2. HD. 04.11.2024 T. E: 895, K: 8225
2. HD. 04.11.2024 T. E: 2023/1999, K: 8236
Manevî tazminatın bölünmezliği ilkesi gereği ıslah ile artırılamaz ise de nafakaların ıslah ile artırılabileceği, yine maddî tazminatın ıslah ile istenebileceği, bu hale göre erkek yararına usuli kazanılmış hak oluşturan bir yön bulunmadığı da göz önüne alınarak yoksulluk nafakasının ve maddî tazminat miktarının ıslah beyanına göre değerlendirilmesi gerekirken dikkate almamasının doğru olmadığı- Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı-davalı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakasının az olduğu, mahkemece 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekeceği- Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminatın az olduğu-
2. HD. 01.11.2024 T. E: 2023/7591, K: 8151
2. HD. 01.11.2024 T. E: 136, K: 8155
2. HD. 01.11.2024 T. E: 4574, K: 8149
2. HD. 01.11.2024 T. E: 181, K: 8164
Boşanmaya sebebiyet veren olaylarda bir tarafın fiziksel şiddet uygulamasına karşılık diğer tarafın da eşine ve eşinin önceki evliliğinden olan çocuğuna yönelik hakaretlerde bulunması hâlinde tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi gerektiği, bu kusur belirlemesi karşısında Türk Medeni Kanunu'nun 174 üncü maddesi koşulları oluşmadığından eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilemeyeceği-
Boşanma ve velâyet yönünden kararın kesinleştirilmesini belirterek kusur belirlemesi, erkek yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerinin reddi, iştirak nafakası miktarı yönlerinden istinaf kanun yoluna başvurulduğu - Çocuklar yararına aylık 500,00'er TL iştirak nafakasına, müvekkili yararına 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, yasal faizi ile 150.000,00'er TL maddî-manevî tazminata hükmedilmesine karar verildiği-
Erkeğin kadına hakaret ettiği yönüyle kusurlu bulunduğu ancak dava dilekçesinde, dilekçeler aşamasında vakıa olarak dayanılmamakla kusur olmaktan çıkartılması gerektiği, erkeğe verilen diğer kusurun sabit olduğu, erkeğin ayrıca evlilik birliği içinde ve fiili ayrılık döneminde kadının ve çocuğun ihtiyaçlarını karşılamadığı yönüyle kusurlu bulunduğu-Kadının kusurunun ispatlanamadığı anlaşılmakla; kusura yönelik tarafların istinaf talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, kadın ve ortak çocuk için hüküm altına alınan tedbir nafakası ile ortak çocuk için hüküm altına alınan iştirak nafakasının az olduğu, tarafların gelirlerinin denk olduğu, bu kapsamda kadın yararına yoksulluk nafakası koşullarının oluşmadığı-Kadın yararına hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatın da az olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabul edildiği
