibi davalıların dava konusu taşınmazı gerçek değerinin çok altında aldıkları, devirler arasında kısa bir süre bulunduğu, satın alanların taşınmazın aile konutu olduğunu bildikleri, el ve iş birliği içinde hareket ettikleri anlaşıldığından tapu iptal tescil ve aile konutu şerhi konulması davasının kabulü gerektiği-
