Takip dosyası kapsamından davalının malvarlığına ilişkin banka, trafik, tapu, SGK'ya yazılan müzekkere cevaplarına borçlunun malının bulunmadığı şeklinde cevap verildiği, sözleşme adresinde ve dilekçe adresindeki haciz tutanaklarından borçluya ait haczi kabil mal bulunmadığı anlaşıldığından özellikle haciz tutanağının İİK'nun 105.maddesi kapsamında geçici aciz belgesi niteliğinde olduğu kabul edilerek diğer dava koşulları yönünden dosyanın incelenmesi, ön koşulların varlığı halinde dava konusu tasarrufun İİK'nun 278, 279, 280.maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Tasarrufun iptali davasının 5 yıllık hak düşürücü sürede açılması gerektiği- İİK. mad. 277 vd. uyarınca açılan davalar ile BK'nun 18. maddesine gereğince açılmış muvazaa nedenine dayalı davalarda, iptali istenilen tasarrufun borcun doğumundan sonra gerçekleşmiş olması gerektiği-
Devam eden ilişki çerçevesinde borçluya açılan kredi limitinin arttırıldığı ve kredinin kullandırıldığı tarihlerin borcun doğduğu tarih olarak kabul edilemeyeceği, borcun genel kredi sözleşmelerini ilk olarak imzalandığı tarihte doğmuş sayılacağı, dava konusu olayda tasarruflar bu tarihten sonra yapıldığı için mahkemece iptal davasının diğer şartlarının oluşup oluşmadığı incelenerek sonucuna göre hükmün kurulması gerekeceği-
Borcun doğumundan sonra tarafların anlaşma suretiyle ilk oturumda boşanmalarına karar verilmiş olması ve borçlunun dava konusu mallarını eşine temlik etmesi, alacaklıdan mal kaçırmak kasdını açıkça gösterdiğinden, davanın kabulü ile yapılan tasarrufların alacak ve fer'ilerine yetecek miktarla sınırlı olarak iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece ............. tarihli kararı ile mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davanın tapu iptali ve tescil davasından ayrılmasına karar verildikten sonra dava konusu taşınmazın boşanma davasının tarafları dışında üçüncü bir kişi adına kayıtlı olduğu, malvarlığı haklarına ilişkin davalara bakmakla görevli mahkemenin genel yetkili mahkemeler olduğu gerekçesiyle aile mahkemesince dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerekeceği-
Tasarrufun iptali davalarında, hangi borçlu tasarrufunun iptali istenmiş ise dava koşulunun (aciz halinin) sadece o borçlu yönünden değerlendirilmesi gerekeceği- Aciz halinin varlığı sabit olan borçlu aleyhine açılan tasarrufun iptali davasının reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu-
Tasarrufun iptali davası kapsamında tedbir niteliğinde verilen ihtiyati haciz kararı ile haczedilmiş olan ve bu suretle icra dosyasında celbedilerek alacaklıya ödemesi yapılan para alacağı üzerindeki ihtiyati haciz kararı, yerel mahkemenin kararı ile verilen 'konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına' dair karar ile hükümsüz kalmış olduğundan, geçerliliği bulunmayan ihtiyati haciz kararına istinaden alacaklıya ödenmiş olan paranın iadesinin gerektiğine ilişkin icra müdürü kararında ve bu müdürlük kararı dayanak yapılarak alacaklı yana muhtıra gönderilmesine ilişkin icra müdürlüğü işleminde usul ve yasaya uymayan bir yönün olmadığı-
Tasarrufun iptali davalarında, karar kesinleşinceye kadar yargılama aşamasında aciz belgesi verilmesi halinde dava şartı yerine getirilmiş olacağı-
Kural olarak 3.kişiler, muvazaa nedeniyle hakları zarara uğratıldığı takdirde, tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebileceği, zira, danışıklı olan bir hukuki işlem ile 3.kişinin zarara uğratılması ona karşı bu işlenmiş bir haksız eylem niteliği taşıyacağı- HMK mad. 16 uyarınca haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu düzenlemesi karşısında, somut olayda, dava haksız fiil niteliğindeki muvazaa hukuksal nedenine dayalı olduğundan HMK mad. 16 ve 7/1 gereğince haksız fiilin işlendiği yer olan Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesince davaya bakılabileceği gibi davalılardan birinin yerleşim yeri Avcılar-Küçükçekmece olması nedeniyle Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesince de davaya bakılabileceği-
TBK'nun 19.maddesine göre muvazaa nedeniyle açılan iptal davalarında zamanaşımı söz konusu olmayacağı ve İİK'nın 277 vd.maddelerine göre açılan iptal davalarında aranılan aciz belgesinin muvazaaya dayanan iptal davalarında aranmayacağı, bu durumda mahkemece işin esasına girilerek tarafların delilleri toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
